kendisine şu soruyu soruyordu;
''şimdi, geçmiş olduğu zaman nereye gidiyor? ve geçmiş nerede?''
işte diyordu, felsefede insanın başına en çok dert açan sorulardan biri.
norveçte 2 yıl yalnız yaşadıktan sonra onu caydırmaya çalışan yakın dostlarına, akıllı insanlarla konuşarak akıl fuhuşu yaptığına karar verdiğini söyledi.
"Tüm felsefe dil eleştirisidir". Ayrıca Tractatus Logico-Philosophicus'da şöyle belirtmiştir: Felsefi şeyler üstüne yazılmış olan cümle ve soruların çoğu yanlış değil, fakat anlamsızdır. Bundan ötürü genellikle bu tarz soruları yanıtlayamayız;fakat yalnızca onların anlamsızlığını saptayabiliriz. Filozofların soruları ve cümlelerinin çoğu, dilimizin mantığını anlamamamızdan ileri geliyor.
Ayrıca kendisi estetik felsefesine getirmiş olduğu eleştirilerle gönüllerde yer etmiştir...
“Zarar görmüş gelenekleri inatçı bir çabayla kurtarmaya çalışmak, yırtılmış bir örümcek ağını insan eliyle onarmaya çalışmak gibidir.” (Wittgenstein)
uzun yagmurlarin ip gibi suzuldugu yanilsamasini yaratan o siyah-beyaz fotografta, ucurumun denize dogru yamacindaki kulübeyi yaptirmisti kendine, yazı yazabilmek için. sonra birkaç defa gitti oraya sadece. insanın düşündükleriyle yaptıkları neden bir türlü sarmalamıyor birbirini.
""her türlü *stein den hoşlanmak""
analitik felsefe,lisan felsefesi,zihin felsefesi ve hareket teorisi üzerinde oldukça etkili çalışmaları olan bi filozof.
'..Güçlük-diyebilirim ki- çözümü bulmakta değil, sanki çözüme hazırlıkmış gibi görünen bir şeyi çözüm olarak tanımaktır. Her şeyi zaten söyledik. Çözüm bundan çıkacak bir şey değil, hayır, çözüm bunun ta kendisi!"
'zettel' adlı eserinden bi alıntı
kendi hayatında ve felsefe tarihinde keskin dönüşler gerçekleştiren filozof.
7.Üzerinde konuşulamayan konusunda susmalı.
Tractatus 7 nolu tümce.
ayrıca kitabın başındaki motto'da önemlidir.
kabul görür görmez, büyük düşüncelerin sahibidir.
Felsefenin sorunlarını, dil in sorunları şeklinde formuülize eden insandir.
Dil'i insanı diger varliklardan ayiran en onemli sey olarak gorur neredeyse.
Dilin dunyayla ve dilin dusunceyle olan iliskisi nedir? sorularına yanıt aramiştir.
ilerleyen donemlerinde felsefeye şöyle bakar wittgenstein: "felsefe bir teori degil bir faaliyettir. Formuller ve kalıplar sunan bir sey degildir felsefe. Aksine her durum icin ayrı bir felsefi bakis gerekir."
"Üzerine konuşulamayan konusunda susmalı."
Tractatus Logica - Philosophicus'un son cümlesi.
Geriye hiçbir şey bırakmıyor, bize de "simply" susmak düşüyor.
dünyamın sınırı dilimin sınırıdır...
"felsefe bir teori değil bir aktivitedir." buyurmuştur. ayrıca;
"dil, yolların bir labirentidir. bir yönden gelirsin ve kendini tastamam bilirsin; aynı yere doğru başka bir yönden gelirsin ve yolunu şaşırırsın." da demiştir.
o yüzden sizi buraya da alabiliriz:
ludwig wittgenstein
analitik felsefenin babasıdır, bir müslüman için kuran ne ise bir mantıkçı için tractatus odur. ayrıca susmak yerine hiç durmadan sınır çizmek hakkında konuşmak gerekir.
Wittgenstein sozcukleri anlamsız buldugu icin midir nedir, kimse bir sey yazmamış onun hakkında. Susmak gerekir belki wittgenstein diyince.