aman benim bulunduğum yerde neredeyse her gün yağmur yağıyor.insana fenalık geliyor devamlı uyumak istiyorsun
neden insanlar donuna kadar ıslanmayı güzel bulurki hıh saçma romantizim ayakları işte
liman'ın yayıncılık macerasını başlatan kitap. ki kanımca gayet iyi bir başlangıçtır.
katılmıyorum,romantizm ıslanmakla olmaz,izlemek daha bi romantikit,hem görsellilk,hemde biraz derinlere dalmak acısından izlenmelidir,tepemden sular süzerken ben derine dalamıyom abi
edit:balistik diye bi film vardı bu filmde antonio banderas(yanılmıyosam)'ın oynadığı karakter bardan cıkarken yağmur yağmaktadır,ağzındada sigara vardır,dumanı öle bi üfler o duman öle bi cıkarki azğından,bide cekim ağır sekilde yapılmıştır,harbi öle bi hava verilmiştirki,adamın yağmurda yürüyesi saatlerce ona benzyesi gelir :P yedinci sanatın güzelliği.
ağrılı bir ekim yağmuru bulursunuz sonbahara önlem sandık dibi ceketlerinizden birinin cebinde, ve yürümeye başlarsınız. tedirgin bir "yolun sağından mı yürüsem yoksa solundan mı?" kararsızlığını ve kapının önündeki su birikintisini atlattıktan sonra şöyle bir bakarsınız önünüze. güzel bir manzarayı kötü bir manzaradan ayıran nedir? yalnızlıktır elbette. mona lisa'nın gözlerindeki esrik ifade bile yalnızlık kokar ve yağmurdan sonra yalnızdır bütün kentler. yağmur sonrası bilinçaltımızı deşeleyen o koku da yalnızlığın kokusudur.
ekim sarhoşluğunun bulanık düşlerine inat soğuk bir rüzgar eser önce. yağmur damlaları ayaklarınıza kapanır, o yağmurda yakılan sigaranın tadını hiç bir barda, hiç bir içkinin yanında ve hiç bir kadının nefesinde bulamazsınız. metruk, cilası yağmurdan menkul arabaların ve lojman grisi apartmanların arasından ana caddeye çıkarsınız. bir su birikintisini kültablası yapıp söndürürsünüz sigaranızı. asfaltın siyahına doyar ayaklarınız ve ıslak ellerinizi cebinize sokup bir şarkı mırıldanmaya başlarsınız;
ya yolu kaybettim ya ben kayboldum
ne olur bir yerden karşıma çıksan
tepeden tırnağa sırılsıklam oldum
içim ürperiyor ya evde yoksan
o yağmur ıslattığkça bütün hüzün akıp gitmez mi elleirmin arasından iişte ozaman daha çok anlıyorsun bunun güzelliğini...
hele de sabah hava daha aydınlanmak üzereyken
yanında da sevdiğin varsa
ewet guzeldi arabistan denen yere çalışmaya gelene kadar @!'+%&//(/)(
koşmak daha güzel:))
altında yürünecek yağmur kalmadıııı, çok korkunç, en son yağmur yağdığında yeni sildiğim pencerelerim dışarıyı gösteremeyecek kadar kahverengiydi :(( artık güzel değil.. :(
yağmur iliklerine kadar ıslandınmı yağmurdur
gözyaşlarının görünmediği kadar yağmurdur
umutlarını alıp götürdüğü kadar
ve herkes çatı altına sığınırken sen kafan önde yürüdüğün kadar senindir yağmur..
sevgilimi aldattığım çocuk benimle yağmurda elele dolaşırdı sevgilim evde tv izlerdi
ertesi gün ki ilk hapşuruğa kadar
koşmak daha da güzeldir bi de kulaanda bangır bangır müzik olcak offfssss
güzeldir elbet hemide romantiktir heleki yanında sevdiceğin varsa ama hafif yağmalı fazla ıslanmadan tadına varmalı...
not always but sometimes
asla deildir ıslanmak kötüdür bikere. sıçana döncen donuna kadar neymiş huzur romantizim falan bırakın arkadaşım niye herkes çiseleyen yaamurda yürüyo o zaman böyle testisli fırtnıada yürüsenizde! yemiyo dimi
yağmurumu kaldı bu havanın
herhalde güzel