the american friend ve paris, texas ını yeni izleyebildim..unutulmaz ya ikisi de manyak bişeyy..boş filmi yok wim'in..
çok filmini izleyemedim henüz ama der himmel über berlin müthiş şiirsel süper bi filmidir. Amerikan versiyonundan kat kat güzeldir Hiçbir Hollywood klişesi yok daha ne olsun tabi Nicolas Cage de yok bi de Antonioni ile birlikte çektiği Beyond the Clouds var ki tadından yenmez sanat eseridir.
im lauf der zeit ingilizce adıyla king of the road da oldukça hoş bir filmdir.yine bir yolculuk ve iki yalnız erkeğin öyle hemen de gelişmeyen dostlukları üzerinden geçmişleriyle yüzleşmlerini anlatır.wim wenders'ın izlediğim her filmi iyiydi,ama eski filmleri daha güzel geliyor bana.
berlin üzerindeki gökyüzü bir yönetmenlik dersidir..
ilk dönem filmlerinin çoğu amerikan janrlarını denediği filmlerdir.sığ bi avrupa dilini amerikan harmanına değişmiştir.kötü filmleri de vardır ancak bu filmlerde dahil filmografisi ders niteliğindedir.road movies kavramını yüzde 50 sidir der stand der dinge diye süper bi filmi vardır..paris texas senaryosu da sağlam olsa da wim wenders etkisi barizdir.kadrajları genellikle amerikalıdır ama yani avrupa sinemasına benzemez belki janr sineması reflexlerinden road movies sunar
Kendisi 2 Türk filmimize ortak yapımcı olmuş usta bir yönetmendir. Bunlardan biri Yılmaz Güney 'in CHAMBRE 666(1982) diğeri de Zülfü Livaneli 'nin YER DEMİR GÖK BAKIR (1987) filmleridir.
bueno vista social club dışında blues hakkında the soul of a man adlı bir belgeseli daha vardır ki şiir gibidir.gönlümde müziği en iyi kullanan yönetmenlerden biridir.
Until the end of the world ile baslayan hayranligim sonra diger tum filmlerini belki de buyuk bir begeni onyargisiyla seyretmeme neden olsa da kendisinin muhtesem bir yonetmen oldugu gercegini degistirmez... Ayrica filmlerinin soundtrackleri tartisma goturmeyecek kadar iyidir ( catlak sesler ogggh Brian Eno falan demesin lutfen )
Fotoğrafçı Donata Wenders il evli müthiş Alman yönetmen...
alice in cities bilinmedik olan en güzel filmidir.amerika ve manzarlar üzerine olan afili bi denemedir ilk bölüm.
yolculuk ve kaybolmakla ilgili bişiler işte.
jarmush a stranger than paradise için 4o dakikalık ham film vermiştir.
80 de yılmaz güneyle röp.yapmıştır canneste.
iyi bir abidir hoştur bonoyu sever
kendisi ressam EDWARD HOPPERdan fazlasıyla etkilenmiş olan yönetmenin film kareleri birer hopper resminden fırlamış gibidir,özellkle sırlar otelindeki pencere sahneleri filmin başlangıcı vs.bu arada taksim deki patsoya giderseniz birazda olsa wim wenders filmindeymiş gbi hissedebilirsiniz
kendisine berlin film fest'te bir demo kasetimi hediye etmistim. sonra bana cevap yazmisti. yil 2000.
ilah yonetmen olmasi bir yana, mutevaziligi de hayran birakmisti beni kendisine.
mümkün olsa tüm filmlerimi tek planda çekmek isterdim diyen yönetmen
der himmel über berlin adında çok çok sevdiğim bir filmi çekmiş olan yönetmen
hayattır...ağırbaşlı sanatçıdır. kendisine duyduğum hayranlığı ifade etmekte aciz kalıyorum. saygılar.
paris texas,"ruhundan sıyrılırcasına kaçmak" diye birşey varsa onun tanımlandığı filmidir. ve evet; wim wenders'in hızlı yürüyen insanları ruhundan kaçanlar olarak tanımlamışlığı vardır.
beni delicesine içine çekebilmiş million dollar hotel'i yönetmiştir.
nazarımda başka bir şey yapmasına gerek de yoktur.