toplam 3 kişi bulundu. 3 adedi gösteriliyor.
~4 ahkam var.
ingilizcesi ticaridir oricinali leziz...
pienso que un sueno parecido no volvera mas
y me pintaba las manos y la cara de azul
y me improviso el viento rapido me llevo
y me hizo a volar en el cielo infinito
volare, oh oh
cantare, oh oh oh oh
nel blu dipinto di blu
felice di stare lassu
y volando, volando feliz
yo me encuentro mas alto
mas alto que el sol
y mienstras que el mundo
se aleja despacio de mi
una musica dulce
se ha tocada solo para mi
volare, oh oh
cantare, oh oh oh oh
nel blu dipinto di blu
felice di stare lassu
pienso que un sueno parecido no volvera mas
y me pintaba las manos y la cara de azul
y me improviso el viento rapido me llevo
y me hizo a volar en el cielo infinito
volare, oh oh
cantare, oh oh oh oh
nel blu dipinto di blu
felice di stare lassu
volare, oh oh
cantare, oh oh oh oh
nel blu dipinto di blu
felice di stare lassu
pienso que un sueno parecido no volvera mas
y me pintaba las manos y la cara de azul
y me improviso el viento rapido me llevo
y me hizo a volar en el cielo infinito
volare, oh oh
cantare, oh oh oh oh
nel blu dipinto di blu
felice di stare lassu
volare, oh oh
cantare, oh oh oh oh
nel blu dipinto di blu
felice di stare lassu
ah allahim bu "volare"...cocuklugumdaki aci bir anidir benim icin, ne dean martin bilirdim o zamanlar, ne de sarkida ne anlatildigini anlardim. benim icin bir gozyasi seli, aglama krizidir volare, senelerce agladim bu volare yuzunden...
6-7 yaslarindayim, bircogumuz gibi yarim yamalak hatirliyorum o zamanlari. ama birkac sey var o zamandan hafizama kazinmis, bu volare iskencesi de bunlardan biri.
sagolsun benden sekiz yas buyuk abimle iliskim yas farkindan oturu ortak arkadasimiz olmasina imkan vermedi hicbir zaman. onlar akranlari ile mac yaparken ben hep kendi arkadaslarimla daha kucuk bir alanda daha kucuk maclar yapiyordum. onlar apartman girisindeki merdivenlerde satranc oynarken ben yeni palazlanmis atari salonunda aliyordum solugu, commando* oynuyordum. atari salonu deyince akliniza alti butonlu modern tumlesik street fighter makinalari gelmesin. bunlar bildiginiz commodore 64'un bir hazne icerisine kapatilmis karsisina da 62 ekran televizyon konmus, ilkel yontemlerle bir jeton sistemi monte edilmis aletler idi. fazla harcligim olmazdi benim. iki uc jeton alirdim en fazla, oynar, geri donerdim evime, tam o esnada rok yapan abimin yanindan merdivenleri cikarken hafif aglamakli olurdum. pis pis gulen, satranc oynayan bir abi...cok severim onu ama kendisi bana az cektirmemistir...
eve girerim, abimle ikimizin odasinin girisinde kapinin hemen ustune tek bir civi ile cakilmis esantiyon frizbi'den mutesekkil basket potasina bir bakis atarim, sagolsun abim benimle bir kez dahi beraber oynamamistir bu potada, o gelmeden iki sut atarim, frizbi topun agirligindan egilir, boyum kisa o zaman, abim gibi smac da yapamiyorum; halbuki beyaz golge'yi seyrediyor o, ters turnike felan atiyor, ben de seyrediyorum ama onun daha cok hosuna gidiyor, daha cok anliyor sanki diziyi, dersin ki coolidge'i salami'yi taniyor okuldan, oyle bir rahatlik var yuzunde diziyi izlerken...
abim de geliyor sonra eve, "abi basket oynayalim mi?"
"gitarlar kaca ayrilir biliyor musun sen bakayim" diyor ve sesini agirlastirip kalinlastirarak:
"ispanyol gitarrrr,elektro gitarrrr, bas-gitarrr" ardindan da o erol tas kahkahasini patlatiyor:
"nihahahahah"
aglamaya basliyorum...yok ama boyle bir sulugozluluk. neye agladigimi da tam bilmiyorum, benle oyun oynamadigina mi, yoksa bas-gitarrr'a mi. bu uzuntuyle gidiyorum evin baska bir odasinda agliyorum, ta ki annem geliyor eve; beni goruyor:
-oglum niye agliyorsun abin mi birsey yapti yine
ark:uhuhuuhuu
abim yine "bas git-arrrr" diyerek mutfaga giderken anneme: "anne ne yemek var yaa"diyor ve bir iki tokat yiyor. yilbaslarindaki tombala cekilislerinde ben kazanayim diye yapilan aksi-hileleri anlamamla birdir bu tokatlarin da sahteligini anlamam. meger annem abimi yalandan dovermis ben uzulmeyeyim diye,tipki tombalayi cekerken bir torbanin icine bir benim kagidima baktigi gibi. yalanmis...
evet iste bu resimdeki abi kardes iliskisinde en acikli iskence abimin bana volare sarkisini soylemesidir. artik bas-gitar veya baska bir turevinin meyvesi miydi bu volare bilemeyecegim ama aglamaktan tukendigimi, yiprandigimi cok iyi hatirliyorum:
abim:"vooooolaaaareeeee"
ark:hick
abim:"vo ho ho hooooo"*
ark:buhuhhuveuuuuu
abim:"kantaaaareeeee"
o esnada annem mutfaktan elinde supurge ile kosarak geliyor:
"allah cezani vermesin senin,yapma bak katildi cocuk!"
bana donup:
"oglum!oglum! kendine gel!"
abime:
"defol korolmayasica!"
bu yasima geldim, hala gram haz alamam bu sarkidan...
annem dinlerdi cocukken =)
cok eskilere gittim simdi. Kendi de soylerdi mutlaka. Bizi de dans ettirirdi
volare, oh oh
cantare, oh oh oh oh
let's fly way up to the clouds
away from the maddening crowds
we can sing in the glow of a star that i know of
where lovers enjoy peace of mind
let us leave the confusion and all disillusion behind
just like bird of a feather, a rainbow together we'll find
volare, oh oh
e contare, oh oh oh oh
no wonder my happy heart sings
your love has given me wings
penso che un sogno cosi non ritorni mai piu
mi dipingevo le mani e la faccia di blu
poi d'improvviso venivo dal vento rapito
e incominciavo a volare nel cielo infinito
volare, oh oh
e contare, oh oh oh oh
nel blu, dipinto di blu
felice di stare lassu
e volavo, volavo felice piu in alto del sole ed ancora piu su
mentre il mondo pian piano spariva lontano laggiu
una musica dolce suonava soltanto per me
volare, oh oh
e cantare, oh oh oh oh
no wonder my happy heart sings
your love has given me wings
nel blu, dipinto di blu
felice di stare lassu
şarkı italyanca..asıl ününü domenico modugno'nun müthiş yorumu ile duyuran şarkının yüzlerce cover'ı yapıldı ama çoğumuz gipsy kings ile hatırlarız..:)