toplam 11 kişi bulundu. 11 adedi gösteriliyor.
what the fuck do we know hakkında

~ ahkam var.
izledikten sonra hayattan korkmama sebep olan film.
Bu film düşüncelerine yer verilen göreceli az sayda profesor olsun, içerdiği doğruluğu şüpheli bilgiler ve dِokümantasyonu olsun, populer bilimin bir ürünü olan " pseudo- science" yani "pseudo bilim" olarak anlyor.
filmin quantum fizigiyle hic bir alakası olmadığını sadece spekülatif bulgular üzerinde bir hikaye yazdığı da aşikar
Buna ek olarak film hakkında "New Age" eleştirisi yapılmış Bu tabi ki kötü bir şey degil. New Age 20 yyın yeni inanc uzerine dayalı akımlarndan biridir ve mitoloji ve dinlerle fizik, epistemoloji,felsefe, psikoloji gibi alanlarla dogrulugu evrensel genel gecerlerle kanıtlama endişesindeolmayan kesfetmeye yonelik eklektik bireyci bir akım ifade eder.
Bilim konusundan biraz ilgili ve biraz calışan bir akln bu kurgu ve yeni akım konusunda heyecanlı olmasını cok dogal karşılamakla birlikte, bilimsel bilgiyi yansıtma endişesinde olmadığını düşünüyorum.
amandanın kafası bu kadarrrr
bir hayvan olarak insan'ın mekanik ve şemik işleyişine dair gerçek olduğu düşünülen ayrıntıları basitçe anlaşılır şekilde görebileceğiniz bir film. kurgusu itibariyle, bir oraya bir buraya zıplarken, her biri ayrı bir uzmanlık ve onlarca yıl anlamına gelen bir çok konuyu, hiç sıkmadan bir çırpıda anlatıvermesi de güzel. tabii bu, hemen her konuda olacağı gibi, sadece, zaten bu konularla alakalı tiplerin zevk alacağı bir film olmasına da sebep oluyor. brat pitt, nicole kidman gibi faktörleri barındırmaması da cabası. (buraya benim pek bilmediğim ama çok daha havalı isimler gelebilir). film, hakkındaki spekülasyonları bilmeden, (burada gördüm onları) tesadüf eseri izlediğim thc'li bir hafta sonumun ortalamanın üstünde bir keyif ve onaylanma hissiyle geçmesine vesile olmuştu. huxley, orwell, vonnegut, nietzsche gibi adamları bilim kurgu diye seven ya da fantastik veya havalı bulanlarla, everything is illuminated türünden etiketleri olanlar bu filmi de seveceklerdir.
hayat kimi zaman çözülmez karmaşalardan ibaret, ve evet bu gibi durumlarda biz ne bok biliyoruz ki?
Nereden geliyoruz? Ne yapmalıyız? Nereye gidiyoruz? Neden buradayız? Esas soru bu herhalde,değil mi? Gerçek nedir? Gerçek olmadığını düşündüğüm şey, şimdi bir bakıma daha da gerçekdışı gözükerek... gerçek olduğunu düşündüğüm şeye göre daha gerçek gözüküyor. Bunu açıklayamazsınız,bunu açıklamak için çok zaman harcayan birisinin... esrarengizlik labirentinde yolunu ebediyen kaybetmesi muhtemeldir. Bence kuantum fiziğini inceledikçe, daha da gizemli ve olağanüstü olduğunu görürsünüz. Kuantum fiziği... kısa ve öz olarak söylersek... olasılıkların fiziğidir. Bunlar sorular-- Bunlar direkt sorular, dünyayı nasıl hissediyoruz... eğer bizim hissettiğimiz dünyayla gerçeği arasında bir fark varsa. Hiç düşüncelerin neyden üretildiğini düşündünüz mü? Bence bugün çocuklarda gördüğümüz bazı şeyler... kültürün yanlış paradigmada olduğunun ve düşüncenin değerini anlayamayışımızın bir işareti. Her çağ,her nesil kendi varsayımları üzerine inşa edilir. Dünya düzdür, veya dünya yuvarlaktır,vs. Olmuş varsaydığımız,gizli kalan yüzlerce varsayım var. Doğru veya yanlış. Elbette,çoğunlukla bu durumlarda, tarihsel olarak,bu şeyler doğru değil. O zaman,herhalde,eğer tarih bir rehber olacaksa... dünya hakkında olmuş varsaydığımız birçok şey gerçekten doğru değil. Fakat biz çoğu zaman bilmeden bu ilkelere takılıp kalıyoruz. Bu bir paradigmadır. Modern materyalizm... insanları sorumlu hissetme ihtiyacından soyuyor... ve çoğu kez,din de öyle. Fakat bana göre,eğer kuantum mekaniğini ciddi bir şekilde incelerseniz... sorumluluğu gerçekten kucağınıza verir. Ve açık ve net cevapları size vermez... ve rahatlacı olanları da. Şöyle söyler:Evet,dünya çok büyük bir yer, çok gizemli.
diee uzar gider........
Herkezin anlaması gereken bir yapıt. Tekrar tekrar seyredip daha iyi anlamaya çalışılmalı.
David Lynch in bir röportaj ını izlemiştim.röportaj da David Lynch bir sürü insanı biraraya toplayıp meditasyon yapmaktan filan bahsediyordu.bu meditasyonla boşluğa bişeyler yayılacağı ve insanlar üzerin de olumlu etkiler yapacağını, insanları barış sevgi vs. şeylere doğru etkileyeceklerini filan söylüyordu.sadece deli olduğunu düşünmüştüm hala da tam olarak aksi bi düşünceye sahip olmasam da filmde buna benzer bi örneğin denendiği ve amerika da bi şehirde gözle görülür ölçüde cinayetlerde azalma olduğu söyleniyordu...filmin içinde de bizim de bu evreni bir şekilde etkilediğimiz filan gibi şeyler vardı.filmi yapanların kimlikleri itibarı ile pek güvenilir bi kaynak olmadığını söyleyebiliriz.saçma sapan bir tarikat filmi de olabilir ancak hiçbir bilim adamı yada bilim kurumu açıklayamadığı şeyleri var kabul etmez.telepati vs.konuları bilim dışı olarak görür.ama bilim adına konuşanların telepatinin bilim dışı yani(gerçek dışı bi nevi) olarak görmesi insanların telepati yapmasına engel değildir.bur da eğer sorun birşeyin gerçek yada doğru olarak kabul etmek için o nu kimin söylediği ise "bilim adamları"da herzaman bize doğruyu söylüyor gerçeği açıklıyor diye düşünemeyiz.fikir temelini tarikat tan alan bu film için de tamamen safsata diye düşünmek hata olur kanaatindeyim......
itiraf etmeliyim ki bir belgeseli film mantığıyla seyircinin önüne koyunca bile yutmuyoruz, izlerken fazlasıyla sıkılmıştım. if 2006'da gösterilmişti yanılmıyorsam.
bir new age saçmalığı. ama kuvantum fiziği, bulgur pilavı ve sovanla ilgilenenler için iyi gelebilir. mesela bildiğim kuvantumu baya bir zihin egzersizi vardı filmde. o da bir fizikçinin konuşmalarından. bu new age saçmalıkları allahtan türkiyede karşılık bulmuyor. sağlıklı yaşamda falan kalıyorlar. lan bizim lümpenimiz de haddini biliyor be. seviyorum hepinizi.
filmin bilim ile teoloji arasındaki çizgiyi bilerek-isteyerek darmaduman etmesi bir yana, anlatilan her seyin komplo teorisi (ve sacma komplo teorileri) olmasi bir yana, mevzubahis "bilim" adamlarını arasında ismi ramtha olanın school of enlightenment adlı bir fasilitesi var, diğer "bilim" adamlarının bir kısmı da filmi yapanlar gibi onun müridi,..
ramtha denen bayan da 35,000 yıllık bir savaşçının ruhunu taşıdığını iddia ediyor,.. filmin hiçbir yerinde "ana uzay gemisi gelmek üzere, binmek için hemen topluca intihar edin" filan denmemesi enteresan,.. belki sübliminal olarak denmiş bile olabilir!
ramtha diye bir ruhani varlığın ağzından konuştuğunu iddia eden, roswell, new mexico'lu olmasına rağmen garip bir aksan ile konuşan, Judith Darlene Hampton 1 2'un müritleri tarafından yapılmış. Filmde konuşan çoğu bilim adamı Maharishi Üniversitesinden, ki gerçek bir üniversite mi tartışılıyor. Columbiadan bir fizik profesörü, flimde anlattıklarının sadece çok azının yanıltıcı bir biçimde kullanıldığını görüp kudurmuş.
What the #$*! Do We (K)now!? diye yazar afişinde.
beyni açıp tane tane anlatıyorlar neyin nasıl işlediğini. imdbsine aldanmayın, bulursanız izleyin derim.
free your mindz
 |
bu etiketin kural dışı olduğunu düşünüyorsanız, yandaki ikona tıklayıp rapor edebilirsiniz. |
|
|