altımda yazan arkadaşı(hamilikart)tebrik ediyorum güzel yazmış..
ben de bi kaç bi şey ekliyicek olursam eğer, virtüöz denilince genelde keman, piyano ve vurmalı çalgılardan bahsedilir ki sebepsiz de değildir. Çünkü bu enstrumanların gelişim süreci daha eskilere dayanır ve müzikteki yerleri diğer enstrumanlara göre (en azından yeni çağa kadar) daha fazladır.
Keman melodik ifadesi en yüksek enstrumanların başında gelir, piyano en geniş oktava sahip ve aynı anda en fazla ses çıkarabilen enstrumandır, vurmalı çalgılar için bişey sölemeye gerek yok zaten ritm müziği oluşturan 3 unsurun en başında gelir..
Benim çaldığım enstruman yani gitar da bi çok enstruman gibi haala gelişim sürecinde ve haala birileri çıkıp yeni bir teknikle çalarak insanları şaşırtabiliyor, ama bi çok gitaristin gerçek manasıyla virtüöz olmadığını söyleyebiliriz çünkü gitarın sınırları günümüzdeki gitaristlerin sınırlarının çok üzerinde ve bunu aşmak için zamana ihtiyaç var..
Lakin bişeyi daha açıklığa kavuşturmak istiyorum, bilimle-ilimle ilgilenip hayat standartlarını yukarı çıkartmak bilimadamlarının,kaşiflerin,mucitlerin işidir, hayatta kalmak için bilimadamı olmaya gerek yok. Aynı şekilde enstrumanın sınırlarını bulmak, enstruman hakkında bilinmeyenleri ortaya çıkarmak da virtüözlerin işidir, müzik yapabilmek için virtüöz olmaya gerek yoktur!!
Bilal Karaman.
Daha ciddi müzik çevrelerinde aşağıdan yukarıya doğru şu sınıflandırma kullanılır:
çalıcı ya da player : Her müzik aleti çalan kişi bu sınıfa girer. Islık çalan bile hatta...
icracı ya da performer : Teknik yeterlilik sahibi çalıcılar icracı olarak adlandırılır. Mesela pek çok müzisyenle birlikte piyano çalabilen çünkü -alıntı yapıyorum- 'teknik yetkinliği bulunan' şu japon robotu da virtüöz değil icracıdır.
yorumcu ya da interpreter : Yorum yapabilme, ya da diğer bir deyişle çaldıkları eserleri dönüştürebilme yeteneğine sahip insanlara verilen sıfattır. Virtüöz diyerek haksız yere onurlandırılan pek çok müzisyen bu sınıfa dahildir.
virtüöz ya da virtuoso : Yorum yapabilme yeteneğine diğer tüm yorumcular arasında kendine bir niş açabilecek kadar sahip bir avuç kişiye verilen payedir. Bu virtüözlerden bir kısmi da tarihi de aşarak büyük usta olarak da anılabilir.
yani demem o ki her yorumcu virtüöz, her icracı yorumcu, her çalıcı da icracı değildir. Örnek olarak piyano müziği ve piyanistler için konuşmak gerekirse, ancak çok az sayıda virtüöz var demek yanlış olmaz. Franz Liszt (hem romantik devrin en önemli bestecilerindendir hem de dinleyicilerin ilahlaştırdığı bir piyanist), Ferruccio Busoni, Artur Rubinstein, Sviatoslav Richter, Vladimir Horowitz, Sergei Rachmaninov (evet post-romantik devir bestecisidir kendisi ama ondan da önce piyanisttir), Glenn Gould, Alfred Brendel, Van Cliburn, Maurizio Pollini, Martha Argerich, ve Türkiye'den de sadece İdil Biret aklıma gelenler.
Yanisi o ki lütfen virtüöz payesini ona buna çikolata dağıtır gibi dağıtmayalım diyorum. İlk ahkamımda bahsettiğim gibi itina ile kullanalım bu güzide payeyi.