1. sosyomat hesabınızla giriş yapın.
  2. üye ol
  3. parolamı unuttum
  4. giriş

yılmaz özdil beni tanımlar diyenler

toplam 34 kişi bulundu. 20 adedi gösteriliyor.

yılmaz özdil hakkında yılmaz özdil

~76 ahkam var. 1 2 3 4 önceki sayfa »

    bu adamı kötüleyipte hiürriyette köşe verilse varlığından çok şeyi feda edebilecek kaç kişi var acaba bu etikette. iyi yazıyor demiyorum, işinize bakın diyorum

    iskender superberdus   27 Ağustos 2011 18:56   aferim     (1 puan)  |   Yk 

    her kahve köşesinde okeye dönen asgari bir zihnin daha iyisini yazacağına kalıbımı basarım..

    esmer69   26 Temmuz 2011 02:41   aferim     (1 puan)  |   Yk 

    her sabah feysbuktaki dangalak ötesi arkadaşlarım yazılarını ötelediği için gördüğüm, sıfatında bir türlü meymenet bulamadığım ve tribünlere oynar şekilde yazılar yazan bir garip varlık. Yazılarında yazdıkları her şey yanlış demiyorum ama adam yanlışı göstermek için yazmıyor, maksat popüler olsun... bu arada bana da köşe verin gazete de meleği şeytan gösteriririm ve herkesten daha iyi inandırırım... Medyadan nefret ediyorum...

    justaman   19 Temmuz 2011 15:27   aferim     (2 puan)  |   Yk 

    Yılmaz Özdil'in yazısını herkesten önce Facebook'ta paylaşmak isteyen genç, gazete dağıtım aracını soydu...

    Zaytung haber merkezi bildirdi.

    meygun   19 Temmuz 2011 13:22   aferim     (1 puan)  |   Yk 

    Guzel yazilari var,arada okurum daha cok y.disindaki arkadasim begendiklerini yolluyor,guzel de oluyor.

    Electrolite   19 Temmuz 2011 09:38   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    hislerime mani olmakta zorlanıyorum. normalde olmam. denk geldi. hrrr.

    sogankoksam   19 Temmuz 2011 02:44   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    izmir' in yegane faşisti

    iskandil   19 Temmuz 2011 01:18   aferim     (2 puan)  |   Yk 

    isim şehir hayvan'ı okurken türkiye gerçeklerini mizah duyusuyla ortaya dökmüş, helal sana adam.

    asebee   19 Temmuz 2011 01:07   aferim     (1 puan)  |   Yk 

    yılmaz özdili facebook mu meşhur etti yoksa facebooku yılmaz özdil mi
    bielmedim şimdi
    ama insanlar böyle kabzımal gibi konuşan adamları seviyor.. bakınız ortada erman toroğlu örneği de varken
    şimdi bazıları yılmaz özdil'e hakaret ettiğimi düşünebilirler. oysa kabzımallık (tüccarlık) kutsanmıştır halihazırda. ''Tüccar, milletin emeğini ve istihsalini kıymetlendirmek için eline ve zekasına emniyet edilen ve emniyete liyakat gösterilmesi gereken adamdır." (k. atatürk)

    özelikle demogaji yapıp ıq seviyesi düşük insanlara bir peygamber gibi görünebilir. ki bunu başarmak da zeka gerektirir. zeki insanlar tarafından da takdir de edilebilir. bu açıdan bakıldığında sokaktaki halka hitap edebilen tek sol kaynaklı yazardır kendileri.
    demek istediğim belki edebi bir dili yok ama edepsiz bir dil ile gayet hoş şeyler yapılabilir. mucuks

    kaosbagimlisiyim   24 Nisan 2011 02:12   aferim     (1 puan)  |   Yk 

    bir de bu zırvaları kalkmışlar kopyalamışlar off!

    janserey   30 Temmuz 2010 01:18   aferim     (1 puan)  |   Yk 

    bak abiciğim ..

    **

    boşuna uğraşma

    **

    yazamıyorsun

    ***

    bitti.

    daftbank   29 Temmuz 2010 23:54   aferim     (3 puan)  |   Yk 

    Hani bir vecize vardır:''Köyde erkek kalmayınca horozun ismini Abdurrahman koymuşlar''diye,Yılmaz Özdil de o hikaye.Herhalde dünyada sırtını erke dayayıp da Muhalif Yazar mertebesine ulaşmış tek kişi Özdil'dir.Vaktiyle Ertuğrul ÖzKÖŞK lakabına da nail olmuş zat'ın sit-com gazeteciliğine uygun adım ilerleyen ve başaran bu zat,bütünüyle okumayan bir kitleye hitab etmekle birlikte;tam bir manipülasyon ustasıdır,tabi okumayan kitle üzerinde.Biraz da olsa okuyan kişiler kendini zamane Nef'i'si,Neyzen'i diye sunan bu kişiyi çok da dikkate almazlar.Oysa O, ithal xl moderenliğin ve laikliğin yılmaz savunucusudur;olsun tabi ama öyle herkesi de heybesindeki patates sanmasın;neyse örneklersek;malumunuz İzmir ara sıra ülke gündemine gelen bir şehirdir ve İzmirli olmayı handiyse sokaklarını Mozart'ın,Freud'un,Strauss'un...vaktiyle arşınladığı bir Viyanalılık gibi sunması nasıl diyelim cehalet mi ola?Öyle diyelim.Hatta bu zat İzmirya diye bir şeycik ortaya atıp:'Kardeşim İzmir ülkenin geri kalanından çok daha moderendir,bu yüzden gün gelip kopabilir'demiştir.Bakın,sadece İzmir'in modernliği üzerinden ve hatta O'nun dili ve düşüncesiyle şöyle bir bakarsak;Kurtuluş Savaşı esnasında iki yılda iki el değiştirmiş ve ikisine de ciddi bir direnç göstermemiştir.Pardon ama,Özdil,İzmir'in belleğinin hep muhalif ve laik olduğunu canhıraş bir şekilde savunurken biraz komik olmuyor mu?Yahu arkadaş Menemen Olayı Madagaskar'da mı gerçekleşti?Atatürk'e İzmir suikastındaki İzmir Patagonya'da mı?80 darbesi sonrası bu kent kime oy vermiştir?Neyse,uzatmayalım.Ha bir de son ırkçı yumurtlamaları var;valla komik adam,tipi komik,yanakları topak,kafası yuvarlak...Adaletin olmasa da Rezaletin Tokmağı gibi.

    qevan   29 Temmuz 2010 22:42   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    Bu davaya kadın hâkim bakmalı...

    Televizyon izliyorum; adam “sokak kadını” diye bağırıyor, gerçekleri söyleyen kadın gazeteciye... “Sus” diyor, “Cinsel fantezilerinle ilgilen, senin uzmanlık alanın orası” diyor.

    Telefonda konuşuyorum, Cumhuriyet hanımefendilerinden biriyle... 37 sene önce vefat etmiş babasına, “Hitler” diyorlar, kendisine de “Hitler’in kızı...”

    Sesi titriyor, çaresiz.

    ¡

    Onurlu bir subayın eşi...

    Sokakta tek başına yürürken fotoğrafını çekmişler, yanında çevresinde kimse yok,
    “Kocasını en yakın arkadaşıyla aldatmaya gidiyor” diyorlar.

    Nasıl savunacaksın? Düşman, hayalet...

    Albay, kendi kafasına sıkıyor.

    ¡

    Delikanlı gibi suratlarına baka baka “Hastir” diyen erkeğe ses çıkaramıyorlar, yarabbi şükür diyorlar, sonra da dönüp, fikriyle mücadele edemedikleri kadına, sırıta sırıta “yaratık” diyorlar.

    ¡

    Namus, ahlak, dürüstlük heykeli yap deseler, Uğur Dündar’ın büstünü koyarım kaideye... Telefonlarını dinliyorlar, böcek koyuyorlar, gizli gizli takip ediyorlar, hesaplarını kurcalıyorlar, yamuk bulamıyorlar, öldürmeye çalıştılar, olmadı, sindirmeye çalıştılar, korkmuyor, tuzak kuruyorlar, düşmüyor... Alçakça, yalanlarla iftiralarla, eşine saldırdılar.

    ¡

    Turgut Özal sağken, köpeğiydiler...

    Öldü, Semra Hanım’a havlıyorlar.

    ¡

    Bu memleketin gördüğü en zarif, en mütevazı siyasetçi eşlerinden biridir Nazmiye Hanım... Kocasının en güçlü olduğu dönemlerde bile kullanmadı o forsu, kimsenin kılına zarar vermedi. Şu anda amansız bir hastalığın pençesinde... 50 sene sustular, hiç açmadılar o defterleri, konuşması mümkün olmayan zamanı kolladılar... Ve, bir kadını en yaralayıcı, en öldürücü şekilde, neden çocuk sahibi olamadığını anlatıyorlar.

    ¡

    Memleketi soyuyor memleketi, seni beni hepimizi donumuza kadar soyuyor, dokunamıyorsun; yüzsüz yüzsüz “Dokunulmazlık var” diyorlar...

    Yatak odasına gizli kamera konulmuş, bir kadın, “İşte şu milletvekili, tıklayın, her tarafına dokunun” diyorlar.

    ¡

    Siz zannediyor musunuz ki, erkektir direkt hedef? Yanılıyorsunuz... Zincirbozan’a tıktılar, yılmadı, İsviçre’de serveti var dediler, palavra olduğu belgelendi, partisini bölmeye çalıştılar, olmadı, dün resmen açıklandı, suikast için tetikçi tuttular, kıl payı kurtuldu...

    Tek çare kalmıştı geriye...

    Uzman oldukları yöntemle iğrenç prodüksiyon hazırlayıp, milyonların adını bile bilmediği, fotoğrafını bile görmediği, değerli eşini, saygın hanımefendiyi yıkmak.

    ¡

    Kadınların arkasına saklanır...

    Kadınlara saldırır bunlar.

    ¡

    Benim, Ankara Cumhuriyet Başsavcısı’ndan bir ricam var; bu aşağılık tertibin takibini bir kadın savcı yapsın...

    Kadın hâkim baksın bu davaya.

    pnrbskn   09 Mayıs 2010 12:32   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    koş yılmaz özdil koş

    tuzluğunu da unutma

    izmir' de bi grup genciz

    tuzsuz salatalıklarımız da yanımızda....

    Rollant   07 Kasım 2009 17:44   aferim     (3 puan)  |   Yk 

    sanki

    msn'de yazıyo

    adam

    güzel de

    yazsa

    engellemek dürtüsü

    oluşturuyor

    **

    bünyemde

    jb3   15 Eylül 2009 01:22   aferim     (4 puan)  |   Yk 

    Bi öneri bi soru...

    Devlete 120

    bin kişi

    alınacak...

    Ne iş

    yapacaklar?

    Temizlik.

    *

    Parkları temizleyecekler.

    *

    Benim önerim şu:

    "Mayın Yasası" bu vatandaşlarımıza bire bir uygulansın... Parkı temizlesin, o parkı 44 seneliğine ona verelim.

    *

    Artık büfe mi kurar, işporta tezgáhı mı açar, organik domates filan mı yetiştirir, orası onun bileceği iş.

    *

    Diyeceksiniz ki:

    "Olur mu öyle şey..."

    *

    Kardeşim!

    Hatay, Kilis, Gaziantep, Şanlıurfa, Mardin ve Şırnak boyunca, 510 kilometre uzunluğundaki devasa arazinin "temizlik yapana" 44 seneliğine verilmesini aklın kesiyor da... "Temizleyen" vatandaşa o kıç kadar parkı vermeye niye itiraz ediyorsun?

    *

    Senin mahallendeki parkın, kendi vatandaşına veremeyeceğin kadar değerli de, sınırdaki arazin, el áleme vereceğin kadar değersiz mi? Değersizse, niye mayın döşedin oralara? İşsizlerin kabahati, parklara mayın döşememek mi?

    *

    Şunu da sormak

    lazım ayrıca...

    120 bin kişi alınacak.

    7 milyon işsiz var.

    Hangi 120 bin kişi?

    *

    "Çöpçü" yaptığına göre, diploma aramıyorsun... Neye göre seçeceksin? Sınav mı yapacaksın? Torpil mi?

    *

    Alt tarafı günlüğü 20 liradan çöpçülük yaptıracağın işsizler, hangi özellikleriyle işe almadığın öbür işsizlerden değerli olacak? AKP levhası gösterip, ak diye okuyanları mı alacaksın? Nedir kriterin?

    lethe84   07 Haziran 2009 17:04   aferim     (1 puan)  |   Yk 

    http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/10896965.asp?yazarid=249&gid=61

    birde burayi okuyun buda her zaman olduğu gibi güzel bir yazi.

    trakedi   31 Ocak 2009 22:46   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    El atrak istaamelu kuvva gayr mütevazine

    Pat diye sorsak mesela...

    "Sülfirik asidin formülü ne?"

    Pek bilen çıkmaz.

    "Hasan 2 salak Osman 4" desek...

    Herkes bilir.

    *

    Anlamına inmeyen, sorgulamayı reddeden, papağan gibi "ezberleten" tırışka eğitim sistemimizin sonucudur bu.

    *

    Hadi bi soru daha...

    "Mercidabık nedir?"

    *

    Savaş...

    İyi de, neyin savaşıydı?

    Niyeydi?

    *

    "Yemekteyiz" programındaki "kıymalı mercimeği" andırıyor ama, Mercidabık'tan sonra Filistin'i aldık biz... Evet, Filistin'i... 50 tane topumuz vardı. Kafalarına kafalarına gönderdik gülleleri, Memlûkler nerden geldiğini şaşırdı. 72 bin kayıp verdiler. Darmadağın oldular.

    *

    Kim bilir ne küfür etmişlerdir o zamanlar arkamızdan, "el atrak istaamelu kuvva gayr mütevazine" filan demişlerdir... "Türkler orantısız güç kullandı" yani!

    *

    "Orantılı" düşünürsek...

    Topkapı Sarayı'ydı bugünkü Beyaz Saray.

    *

    Güç, böyle bi şeydir.

    Diplomasi, hikáyedir.

    1516'da ne olduysa oralarda...

    Bugün olan da odur.

    *

    Ve belki de en kritik soru:

    "Mehmetçik Gazze'ye gitsin mi?"

    *

    Gitmişti zaten.

    *

    Takvimler 1917'yi gösterirken...

    Yani, 401 yıl sonra...

    Henüz 36 yaşında...

    Acizleşmiş devletinin götün götün gerilediğini gören, yüreği kan ağlayan bir adam, Yedinci Ordu Komutanı Mustafa Kemal, şunları yazmış mektubunda...

    "Yoğun propaganda var.

    İngiliz gizli servisi her yerde.

    Silahla yenemezler ama...

    Ahali bizden nefret ediyor!"

    slm asl pls   08 Ocak 2009 15:11   aferim     (1 puan)  |   Yk 

    Atatürk'ü sewiyoruz bugün şuan bu topraklarda yaşıyorsak onun sayesindedir..
    ama benim anlamadığım çarşafa bu kadar laf ediliyo Atatürkün soyuna bi bakın eşine,kardeşine ve annesine onlarda çarşaflıydı...
    günümüz şartlarında herkes bu tarz giyimden şikayetçi.. bence bırakın atmamızın emenet ettiği bu topraklarda herkes istediği gibi özgürce yaşasın.. kimse kimseyede söz söylemesin!!!

    first lady   08 Ocak 2009 14:42   aferim     (1 puan)  |   Yk 

    İmralı

    "İçerde" psikolojisi bozulan Abdullah Öcalan’a, 6 arkadaş gönderiliyormuş...

    *

    "Dışarda" psikolojisi normal miydi?

    *

    Hadi hepsini anladık diyelim...

    Niye 6?

    *

    Tavla oynamayı özledi desek, 1 kişi yeter... Okey oynayacaklar desek, 3 kişi neyine yetmiyor? 4’erli Japon kale maç yapacaklar herhalde diye düşünsek, 6+Apo, 7 eder, olmaz... Eksik takıma bi üsteğmen filan sokmaya kalksan, maazallah faul maul yapar, bu sefer "işkence bu" diye ayağa kalkarlar...

    Niye 6?

    *

    Dün sorduk bunu Adalet Bakanı’na...

    "Oraya çok masraf yapıyoruz; tek mahkûma lüks kaçıyor" dedi...

    E madem maliyeti düşürmeye çalışıyoruz, o zaman 66 mahkûm gönderin, daha ucuza gelmez mi?

    *

    Özetle...

    Böylesine gayriciddi ülkede, iki saniye ciddi olmaya gayret edersek, tablo şudur:

    400 milyar dolar borç.

    Gırtlağa kadar girmişsin.

    Malı mülkü satmışsın.

    10 milyon işsiz.

    20 milyon yoksul.

    Egemenlik Brüksel’in.

    Merkez Bankamda kapı gibi 70 milyar dolar var diye hava atıyorsun, IMF’ye el açmışsın, 20 milyar dolar dileniyorsun.

    *

    Bu şartlarda...

    Kendi kendine karar alamazsın.

    *

    Onun için yatın kalkın dua edin, AB’nin ve ABD’nin tek isteği bu olsun... Fasıl heyeti gönderin derse, göndereceksin.

    Bırakın derse, bırakacaksın.

    Bradmela   23 Kasım 2008 10:34   aferim     (0 puan)  |   Yk 

ahkam girebilmek için, üye olmalı veya giriş yapmalısınız.
 
etiketler; üzerimize yapıştırabildiğimiz, bizi tanımlayan ve/ya ilgili olduğumuz konuları gösteren terimlerdir.

bu etiket ile görülen ilk kişi(?) :deliCEM

Etiket-radyoaktif-ghost bu etiketin kural dışı olduğunu düşünüyorsanız, yandaki ikona tıklayıp rapor edebilirsiniz.

pilli projeleri: pilli.com: kollektif bağımsız içerik | sosyomat.com: arkadaşını etiketle | put.io: online cloud storage