toplam 21 kişi bulundu. 20 adedi gösteriliyor.
| tuttum | merp |
| tuttum | veledi maraz |
| tuttum | RozaLy |
| tuttum | nektar |
| tuttum | noxnoctis04 |
| tuttum | female trouble |
| tuttum | LeinaD |
| tuttum | sickinmind |
| tuttum | dixie normous |
| tuttum | ShiroiKarasu |
| tuttum | Larimar |
| tuttum | aftermath |
| tuttum | shiba |
| tuttum | sorbid |
| tuttum | gingerjedi |
| tuttum | cosmicgirl |
| tuttum | jasemine |
| tuttum | seramos |
| tuttum | dusty |
| tuttum | mutfakrobotu |
~15 ahkam var.
will truman : you are! because you're so content to play mrs. will truman. i want a husband. i want someone who loves me, a-and a family. i want this, not this!
grace adler: i do not know where you got the idea that i am your wife, but let me tell you something, if that's true, we've got big martial problems because mrs. truman's getting a lot of action on the side.
will and grace amerikan televizyonlarında sitcom'ların kral olduğu dönemde, 1998- 2006 yılları arasında sekiz sezon oynadı. gay bir avukat olan will truman ile onun liseden beri arkadaşı dekoratör grace adler'ın "kaotik" ilişkisini bizlere sekiz sezon izlettirdi. devam etmeden, bundan sonraki satırların dizinin tamamını seyretmemiş kişiler için spoiler içerebileceğini belirteyim.
ana karakteri gay olan bir dizinin yapımcıları daha ilk aşamada çok düşündürdüğü muhakkak. zaten dizinin planlanması aşamasında ana karakterlerden birinin gay olması gibi bir plan yokmuş. yan karakterlerden birisi gay düşünülmüş. ancak yayıncı kanal nbc yan karakterlerin ilişkisini daha renkli bulunca, temel kurgu değiştirilmiş.
aslında şu da söylenebilir; sekiz sezon boyuncaki tüm bölümlerden pek azı will'in gay olması veya olmaması ile bir değişiklik kazanırdı. dizinin temel yan karakterlerinden jack mcfarland gay'liğin bir epitome'sini canlandırmakta ve gay olmayan bir jack düşünülemese de, will'in cinsel tercihleri pek nadir ve dizinin sonlarına doğru biraz artarak gündeme geldi. hatta ilk 4-5 sezon boyunca will'in neredeyse hiç erkek arkadaş sahip olmaması, belki de izleyicinin diziyi izlerken will'in gay'liğini görmekten irite olabileceği korkusundan atılmış bir adımdı. pek çok bölümde will gay'den çok metroseksüel bir erkek gibi gösteriliyordu.
will ve grace'in asıl ilginç yanına gelmeden, diziyi bir çok insan için komik yapan karen walker ve jack mcfarland'dan biraz daha bahsetmek lazım. jack, will'in gay'liğini keşfetmesine sebep olan en eski arkadaşlarından biri. dizinin gidişi boyunca zaman zaman gizlice will'e aşık olduğu ima edilse de, bu asla somutlaşmıyor. karen ise grace'in asistanı. kendisi inanılmaz bir servete ve bir o kadar büyük bağımlılık (içki, ilaçlar) problemlerine sahip. grace'in yanında çalışması ise sadece can sıkıntısını telafi etmek için.
jack ile karen'ın ilişkisi dizi içerisinde ayrı bir dizi gibi. ancak bu karakterler çok başarıyla canlandırılsalar da, sayısız emmy ödülüne sahip olsalar da ve dizinin asıl komikliklerini sağlasalar da, gerçekten çok çizgi film karakteri gibiler. will ve grace'in daha ciddi ve tutarlı hayatlarına kontrast oluştuyorlar ve araya giren skeçler gibi bir dinamikleri var. jack zaten will'de yansıtılamayan bütün gay temaların panosu gibi denebilir sekiz sezon boyunca.
will ve grace'in ayrı evlerinde telefonda er dizisini seyrederken sohbetleri ile başlar her şey. grace evlenmek üzeredir. will, grace'in evleneceği adamı beğenmemekte, ama her arkadaş ilişkisinde olduğu gibi "gene de onunla evlenirse kötü kişi duruma düşeceğinden korkmakta" olduğundan sesini çıkartmamaktadır. sonunda ağzını açtığında da, düğün iptal olur ve grace will ile yaşamaya, her ikisinin de bunun ne garip bir ilişki olacağını bilmelerine rağmen, karar verir.
-grace: ok. i don't think jack likes me.
-will: ohh! what are you talking about? jack loves you.
-grace: no. jack loves you. i came along with the deal. see, you're the hamburger, and i'm that little cup of coleslaw. you don't order it, but, pfft, there it is on the plate.
işte dizinin dinamiği de bu noktada ilginçleşiyor zaten. will ve grace benim için kadın-erkek ilişkisinin çok güzel bir incelemesi. her ne kadar abartılı komedi tarzı ve zaman zaman zayıf bölüm senaryoları ile hayal kırıklığı yaratsa da, iki ana karakterimizi sekiz sene boyunca bir çok farklı durumlarda bırakıyor ve bunlarla başa çıkışlarını izliyoruz. "bir kadın ile bir erkek, seks olmadan birbirlerini sevebilir mi? arkadaşlık nereye kadar sürdürülebilir? iki insanın birbirlerine bu kadar yaslanması normal mi? taraflardan biri, başka birine aşık olunca dostluğa ne olur?" gibi zannımca çok kilit sorunları gözlemleme şansına sahip oluyoruz.
zamanında yayında olan friends ve frasier gibi diğer büyük sitcom'ların aksine, will and grace'de yıllar içerisinde ilerleyen bir gelişim olmadı hiç. evet grace evlendi ve boşandı, sonunda hamile kaldı ve dizinin sonunda tekrar evlendi ama bunun dışında karakterler, birbirleri ile ilişkileri ve dinamikleri aynı kaldı. zaten dizinin son bölümlerinde will'in söylediği "you know what's funny. we haven't changed a bit." sözü de buna işaret. dizinin birinci sezonunda will'in evinde geçen bir bölüm ile yedinci sezonunda aynı evde geçen bir bölümde hemen hemen hiç fark yoktu denebilir.
daha önce de belirttiğim gibi, will ve grace'in ilişkisindeki temel sorun "bu ne kadar sürecek?"di. dizinin ortalarında, her ikisi de diğer ilişkilerinden yorukup umudu kestiklerinde, birlikte çocuk sahibi olmaya ve hayatlarının kalanını beraber geçirmeye karar vediler. ama will bu fikre tamamıyla bağlanmasına rağmen, grace tam bu sıralarda müstakbel kocası leo ile tanıştı ve will'i yarı yolda bıraktı. dizinin belki de en kalp kırıcı ve gergin diyaloglarının yaşandığı bu süreç will ve grace ilişkisinin asla mutlu bitemeyeceğinin göstergesidir aslında:
-will: oh, let me tell you where this is going. you'll end up hating him in three weeks, because--i don't know, he has a weird chest hair pattern, or he doesn't like watching e! or he'll end up hating you, because you're too needy. then you'll fall apart, i'll pick you up, and then, magically, you'll be ready to have a baby!
-grace: wow. so that's what you think of me. look, i'm sorry that i met someone, 'cause i know how much you hate it when i'm happy.
-will: oh, that is such a load--
-grace: admit it. you're happiest when i'm miserable. i mean, come on. isn't that our thing? because then you don't have to look at how miserable you are.
-will: shut up, grace!
-grace: but i am not gonna be miserable for you. i am gonna try to be happy, and if you can't deal with that, then you are even more pathetic than i thought!
-will: get out of here.
-grace: go to hell!
-will: i want you out of here in two weeks! you don't live here anymore.
bu problem bir kere ortaya konduğunda, hissedersiniz ki will ve grace ilişkisinin hiç bir geleceği yok ve olamayacaktır da. her ne kadar 5.sezon başında gerçekleşen bu yol ayrımı yazarlar tarafından yok sayılıp diziye mutlu mesut devam edilse de, final bölümü de dönüp dolaşıp aynı probleme dayanır. grace hamiledir ve çocuğunu will ile büyütmeye karar verir. will bunun için sonunda bulduğu aşkı vince'den vazgeçmeye mecburen razı olur. çünkü grace onun en eski, en önemli, en belirleyici ilişkisidir. ama son anda grace'in eski kocası ve çocuğun gerçek babası leo sahneye çıkar ve grace ile yeniden evlenmek ister. ve will ile grace'in planları gene bozulur. ilişkileri biter. iki sene küs kalırlar ve tekrar barışmak istediklerinde ise, aralarındaki büyü bitmiştir.
-will: gracie, it was so good to see you.
-grace: it was. really, just...it was. (eski apartmanlarına bakar...)
-grace: wow.
-will: what, you don't-- you don't like the changes that we made?
-grace: no, no, it's not that. it's just... i just don't live here anymore. bye, will.
-will: bye, grace.
yapımcılar bu sorunu mucizevi bir şekilde, küsen dostların çocuklarını 20 sene sonra evlendirmek gibi "masalsı bir şekilde" çözerek diziyi "acılı" bitmekten kurtarsalar da, biliriz ki will ve grace o proverbial yol ayrımına gelmiş ve ayrılmışlardır.
will and grace, bir friends ya da frasier gibi insanı içine çeken ve "ne olacak acaba" dedirten bir dizi olmadı benim için. dediğim gibi, komik unsurları çoğu zaman fazla abartılı da buldum. gay temalar ve ucundan dokunulan toplumsal önyargılar ilgi çekiciydi. ama iki ana karakterin ilişkisi bana bir dramadan daha gerçekçi geldi zaman zaman. will, grace'in ilk aşkıydı ve o gay çıktığında yıkılmıştı. hayatının büyük kısmını bu şokla geçirdi ve ondan gene de ayrılmadı. aralarında öyle bir kimya, öyle bir uyum gelişti ki, başka ilişkilere ihtiyaçları azaldı. üstelik ortada seks olmadığından, her iki tarafın da "geçici" ilişkileri aralarındaki büyüye zarar veremedi. belki birbirlerinde bulduklarını başka bir ilişkide hiç bir zaman bulamamaları ve bulamayacaklarına inanmaları onları hep yalnız bıraktı. ama sonunda ilişkileri aşamayacakları bir dağa çarptı. yaşlandılar, çocuk sahibi olmak ve aile kurmak istediler. bunu birbirleri ile yapamadılar. başkaları ile yapınca da, will and grace bitti. benim için dizinin özeti budur.
- will: grace, do you want to sleep with me?
- grace: i'm sorry, i don't sleep with gay men.
- will: oh, see, that's the problem. i do.
ya barni nasıl acayip ilgi görüyorsa bakıyoum karen da öle nedir abi çözemedim
karen ve grace in müthiş performansıyla yardıran dizi.
tnt kanalında hafta içi hergün akşam 7 ve gece 12'de yayınlanan dizi :)
isimlerle kelime oyunu yapıyor olabilirler. irade ve zarafet. kahramanlarımızın eksikliğini çektikleri özellikler isimlerinde gizli.
bu dizi tehlikeli biraz. zaman zaman arızalı yanlarına değinilse de, hiç de sağlıklı olmayan bir ikili yaşam çok şahane bir şeymiş gibi sunuluyor önümüze. artık bütün kadınlar birer "gay best friend" sahibi olmak istiyor, ki çoğunun var zaten. hiç kimseyi bulamazsalar onlarla çocuk yapma hayalleri kuruyorlar. ama ellerinde böyle bir alternatif varken niye daha fazlası için çaba göstersinler ki?
her neyse, aile kurumunun selametini bir yana bırakırsak, çok eğlenceli. ama şöyle de bir gerçek var ki; aslında will ve grace değil, jack ve karen götürmekte bu diziyi.
tekrarlarını bile keyifle bin kere seyrettiğim!:) her karaktere ayrı bayıldığım şeker dizi... 2006 mayısta bitirdiler.. 8 sezoncuk yayınlandı.. bir sürü ünlü konuk oldu; madonna / cher / woody harrelson(personal favorite:)) ahh ahh... bir sekiz sezon daha seyredilirdi diye düşünüyorum...
hayatımın en çok güldüğüm dakikalarını yaşadığım dizidir. niye 21-26dk arasında oluyor dizinin süresi anlam veremiyorum uzatsalar hiç bitmese mesela:) comedimax sahibi olduğuma sevindiren dizi...
katıla katıla güldüğüm bir dizidir kendileri. özellikle tiyatro kıvamında çekilen bi bölümü vardı, o ayrı güzeldir.oynarken kendileri de yarılıyolar falan.
bi de karen, helyum çekince sesi değişmio :))
Kesinlikle Karen Walker, Will' i herzaman öküz bulmuşumdur. Graca' de fazlaca Friends' den Rachel, Jack....Just Jack :D