1. sosyomat hesabınızla giriş yapın.
  2. üye ol
  3. parolamı unuttum
  4. giriş

vedat türkali ile ilgiliyim diyenler

toplam 46 kişi bulundu. 20 adedi gösteriliyor.


vedat türkali hakkında vedat türkali

~27 ahkam var. 1 2 önceki sayfa »

ahkam girebilmek için, üye olmalı veya giriş yapmalısınız.

    tanıdığım en sapık adam... her romanında kendisini bi çıtıra aşık etmiyomu hasta oluyorum.. ama iyi yazıyor hissettiriyor merdiwenleri çıkarken nefesinin daraldığını...

    ganjAgoblin   19 Ağustos 2008 11:13   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    ''Güven'' daha 1.ciltteyim bitirmeye çalışıyorumm güzel kitap..

    sophiaa   20 Temmuz 2008 16:32   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    oğuz atay dan sonraki en sağlam yazardır bana göre güven ,bir gün tek başına ve mavi karanlık gibi şahane eserleri vardır okunmalı es geçmemeli ..

    toy s aras   24 Şubat 2008 12:34   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    €rkek bir kişiliğin kadın duygularını bu kadar derinlemesine ve gerçekçi işlemesi beni çok şaşırtmış ve yazarkişiliğine saygı duymamı sağlamıştı. Basım aşamasındaki son oyunu "Şeytanın Kaşık Oyunları" nı büyük bir merakla bekliyorum.

    guley   24 Şubat 2008 12:31   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    güven

    rokko   11 Şubat 2008 22:32   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    BİR GÜN TEK BAŞINA üstünden yıllar gecsede etkisinden kurtulamıyacagım kitap.
    şimdi sırada GÜVEN var tabikide.

    it jazzi   11 Şubat 2008 22:30   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    Salkım salkım tan yelleri estiğinde
    Mavi patiskaları yırtan gemilerinle
    Uzaktan seni düşünürüm İstanbul
    Binbir direkli Halicinde akşam
    Adalarında bahar
    Süleymaniyende güneş
    Hey sen güzelsin kavgamızın şehri

    Ercestbeau   19 Ekim 2007 03:26   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    bir gün tek başına

    fenn   19 Ekim 2007 02:40   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    bir gün tek başına ve güven şimdiye kadar okuduğum en güzel romanlardı

    cerevs   14 Ekim 2007 14:08   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    birgünb tek başıanyı okumak yaptığım en iyi işlerden biriymiş 2 gün boyunca her saniye kitabı düşündüm kiatp bitti evde duramadım sokağa cıktım yürüdüm yürüdüm yağmur başladı tanrı yağmurdaymış bi kere daha tecrübe etmiş olduk

    cas   08 Eylül 2007 14:34   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    güven

    erdemm   20 Ağustos 2007 13:14   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    Vedat Türkali, “Bir Gün Tek Başına” romanıyla, bu alanda ilk akla gelen isimlerden bir tanesi. Asıl adı, Abdülkadir Pirhasan’dı. İÜ Edebiyat Fakültesini bitirip Kuleli Askeri Lisesi’nde edebiyat öğretmenliği yaparken, 1958 yılında, Türk Ceza yasasının ünlü 141. Maddesinden yargılandı ve 9 yıl hapse mahkum oldu. Bu tarihten başlayarak, onu sinema alanındaki çalışmaları ile tanıdık. Senaryo yazarlığı ve film yönetmenliği yapan Türkali’nin “Karanlıkta Uyananlar”, “Bedrana” ve “Kara Çarşaflı Gelin” senaryolarına dayalı filmler, gösterildiği dönemlerde büyük beğeni toplamıştı.

    İlk romanı olan “Bir Gün Tek Başına”, Milliyet yayınları 1974 roman ödülünü kazandıktan sonra yayınlandı ve 1975 Orhan Kemal Roman Armağanı’nı da kazandı. Aslında ödüllerin pek de önemi yok. Önemli olan, Türk siyasi tarihinin dönüm noktalarından birini, 27 Mayıs’ı yaratan koşulları edebi dilde ifade etmekte gerçekten başarılı olmasıdır. Konu olarak yaşanmış bir tarihsel dönemi seçen edebi metinleri incelerken, zorunlu olarak anlatının gerçeklikle olan ilişkisini sorgulamak durumundayız. Ancak 650 sayfalık kitabı, bu kısa tanıtımda yeterince değerlendirmek pek mümkün görünmüyor, bu nedenle çok temel öğelerini işaret etmekle yetineceğim.

    “Bir Gün Tek Başına”, 27 Mayıs’ın sivillere ilişkin öyküsünü anlatıyor; bir yandan devrimci öğrenciler, bir yandan küçük burjuva kesimden insan tipleri çıkıyor karşımıza. O dönemde yazar ve eleştirmenler arasında, küçük burjuva olan Kenan’ın olumlu bir tip mi, yoksa bu toplumun başbelası mı olduğuna ilişkin tartışmayı belki hatırlıyanlar çıkar. Yazar, bu tiplemeyi olumsuz olarak yaptığını söylemişti. Ortaya çıkan çelişkinin, konuyla ilgilenen eleştirmenlerin Kenan’a olan sınıfsal yakınlığından mı, yoksa Vedat Türkali’nin kullandığı bilinç akışı tekniğinin güç anlaşılırlığından mı olduğu da yine ayrı bir belirsizlik. Elbette, solcu okuyucuların sempati duyacağı üniversite öğrencisi Günseli ile yaşadığı aşk, Kenan’ı da bir miktar sempatik yapıyor, ama yazarın, onun özelinde, toplumsal olaylar karşısında edilgin, ürkek, sinik küçük burjuva aydına yönelttiği eleştiri çok açık. Atilla İlhan, aynı tarihsel döneme bakarken, -sanki olayların gelişiminde söz sahibiymişler gibi- sosyalistlere büyük eleştiriler getirmişti. Oysa 27 Mayıs, sol hareketlerin örgütsüz olduğu, olayların gelişiminde etkileri olmadıkları, yönetici sınıfın kendi iç çelişkilerinden doğan bir toplumsal devinimdi. Vedat Türkali bu gerçeklikleri yakalayıp yansıtmanın çok iyi üstesinden gelmiş.

    Bu nesnel gerçeklik ilişkisinden, estetik olana geçersek, yine güzel bir metin çıkar karşımıza. Anlatılanların sahiciliğinden kuşku duymaz okuyucu. Yazar, tiplerini neredeyse serbest bırakmıştır roman içinde, koşullarla birlikte değişirler, kimi olumlu kimi de olumsuz olarak... Aşk da sahicisindendir. Karısı ve genç üniversiteli kız arasında kalan Kenan’ın iç sıkıntılarının iç monologlar ve bilinç akışı ile aktarıldığı bölümlerde, bir insanın yaşadığı ikileme empati yapmakta hiç de zorlanmazsınız. 27 Mayıs’tan bir gün önce, küçük burjuva Kenan’ın mezarı başındaki son, simgesel bir anlam kazanır. Sinema dilini çok iyi bilen yazarın, görsel olandan dilsele, oradan yeniden görsele ulaşılmasını sağlayan zengin anlatımıyla, bu uzun roman sürükleyici bir öykü barındırıyor.

    Son bir ekleme yapmak istiyorum; Türkali’nin 1983 yılında yayınlanan ikinci romanı “Mavi Karanlık”, yine siyasi tarihi, hem de 12 Eylül’ü ele alışı nedeni ile, özellikle sol kesimden okuyucu tarafından –abartmıyorum- coşkuyla karşılandı. Ancak, bütün okuduğum romanlar arasındaki en büyük hayal kırıklığını bu kitap yaşattı bana. Öyle ki, 1986’da yayınlanan “Yeşilçam Dedikleri”ni elime almaya cesaret bile edemedim. Ama, okumadıysanız eğer, “Bir Gün Tek Başına”yı mutlaka okuyun diyorum.
    A. Ömer Türkeş

    Bir Gün Tek Başına (roman, 1974)
    Eski Şiirler, Yeni Türküler (şiirler, 1979)
    Üç Film Birden (senaryolar, 1979)
    Mavi Karanlık (roman, 1983)
    Eski Filmler (senaryolar, 1984)
    Bu Gemi Nereye (yazılar, anılar, 1985)
    Dallar Yeşil Olmalı (oyun, 1985)
    Tek Kişilik Ölüm (roman, 1989)
    Özgürlük İçin Kürt Yazıları (1996)
    Güven (roman, 1999)
    Komünist (anı, 2001)
    Yeşilçam Dedikleri Türkiye (roman, 2001)
    Bu Ölü Kalkacak (oyun, 2002)
    Dallar Yeşil Olmalı (oyun, 2002)
    Kayıp Romanlar (roman, 2004)

    perseus1978   20 Ağustos 2007 13:12   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    mavi karanlık

    streetprincess   12 Haziran 2007 01:00   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    bir gün tek başına....
    muhteşem bir romandır...

    varestenaas   12 Haziran 2007 00:47   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    tek kişilik ölüm mükemmel bir kitap herkese tavsiye derim...

    18 till i die   07 Şubat 2007 14:23   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    birgün tek başına,güven,kayıp romanlar onun ustalığını anlatmak için yeterlidir sanırım. olayları bu kadar akıcı anlattırken birde siyaset dersi verir ki tadından yenmez romanları..yazsın hep yazsın hep yaşasın o...

    gyulickimi   30 Ocak 2007 19:25   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    mavi karanlıkta ağlamıştım ben ya.yeşilçam dedikleri türkiye de çok iyidir.

    fenanur   30 Ocak 2007 19:25   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    bir gün tek başına
    güven
    mavi karanlık
    hepsine bayıldım ama bir gün tek başına nın son sayfasını da okuduktan sonra olduğum yerde bi saat kadar dona kaldım ve titremeye başladım nasıl böyle bi kitap yazılabilir tanrım sen bi ilahsın abdülkadir pirhasan.

    leprecaun   18 Aralık 2006 17:50   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    güven romanında bir döneme ustalıkla projektör tutmuş olan türk yazdır kendileri..kitaplarında akıcı konu yanında köküne kadar siyaset vardır..yazım tarzı ilk başta insanı biraz kekeletiyor olsada okudukca alışkanlık yapıyor ve bi yerden sonra bakıyorsunuzki okuduğunuz diğer kitaplardada o tarzı arıyor olmuşsunuz..

    re maj   16 Aralık 2006 04:17   aferim     (1 puan)  |   Yk 

    Bu arada mariposa sinema öğrencisi olan sensin bu nedenle işin pirine ukalalık yapmak istemem ama "Karanlıkta Uyuyanlar" değil "Karanlıkta Uyananlar " olması gerekiyordu diye anımsıyorum filmin adını.Tabi yanılıyorda olabilirim ama bu filmi çok aradığım için ismi hafızama kazındı :)

    Abatros   23 Kasım 2006 19:11   aferim     (0 puan)  |   Yk 

ahkam girebilmek için, üye olmalı veya giriş yapmalısınız.
 
etiketler; üzerimize yapıştırabildiğimiz, bizi tanımlayan ve/ya ilgili olduğumuz konuları gösteren terimlerdir.

bu etiket ile görülen ilk kişi(?) :Paga

Etiket-radyoaktif-ghost bu etiketin kural dışı olduğunu düşünüyorsanız, yandaki ikona tıklayıp rapor edebilirsiniz.