1. sosyomat hesabınızla giriş yapın.
  2. üye ol
  3. parolamı unuttum
  4. giriş

yılmaz güney ile ilgiliyim diyenler

toplam 261 kişi bulundu. 20 adedi gösteriliyor.


yılmaz güney hakkında yılmaz güney

~65 ahkam var. 1 2 3 4 önceki sayfa »

ahkam girebilmek için, üye olmalı veya giriş yapmalısınız.

    Yılmaz Güney 1972 yılında "anarşistlere yardım ve yataklık yaptığı" gerekçesiyle 2 yıl hapse ve sürgüne mahkum edildi. Yılmaz Güney içeride kaldığı süre boyunca sinema ve sanat ile ilgili fikirlerini; şiir ve öykülerini o dönemde çıkarmaya başladığı Güney dergisinde yayınlamıştır. 1974'te cezaevinden çıktı. İki yıldan fazla cezaevide kalan Yılmaz Güney aynı yıl Arkadaş filmini çekti. Yine aynı yıl Endişe adlı filmi çekerken Yumurtalık ilçesindeki bir gazinoda ilçe yargıcı Sefa Mutlu'yu tabancayla vurarak öldürmekten tutuklandı ve 25 Ekim'de Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde başlayan yargılamaların sonucu 13 Temmuz 1976'da 19 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Cezaevinde sinema ile olan ilgisi devam etti. Bu dönemde yazdığı Zeki Ökten tarafından çekilen Sürü ve yurt dışnda ve yurt içinde büyük ilgi gören ve Şerif Gören tarafından Yol çekildi.
    12 Eylül döneminde kendi dergisi olan Güney'de yazdığı yazılardan dolayı yaklaşık yüz yıla yakın ceza istemiyle yargılanıyordu. 1981'de Isparta yarı açık cezaevinden izinli olarak ayrıldı ve yurt dışına kaçtı. Cezaevinden firar ettikten sonra Yol'un kurgusunu tekrar yaptı ve Cannes Film Festivali'nde ödül aldı. Yurt dışına çıktıktan sonra Duvar filmini Fransa'da çekti.

    1984 mide kanserinden ölen Yılmaz Güney, son yıllarını Paris'te geçirdi.

    playmarh   03 Kasım 2008 17:48   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    Yılmaz Güney, 1959 yılında Atıf Yılmaz'ın yönetmenliğini yaptığı Bu Vatanın Çocukları ve Alageyik isimli filmlerin hem senaryosunu yazar hem de filmlerde rol alır ve oynar. Karacaoğlan'ın Karasevdası'nda da yönetmen yardımcılığı yapar. Yeni Ufuklar ve On Üç gibi dergilere de öyküler yazan Yılmaz Güney, bir öyküsünde komünizm propagandası yaptığı gerekçesiyle yargılanır ve 1961 yılında bir buçuk yıl hapis cezasına mahkum olur.

    İki yıl sonra tekrar kaldığı yerden devam eden Yılmaz Güney, o dönemde daha çok macera filmleri çeker. Filmlerinde ezilen, hor görülen bir "Anadolu çocuğunun" otoriteye başkaldırısı vardır. Bu dönemde Çirkin Kral lakabını alır. Bu dönemdeki en önemli Lütfü Akad'ın yönettiği ve kendisinin yazdığı bir film olan Hudutların Kanunu'dur. Bu dönem boyunca oyunculuğunu geliştiren Yılmaz Güney, abartısız ve yalın oyunculuk anlayışı bu dönemde artık oturtmuştur.

    playmarh   03 Kasım 2008 17:47   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    Yılmaz Güney'in gerçek adı Yılmaz Pütün'dür. 1937 yılında,topraksız bir köylü ailenin iki çocuğundan biri olarak dünyaya geldi.10 yaşındayken evden kaçarak Adana'daki akrabalarının yanına gitti. Bir süre Kemal ve And Film şirketlerinin bölge temsilcisi olarak çalıştı. Üniversite okumak üzere Ankara'ya gitti ve Atıf Yılmaz ile tanıştı. Bu süreçde bir yandan da hikayeler yazıyordu. Daha sonra Atıf Yılmaz'ın da desteğiyle sinemada çalışmalarına başladı.

    16 Mart 1972 tarihinde hakkında açılan bir dava nedeniyle tutuklandı. Yapılan yargılama sonucu 10 yıl ağır hapis ve sürgün cezasına çarptırıldı. 1974 Eylülünde, bir cinayet olayına adı karıştı ve on dokuz yıl mahkum edildi. Cezaevindeyken GÜNEY adlı bir sanat-kültür dergisi çıkardı. 13. sayıdan itibaren ülkede ilan edilen sıkıyonetim sonucunda dergisi kapatıldı ve hakkında yazdıklarından ötürü 10 ayrı dava acıldı. İstenen ceza toplamı yüzyıl idi. 1981 Ekiminde izinli olarak çıktığı Isparta Cezaevi'ne bir daha dönmeyerek yurt dışına çıktı.

    playmarh   03 Kasım 2008 17:47   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    tüm gömleklerimin mavi ve tonlarında olmasına neden olan bu cografyaya ait olabilmiş az sayıda ki t.c aydınlarından...

    nycm   29 Ekim 2008 14:10   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    Düşünce Özgürlügün Kınıyorum

    NartCheku7   29 Eylül 2008 19:36   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    "arkadaşlar!
    dışarda bir şeyler oluyor farkında mısınız?
    uykuda olanları sarsın, uyandırın. herkese söyleyin, yakında ışıklar kesilebilir.
    karanlıkta ne yapacaksınız?" diyebilmiş sinemaya Atıf Yılmaz'ın kazandırdığı şahsiyet

    tarlatan   22 Eylül 2008 18:28   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    ''yağız bir gençti..bütün gün boyunca bizi dinledi hiç konuşmadı ..arada bir sigara yakar devam ederdi dinlemeye.söylecek çok şeyi vardı ama söylemenin de bir zamanı yeri olduğunu düşünüyordu..şahin bakışlıydı.insan ürküyordu.taa o zamanlar belliydi büyük adam olacağı.yaşıtları gibi eylemden eyleme koşmuyor kendini yırtmıyordu.çok sıcak kanlıydı ama bazende buz dağı gibi oluyordu.ne düşündüğünü tahmin edebilmek imkansızdı..''

    hatırlamıyorum adını ..okuduğum bir kitaptan Yılmaz Güney anısı..severim saygı duyarım kendisine.filmlerine hayranım.ve dünyaya sesini duyurabilmiştir kısa sürede.. ve dünya sinema eleştirmenlerince 'eğer yaşasaydı gelmiş geçmiş en iyi yönetmenler' listesine adını yazdırabilecek biri olarak anılıyor..büyük bir kayıp ama büyük bir aşktı bizimki..inancımız vardı ve hala devam ediyor.kalbimizdesin Yılmaz abi..

    keoma   20 Eylül 2008 15:32   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    Canım, Sevdiğim, Yüreğim

    Bu duvarlar yetmiyor bizi ayırmaya bilesin...
    Bu parmaklıklar, bu demir kapılar, bu hava, inan...
    Bazen bir yumrukta yıkacak kadar güçlü,
    Bazen bir serçe kadar güçsüzsem, bir nedeni vardır...
    Hangi zorluğu yenmemiş insanoğlu.
    Hele taşıyorsa içinde bu insanca sevgiyi.
    Güzel günler zorlu duraklardan geçer sevdiğim.
    Damla damla birikiyor insan.
    Damla damla sevgili...
    Bir gün akıp gideceğiz hayata...
    Duvarlar yıkılacak, açılacak bütün kapılar bilesin.
    Benim yüreğim sensin şimdi, seni vurur durur...
    Ve yine damla damla çoğalıyorsun içimde.

    Yılmaz Güney

    deniztutkunu   13 Eylül 2008 15:28   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    ben küçükken yılmaz güney olmak isterdim :) bizim evde hiç sevilmezdi ben içten içe severdim söyleyemezdim:) artık büyüdüm söyleyebiliyorum:))

    aneyunami   15 Ağustos 2008 02:55   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    hayat bize
    mutlu olma şansı
    vermedi sevgili
    biz kendimizden
    başka herkesin
    üzüntüsünü üzüntümüz,
    acısını acımız yaptık
    çünkü. Dünyanın öbür
    ucunda hiç tanımadığımız
    bir insanın göz yaşı bile
    içimizi parçaladı. Kedilere
    ağladık, kuşların yasını tuttuk...
    Yüreğimizin zayıflığı kimi zaman hayat
    karşısında bizi zayıf yaptı. Aslında
    ne güzel şeydir insanın insana yanması sevgili...
    Ne güzeldir bilmediğin birinin derdine
    üzülebilmek ve çare aramak. Ben bütün
    hayatımda hep üzüldüm, hep yandım.
    Yaşamak ne güzeldir be sevgili...Sevinerek,
    severek, sevilerek, düşünerek... Ve o
    vazgeçilmez sancılarını duyarak hayatın...
    BU ŞİİR HERŞEYİ ANLATMIYORMU SİZCE

    comagene   21 Temmuz 2008 16:00   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    duvar gibi bir karın ağrısını musallat eden adamdır yılmaz güney o karın ağrısıdır ki cezaevlerinden ve insanlık halledrinden tiksinirsiniz sadece politik değildir yılmaz güney filmleri kuru mesaj değildir allahına kadar sanatsaldır

    boscakal   11 Temmuz 2008 00:19   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    Bu Alemde Kral Tanımam!

    Sen hiç ölümün gölgesinde özgürlügü yaşadınmı
    Bir garibanın elinden tutupta hiç kadere rest çektinmi
    Alçağın adisine ispiyoncusuna kurşun yağdırdınmı
    Dedim ya gülüm ben bu alemde kral tanımam

    Sen zevkini sefanı sürerken ben hayat okulunu okuyordum
    Sen elin cilalı mermer taşlarında kibar beylerlen dans ederken
    Ben hergün azraillen dans ediyordum
    Dedim ya gülüm ben bu alemde kral tanımam

    Sen sıcak yatağında rahat uyurken
    Ben ise parçalanmış vucudumun acısıyla mahkeme duvarlarına
    Yaslanmış,gelmeyi bilmiyen karanlığı bekliyordum
    Dedim ya gülüm ben bu alemde kral tanımam

    İdam sehpasında bir mahkum yaşamayı ne kadar çok istiyorsa
    Bende seni o kadar çok seviyorum..
    Aşıma katmadım haram,güzel çirkin aramam
    Yanlış yapanı tanımam... bu senin içinde geçerlidir gülüm
    Dedim ya gülüm ben bu alemde kral tanımam..!

    Yılmaz Güney

    serro   07 Haziran 2008 16:25   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    ...hayat bize
    mutlu olma şansı
    vermedi sevgili
    biz kendimizden
    başka herkesin
    üzüntüsünü üzüntümüz,
    acısını acımız yaptık
    çünkü. Dünyanın öbür
    ucunda hiç tanımadığımız
    bir insanın göz yaşı bile
    içimizi parçaladı. Kedilere
    ağladık, kuşların yasını tuttuk...
    Yüreğimizin zayıflığı kimi zaman hayat
    karşısında bizi zayıf yaptı. Aslında
    ne güzel şeydir insanın insana yanması sevgili...
    Ne güzeldir bilmediğin birinin derdine
    üzülebilmek ve çare aramak. Ben bütün
    hayatımda hep üzüldüm, hep yandım.
    Yaşamak ne güzeldir be sevgili...Sevinerek,
    severek, sevilerek, düşünerek... Ve o
    vazgeçilmez sancılarını duyarak hayatın...

    Yılmaz Güney

    idareci   28 Nisan 2008 13:55   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    yol (L)
    ve daha nice filmi ve düşünceleriyle tam bir idol niteliğindeki baba insan.

    VaLentinE96   28 Nisan 2008 13:42   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    ülkemızde sonu kotu bıten fılımlerının baslangıcını yapan degerli sahsıyet

    brkt   17 Mart 2008 20:33   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    hiçbir zaman ayrımcı bir yönüm olmadı. yılmaz güney hakkındaki kesin çizgilerle ayrılan fikirlerim şu sıralar karmaşık. bazen onun kürt milliyetçiliği yapmış olup devlete karşı nasıl ayaklanılacağını anlatan filmler yaptığını düşünüyorum. bu fikrimi henüz kesinleştirmiş değilim.

    infatuationlove   16 Mart 2008 14:21   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    pek severiz...abiyi

    Dogucan   01 Mart 2008 13:30   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    hele bir bakışları var

    sustalipiyano   20 Şubat 2008 15:18   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    sevgili,
    yetmiyor 'sevgili' sözü
    tek başına. karşılamıyor
    içimi dolduran duyguyu.
    oysa ben 'sevgili'
    derken neler
    düşünüyorum bilsen.
    sonsuz, bir güneş,
    bir yudum rakı,
    çiçeğe durmuş ince bir
    bahar dalı,
    oğlumun sıcak yanağı..

    psykhe   20 Şubat 2008 15:15   aferim     (1 puan)  |   Yk 

    anlatilan odur ki, kizdigi bir yapimcidan hirsini almak icin karisini ayartarak beraber olmustur...feodal kafali eski tip iyi bir solcudur.

    QuestionMarx   04 Şubat 2008 00:20   aferim     (0 puan)  |   Yk 

ahkam girebilmek için, üye olmalı veya giriş yapmalısınız.
 
etiketler; üzerimize yapıştırabildiğimiz, bizi tanımlayan ve/ya ilgili olduğumuz konuları gösteren terimlerdir.

bu etiket ile görülen ilk kişi(?) :r6b

Etiket-radyoaktif-ghost bu etiketin kural dışı olduğunu düşünüyorsanız, yandaki ikona tıklayıp rapor edebilirsiniz.