yaşamak ile ilgiliyim diyenler
toplam 24 kişi bulundu. 20 adedi gösteriliyor.
yaşamak hakkında

~ ahkam var.
1 2
önceki sayfa »
Yaşamak her sabah yeniden doğup, Akşamına inkar etmektir ölümü. Bazen gülmek ağlamak, Bazen de sövüp saymaktır. Aynı taşa iki kere,üç kere Dördüncüsünde yine takılmaktır, Yaşamak bazen aptallıktır işte böyle. Bazen de taşı yerine koymaktır sessizce, Ya da taşı alıp fırlatmaktır denize,gizlice. Yaşamak ne var olup ne de yok olmaktır, Yokken var gibi,varken de yok gibi davranabilmektir. Yaşamak en ciddi halinde ortaya çıkıp, En doğal halinle konuşmaktır,özgürce. İçinde ki fırtınayı serbest bırakıp Uzanmaktır bir tomurcuğa,ama dokunmamaktır. Hayalet gibi dolaşmaktır ortalıkta, Sessizce dokunmaktır ihtiyacı olana. Yaşamak mı...? Yaşamak bambaşka bir şey yaşamak Ne var olup ne de yok olmaktır Ama ölünce kesinlikle var olabilmektir yaşamak.
cafer karaarslan
nefes almaya iştikal ettiğinde sadece yaşamak olmaktan çıkar...
yasadıgını sanmaktır yasamak :)
"Yaşamak bir sanrı değilse öcalınmak gerektir" demiş İsmet Özel.
Elbet bir bildiği var
bu çocukların kolay değil öyle genç ölmek yeşil bir yaprak gibi yüreği koparıp ateşe atmak pek öyle kolay değil hem öyle bir ağaç ki şu yaşamak denilen şey her bahar yeniden yeniden tomurcuklanır da yalnız bir bahar çiçeklenir a benim gülüm!
ulaştırma bakanlığına gidip "gece 12 arabasına istanbul bileti verirmisiniz" dersin, daha sonra ulaştırma bakanı Binali Yıldırım gelir "bin Ali, yıldırım gibi gidecez bugün istanbul'a" der ya hani.işte yaşamak öyle birşeydir bence. Bence BMC.
hakkından gelmek
insanoğlu, ''çocukluktan sıkılırlar ve büyümek için acele ederler.ne var ki çocukluklarını özlerler. para kazanmak için sağlıklarını yitirirler; ama sağlıklarını geri almak için para öderler.yarından endişe ederken bugünü unuturlar.dolayısıyla ne bugünü ne de yarını yaşarlar.hiç ölmeyecekmiş gibi yaşarlar; ancak hiç yaşamamış gibi ölürler.''
Denizler mavi, ormanlar yeşilse, dağlar da ister renkleri, yazı ayrı baharı ayrı kışı ayrı, şarkılara türkülere yol olur bu renkler, yoksa gökyüzünde parlayan güneş midir? Dünyamızı aydınlatan! Ben aşk yorgunuyum rüzgârlar yapraklarımı döktü, karlar üşüttü, yalnızlığın Everest’in boyunu geçtiği günlerdeyim.
Umutlarım, ilk bakışım, bahar kokum, aşk şarkım, nerdesin, dudağında hangi türküler var, mehtabın güzelliğine bakar durur musun? Seni hilesiz sevdim, anlamlı ve duygulu sevdim, yüreğime dökülen her damla kanda bir çiçek açar ve acılarla tomurcuklanır hayallerim. Yitirdiğim sesin, boynu büküklüğüm, iklimsizliğini yaşadığım şehirler. Hüzün akan gözlerime bakabilseydin, yalnızlık ve senle dolu bir yaşamı görebilirdin. Çıkarsız sevdiğim güzel, bir tek seni sevdim.
Yollarda yeller serin eser, ela gözlerinde uçan güvercinler üşür mü şimdi? Sevdamız tek kaldı ya, hani baharı içime gömdüm ya, türkülerim sevgilisiz ya, sen yüreğime kor oldun ya, heveslerim buz tuttu ve yüreğim yüreğinde kaldı ya, bildiğin gibi.
Bu gözlerin suları çekilirse bir gün, bir kürek toprak sende at ne olur. Kuşlardan önce gidersem bu kentlerden, acılarımda seni bir gün mutlaka bulur. Yokluğum ölüm değil elbette, ama ölüme doğan bir gün be gülüm.
Unutamadığım, yar diye kollarıma aldığım, gecelerin gizinde kaybolan isyanlarım, beyaz badanalı duvarlara sıvadığımız günler, doyamadığım hazzım, içimdeki yangınlarım ve içime çektiğim kokularınla, içim doldu gülüm, içim doldu. Sevdamın lale devri, aradığım Leyla’m, yiğitliğimin türküsü, deryalarımın pınarı, olmadığın günlerimde yaşamak ve sen anla işte.
Yaşamak; gecenin zifiri karanlığına rağmen camdaki buğuya güneşi çizebilmektir derler. "Akşam olup, gecenin zifiri hüznü çökünce üzerime, kafamı kaldırıp gökyüzüne bakıyorum önce. Sonra, çiziyorum güneşin resmini camdan yansıyan buğulu gözlere... Kim bilir belki de bu yüzden evdeki tüm camlarda çizilidir gözlerin, gözlerindeki güneşim.."
gucsuz oldugun zamanlar da dahi guclu olabilmeyi bilmek.mecbur kalmak,risk almak,sakli kalmak!
yalniz olmak,yapayalniz olmak,kalabaliklasmak,parcalanmak,buyumek.ogrenmek ogrendikce sevmek,anlamak anladikca uzaklasmak gibi. kirlenmek,degismek,sevmek,sevdikce uzaklasmak,sevdikce baglanmak.baglandikca esir olmak! ozlemek,sevmek sevdikce ozlemek,ozledikce baglanmak! kizmak,hayran kalmak,saklamak,saklamayi ogrenmek,saklanmayi ogrenmek.alismak,carpismak,karsi cikmak,tanimak tanidikca nefret etmek.sarilmak dort elle sarilmak.sonuncu olmak,ilk olmak,kazanmak,kaybetmek gibi!aldanmak,aldanmak,aldanmak bazen de aldatmak.barismak,hic olmadigi kadar ayni olmak.beklemek,beklentisiz olmak zaman zaman kaybolmak.ve yeniden bulmak.yaşamak bu hayati kopyasi olmadan.aslina uygun olarak!zanaat
en iisi olarak yaşamadıktan sonra çoğu zaman anlamını yitirio ama güzel şey yaşamak yaşadığını hissettğin sürece...
bazen ellerinin terlemesi,kosar adimlar ile kacmak, bazen korkunc seylere inanip esiri olmak,hic bir seye inanamamak kimi zaman.dusunmeden yasamak,dusunmeden konusmak,dusunerek harekete gecmek,dusunerek konusmak arasinda gidip gelmek,tutarsizlik bazen!
her amacin sana hizmet etmesi yahut hic bir seyin senin ile baglantili olmamasi!senin amaca hizmet etmen kimi zaman. gulup gecmek o eski durdugun duraktan. hemen ardindan aglayarak geriye kosmak, vazgecmis gibi olurken yeniden tutulmak,tutuklu olmak. kurcalamk her dusunceyi derinden yahut geri gelmesi umursamazligin. susmak,susmak,susmak delicesine mutluluktan cosmak, sonra bitmesi gibi her anin derin bir uzuntuye kapilmak.konusmak,konusmak,konusmak.yine susmak. yollar arasinda kalma,yolculuk etmek,yoldan cikmak,yol almak... yaslanmak.yaslanmak bilerek ve gulumseyerek.verildigi icin minnettar olunacak bir omur. kimi zaman unutmak.tum hediyeleri,tum inanclari,tum: baslangiclari,sonlari,gunleri,geceleri,dunleri yarinlari,ani,anilari,yarinlari,yarinlari. gulumseyerek bakmak,bakarken gulmek,gulerken aglamak,aglarken gulmek... tum fotograflar gibi,tum sarkilar gibi,tum hikayeler gibi,tum hayaller gibi.icinde,disinda,ortasinda ve dahi altinda kalmak.altindan kalkamamak.durmak,kalmak,gitmek. iste yaşamak yazilacak daha cok sey olmasi demek..durdugun,kaldigin,oldugun,gittigin yerden devam etmek demek.demek oyle!
herşey senin elinde!
yaşamak,buzdolabı kıvamında bi espriye ölürcesine gülmek sonra bakıp haline gülmek gülmüş olmana gülmek bocalayıp,utanmak,sıkılmak bir limon gibi ve sonra ağlamak,güldüğüne gülemediğine
o_-
bazen acı bazen tatlı. akıntıya takılıp sürüklenmek..
yaşamak
sevebilirim hem de nasıl dile benden ne dilersen canımı, gözlerimi kızabilirim, ağzım köpürmez ama devenin öfkesi hiç kalır benimkinin yanında anlayabilirim çoğu kere burnumla anlayabilirim, yani en karanlığın en uzaktakinin kokusunu alarak ve dövüşebilirim. doğru bulduğum, haklı bulduğum güzel bulduğum her şey ve herkes için yaşım başım buna engel değil
YAŞAMAK
Biliyorum, kolay değil yaşamak Gönül verip türkü söylemek yar üstüne Yıldız ışığında dolaşıp geceleri Gündüzleri gün ışığında ısınmak Şöyle bir fırsat bulup yarım gün Yan gelebilmek Çamlıca tepesine Bin türlü mavi akar Boğaz'dan Her şeyi unutabilmek maviler içinde
Biliyorum, kolay değil yaşamak Ama işte Bir ölünün hala yatağı sıcak Birinin saati işliyor kolunda Yaşamak kolay değil ya kardeşler Ölmek de değil Kolay değil bu dünyadan ayrılmak
ORHAN VELİ KANIK
yaşamamak..
şimdiye kadar düşünmediysen bakma içinde ne var küçük ir kitaptır yaşamak elinde tutmaya yarar
cemal süreya
 |
bu etiketin kural dışı olduğunu düşünüyorsanız, yandaki ikona tıklayıp rapor edebilirsiniz. |
|
|