toplam 50 kişi bulundu. 20 adedi gösteriliyor.
| tuttum | yollar |
| tuttum | cileklimilkshake |
| tuttum | infinite carnage |
| tuttum | donerkoltuk |
| tuttum | Vasvela |
| tuttum | melankolik72 |
| tuttum | yedi uyurlar |
| tuttum | anema |
| tuttum | yaguara |
| tuttum | cakalfatih |
| tuttum | cinkiz |
| tuttum | redlabel16 |
| tuttum | latas |
| tuttum | yerlilerin kahvesi |
| tuttum | kolpettin efendi |
| tuttum | kardeniz |
| tuttum | edaelf |
| tuttum | credo quia absurdum |
| tuttum | panteon1 |
| tuttum | rock boogie |
~87 ahkam var. 1 2 3 ... 5 önceki sayfa »
canım kardeşlerim burda sallamasyonlarınızı bırakın lütfen hepiniz bu askerliği yapıcaksınız ve nasıl bişey oldugunu görüceksiniz. ben yaptım bitirdim dogrusuyla yanlışıyla. dünyanın kac bucak oldugunu orda karıs karıs gösteriyolar adama :D:D
Barış İçin Vicdani Ret Buluşması'nda 29 yeni retçi
“SAVAŞ İSTEMİYORSAN, GİTME”
Barış İçin Vicdani Ret Platformu, 15 Mayıs Dünya Vicdani Retçiler Günü’nde Tüm Türkiye’den gelen katılımcılarla “Askere GitME!” çağrısı yaptı.
bana mantıksız gelen hadise. sen asker olma o asker olmasın diyorsunda yarın öbür gün tepene binmek için yurtiçinde dışında ne kadar silahlı güç var söylemiyorsun. sen gittin gördün mü doğuyu bir evde kaç silah çıkıyor ?
bir de bu direniş çok havada kalır. neden derseniz askerliğini yapmayanı adam gibi bir mevkiye koymazlar. öyle oluncada 20 yaş civarlarındaki insanların sözü geçmez. çok kandırmaca şeyler bunlar.
haa siz belki ondan bundan yapıyorsunuzda, çürük olmayıp alana, alabilene ayrıca gıcığım.
askerlik kötü değildir, askerlik kötü dedikçe kötüleşir. yaptım ordan biliyorum.
15 Mayıs'da sokaklardayız!..
Her yıl olduğu gibi bu yıl da antimilitaristler, savaş karşıtları, vicdani redciler ve dostları 15 Mayıs'da sokaklarda olacaklar... "Reddet, Diren, Hayır De! Askere Gitme!" "Öldürmiycez, ölmiycez, kimsenin askeri olmıycaz" diyecekler...
15 Mayıs Dünya Vicdani Redciler Günü İstanbul'da 16 Mayıs Cumartesi Günü saat14:00'da, Harbiye Ordu Evi önünde bir basın açıklaması yapılarak kutlanacak.
Kıbrıs'ta da 15 Mayıs Dünya Vicdani Redciler Günü kutlaması yapılacak.
Güzel gelişmeler oluyor arkadaşlar.Bakalım günler doğmadan daha neler doğacak.
“Zorunlu askerlik despotluktur” diyen vicdani retçi Ahmet Karayay’a açılan davada beraat çıktı: Kararyay’ın sözleri düşünce özgürlüğü kapsamında
Zorunlu askerliğe karşı çıkan vicdani retçilere yargıdan sevindirici haber geldi. Ankara 1. Sulh Mahkemesi, vicdani retçi olduğunu açıklayan ve “Askerlik yapmak vatan borcu olamaz. Zorunlu askerlik despotluktur” diyen Ahmet Karayay hakkında açılan davada beraat kararı verdi. Mahkeme, Karayay’ın açıklamalarını düşünceyi ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirdi.
10 Ekim 2008’de Ankara’da basın açıklaması yapan Ahmet Kararyay, vicdani retçi olduğunu açıklamıştı. Karayay şöyle konuşmuştu: “...Türkiye’de doğmuş bir erkeğin sadece Türkiye’de dünyaya geldi diye askerlik yapmak gibi bir vatan borcu olamaz. Hiçbir kurum veya kuruluşun özgür bir insanın hayatının belli veya belirsiz bir bölümünün tutsaklık altına almaya hakkı yoktur. Hiç kimse özgür bir insana herhangi bir şeyi zorla yaptıramaz, bu despotluktur. Maalesef ülkemizde birçok genç insan askerlik adı altında daha hayatlarının baharında ölüp gitmişlerdir. Bu ölen insanların hakkını kim nasıl ödeyebilir, kimse kimsenin hayatı hakkında karar mercii değildir. Kimi insanların tamamen barış, yanlısı sebeplerle askerlik yapmamak istememelerine de saygı duyulmalıdır.”
Savcılık harekete geçti
Ankara Başsavcılığı, bu açıklamanın ardından Karayay hakkında TCK’nın 318. maddesindeki “halkı, askerlik hizmetinden soğutacak etkinlikte teşvik veya telkinde bulunmak ve propaganda yapmak” suçlamasıyla 6 aydan 2 yıla kadar hapis istemiyle dava açtı. Savcılık, ayrıca Karayay’ın belli haklardan da yoksun bırakılmasını talep edip, suç basın yoluyla işlendiği için de cezanın yarı oranında artırılmasını istedi.
Ankara 1. Sulh Ceza Mahkemesi’nde açılan dava yargılanan Karayay, sözlerinin düşünce özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Mahkeme, Karayay’ın savunmasının ardından davayı beraat kararıyla bitirdi. Demokrasi ve özgürlüğü vurgu yapılan kararın gerekçesinde şöyle dendi: “Sanığın suç kastı ile hareket ettiği tespit edilemediği, dava konusu açıklamaların kendisinin askerlikle ilgili kişisel görüşlerini kapsadığı, askerlik aleyhine ve halkı askerlikten soğutma amacına yönelik herhangi bir telkin ibaresinin bulunmadığı sanığın görüşlerinin düşünce ve hürriyeti kapsamında kaldığı, tüm bunlara göre de suçun yasal unsurlarının oluşmadığı...”
Taraf Gazetesi,09.04.09
Merhaba,
27 Eylül Cumartesi akşamüzeri saat 7de, Sultanahmette Simavna
Kadısıoğlu Şeyh Bedreddinin mezarı önünde yaklaşık 30 kişinin
karşısında hepiniz çok sağolun güzel dostlarım hiçbir koşulda
askere gitmeyeceğimi ifade ettiğim bir metni okudum ve metnin bir
kopyasını bir demet çiçekle beraber Bedreddinin mezarına bıraktım.
Bedreddinin, dostlarımın ve gecenin huzurunda vicdanımın reddini
dile getirdim. Şimdi bu beyanı sizlerle de paylaşıyorum. Basını
çağırmadım, kitle medyası da saikleri ve işleyiş biçimiyle
reddettiğim militarizmin ve yalanın bir parçası çünkü. Hep kendi
medyamızın, haberleşme ağlarımızın, yer altı gazetelerimizin,
fanzinlerimizin, korsan radyolarımızın, bloglarımızın ve yeryüzünün
en sıkı çalışan habercisi fısıltının cazibesine ve gücüne inandım.
Ekte vicdani ret beyanım var; yakında açıklamanın fotoğraf ve
videolarını dolaşıma sokacağım. Siz de sözümü çevrenizde yayarsanız
sevinirim. Teşekkür ederim!
Hak ve Anarşi Aşkına! Selam üzerinize olsun! Yeryüzü Cennet Olsun!
Mayıs
MUCİZELER KUŞU
(Vicdani Ret Beyanımdır)
Bismillahirrahmanirrahim
Kara ve kızıl kanatlarıyla bir tepeden bir vadiye
ve sonra bir vadiden bir tepeye uçan,
özgürlüğe imanlı bir kuştur anarşi dediğim benim
Ve Hakk bildiğim
Bir düşmüş bir kuş olduğunu gören
Âdemoğlu kuşun kanadında bir tüy
Kuş kanat çırpmış
Tüy dârıdünyaya düşmüş
Dünya, dönüp duran,
Yıldızlı bir örtü altında yanan
bir sır gibi gizlediğimiz
yaralarımızdan sızan gece ve kan.
Dünya, nice zulmet, nice yalan.
Ve yine dünyadır işte
bu cennet bu cehennem
ayan beyan.
Sen ben yer gök seyyârat
İçlerinde inci mercan deryalar
Meyveler, salkımlar, envai çeşit mahlûkat
tecellisidir hep Onun
O öyle büyük öyle muazzam
perdesi gene kendidir
görmek istersen
dön de bir kendine bak
Senden içeri bir sen
Benden içeri bir ben
Haşhaş sanmayasın sakın Hakkın esrârıdır
Kalpsiz kalıp zulmete gömülmüş bir dünyada vicdan,
bir ötmeye başladı mı susmak bilmeyen
bir kuşun avazıdır,
kaskatı kesilmiş taştan kalpleri deler geçer
ve öyle taşlar vardır ki içlerinde nehirler kaynar
öyle taşlar ki çatladı mı sular çağlar.
Öyleyse ötsün artık mucizeler kuşu siz de duyun:
Malik-ül Mülkü hiçe sayarak dünyayı kuşatan hiçbir orduda
elime silah almayacağım.
Saçlarımda çiçekler olacak, kulağımda küpeler, parmağımda
yüzükler;
içimdeki yaban çocuğun güzelliğine leke süren
aşağılayıcı rütbeler takmayacağım omzuma
uygun adım yürümeyeceğim
ayaklarım talim edecek gerçeğe giden tüm dolambaçlı yolları
ve Hünkârım, Beyim, Paşam
yorma hiç o güzel ağzını emretmek için bana
Hak sözünden gayrı bir buyruğa tabi olmayacağım bundan sonra.
İnan Mayıs Aru
Artaut'a
+ trilyarmilyon yüz milyüz katrilyar...
ehem, şaşırdım yani, o derece katılıyorum vicdani red konusuna. ki adam şahane açıklamış.
Vicdani redde karşıysak, çocuklarımızı o korumasız karakollarda ölüme göndermeye karşı değiliz demektir. Vicdani redde karşı isek ölüme inanıyoruz demektir. Ama zaten Türk toplumunun sorunu da bu değil mi, ölüme yaşamdan daha fazla inanmak.
güzel bence:)vicdanı reddetmemek
not:askerligimi yaptım:)
Vicdani ret ne kadar insancıl, ne kadar pembe dünyalardan fırlamış bir talep değil mi? İnsanlık tarihini düşününce; toprak için aş için yapılmış savaşlarda ölen milyonlarca insanın hayatını değersizleştiren yaşadıkları çağmış demek ki... Yaşadıkları çağın oğlancı düşünürlerinin aklına gelmemiş "vicdani ret" gibi muhteşem bir fikir.
Vicdani olarak red etmeyenler
"vicdan" larını red edip yoksaydıklarının farkında değiller midir acaba?
her ne koşulda olursa olsun şahsi olarak tanımadığın aranda hç bir husumetin bulunmadığı ve pek çok karışık tesadüfüde işin içine katarsak ;
"Belki bir gün ayağın takılıp düştüğünde senin elinden tutup kaldırmış olan" ya da
"mahallendeki çok sevdiğn teyzenin iki göbek öteden bir akrabası hısımı tanıdığını öldürmek"
açıklıyıcı olsun diye söylüyorum hangi şart altında olursa olsun "Vicdanımı red etmiyorum"
"VİCDANİ RED" istiyorum
savunma kisvesi altında öğretilen savaş ''sanat''larını ve insan öldürme tekniklerini reddetmek her ne kadar bireyin inisiyatifine bırakılması gerekiliyorsada türkiye gibi her türk'ün asker doğduğu sanılan ve daha çok devlet daha az birey ilkesinin işlediği yerlerde mümkün olmamaktadır..her şey e olduğu gibi bu duruma da direnmek lazımdır.
BİZ ERKEK DEĞİLİZ!
Yaşamakta olduğumuz birçok olay, üçüncü sayfa ülkesindeymişiz hissi uyandırıyor.
Pippa Bacca’nın korkunç ölümü ikiyüzlülüğümüzle yüzleşme fırsatı verebilir belki. Kadınlara yönelik baskılar ve saldırıların sıklıkla yaşandığı bir ülkedeyiz. Pippa T.C. devleti vatandaşı olsaydı, büyük ihtimalle, üçüncü sayfa haberi olarak kalacaktı bu olay. ‘Ele güne rezil olduk’ kaygısıyla verilen demeçlerin, yapılan haberlerin her tarafında ikiyüzlülük akıyor.
Bu ülkede kadınlar yoğun bir şekilde şiddete ve saldırıya maruz kalıyor, öldürülüyor ve buna birçok kisve bulunuyor.
Biz bu kisveleri reddeden erkekler olarak, tepkimizi göstermek için bir yürüyüş/gösteri yapacağız.
‘Tecavüz etmek erkeklikse BİZ ERKEK DEĞİLİZ!’
‘Namus bekçiliği yapmak erkeklikse BİZ ERKEK DEĞİLİZ!’
‘Öldürmek erkeklikse BİZ ERKEK DEĞİLİZ!’
‘Homofobik olmak erkeklikse BİZ ERKEK DEĞİLİZ!’
diyeceğiz ve kara duvaklar takıp yürüyeceğiz. Yanlız değiliz; kadınlar da bizimle olacak.
Üçüncü sayfa ülkesinde yaşamak istemiyoruz!
KARA DUVAKLI ERKEKLER.
Buluşma yeri: Galatasay Lisesi ile Yapı Kredi Bankası arasındaki heykelin önü
Zaman: 19 Nisan Cumartesi
Saat : 17.45
Ezmeyi, ezilmeyi;
Emir vermeyi, emir almayı;
Öldürmeyi, öldürülmeyi;
Savaşı, askerliği, şiddeti yaşamımızın her alanına nakşeden, MEŞRU kılan militarist anlayışı;
Reddediyorum.”
türkiye'de yapılması durumunda fena halde göte girecek olaydır. şimdi efendim ben "vicdanen askerlik yapmayı reddediyorum" diyorsanız sizi askeri mahkemeye sevkediyorlar. sonra 2 sene filan hapis yatıyorsunuz, 2 sene dolunca tekrar soruyorlar askerlik yapacak mısın diye. yine reddederseniz yine hapis cezası ve bir ton sopa yiyorsunuz, bu böyle sürüp gidiyor. benim anlamadığım reddettiğinizde yine reddedemediğinize göre ret bunun neresinde? madem ömür boyu böyle rezil yaşayacak reddeden, askerlik yapıp kurtulsa daha mantıklı bir iş yapmış olur. yani devlet erkanımız der ki: "ya seve seve, ya ..." insan hakkı filan diyorsan da bir ara bakarız o işe sen öldükten sonra."
Vicdani Retçi İsmail Saygı tutuklandı...
15 Mart'ta gözaltına alınıp, tutuklanarak Maltepe Askeri Cezaevi'ne hapsedilen vicdani retçi İsmail Saygı, dün(27 Mart) Sarıkamış Askeri Mahkemesi tarafından firar suçundan tutuklanarak Sarıkamış Askeri Cezaevi'ne kondu. Duruşmada Kars Barosuna bağlı bir avukat da hazır bulundu.
İnsan Halkları Derneği İstanbul Şubesi ve Vicdani Retçi İsmail Saygı ile Dayanışma İnisiyatifi; bugün (27 Mart), saat 13.00'de, Galatasaray Meydanı'nda birer açıklama yaptılar. İHD, Saygı'ya destek mektubu yolladı.(Açıklama aşağıda)
Almanya, Hessen DFG-VK (Hessen Alman Savaş Karşıtı Örgütü), İsmail ile dayanışmalarını gösterdiler. (Fotoğraflar aşağıda)
WRI, bütün üyelerini İsmail ile dayanışmaya çağırdı...(İng.)
Yarın Saraybosna'daki eylemin en önemli gündemi İsmail olacak..(Sırpça)
İsmail Saygı'yla Dayanışma Fonu'na katkıda bulunmak istiyorsanız ismailsaygiyaozgurluk@gmail.com'a bir email atın!
**
ACİL...ACİL...Vicdani Retçi İsmail Saygı'ya 'asker dayağı'...
15 Mart'ta gözaltına alınıp, tutuklanarak Maltepe Askeri Cezaevi'ne hapsedilen vicdani retçi İsmail Saygı, Kars'a gönderilmek üzere dün (26 Mart) otobüsle Ankara'ya sevk edildi. Ancak Ankara'da telefonla görüştüğü ablasına, kendisine Maltepe Askeri Cezaevi'nde dayak atıldığını anlattı.
Saygı, bu sabah (27 Mart) uçakla Kars-Sarıkamış'a götürülüp Askeri Mahkeme'de yargılanacak.
**
ACİL...ACİL...Vicdani Retçi İsmail Saygı Kars'a sevkedildi...
15 Mart'ta gözaltına alınıp, çıkarıldığı askeri mahkemede tutuklanarak Maltepe Askeri Cezaevi'ne hapsedilen vicdani retçi İsmail Saygı, bu sabah(26 Mart) otobüsle Ankara'ya, oradan da uçakla Kars'a sevkedildi.
Saygı'nın Sarıkamış Askeri Mahkemesi'nde yargılanması bekleniyor.
http://savaskarsitlari.org/arsiv.asp?ArsivTipID=8&ArsivAnaID=44352