bir ada hikayesinin 4. kitabının akıbetini bilen varmı??
eserlerinde türk mozağini harmanlayarak ideal türkiyeyi kulaklarımıza fısıldayan aşmış kişilik bir ada hikayesi üçlemesini okumadan roman okudum denmez ayıptır tü kakadır
dilimize romanlarıyla güç katan ulu bir çınar. kitapları en güzel hediye bizlere, ülkemize. gözünüzün içine bakması yeter. insanı çarpar, hipnotize eder. edebiyatımızı gürül gürül besleyen bir çağlayandır yaşar kemal.
ortadirek, yer demir gök bakır, ölmez otu üçlemesi; ağrı dağı efsanesi; nokta hariç noktalama işareti içermeyen yazımı; şairane dili..
sevilmez de ne yapılır..
hazırlıkta yaşar kemalden bahsedilirken yashar kemal yazılıodu
ince memed toroslardan inledi buğurcular kulak verip dinledi
onyedi kurşunu yedi ölmedi
dayan ince memed dayn gidelim kardaş gidelim
İnce Memed'i okumamış hiç kimse "türkçe edebiyat"tan haberdar olduğunu söylememelidir. Çünkü İnce Memed, yalnızca bu coğrafyanın değil, tüm dünyanın ortak malı ve kültür mirasıdır.
Bu denli devasa eserler üretmiş böylesine kocaman bir sanatçıyla ilgili dahi pervasız ve hesapsızca, hatta bilmeden ve de düşünmeksizin ifadeler kullanma hakkını bulabiliyoruz kendimizde zaman zaman, maalesef! Acaba hangi eksikliğimizdir bizi bu denli savrukluklar etmeye iten, kim bilir!
Yaşar Kemal, esasen Türk kökenli olmamasına karşın, Türkçe'nin ve yeryüzünün yaşayan en büyük yazarlarından olmuştur nihayet... ve bu da takdir edilmelidir yalnızca... bu çaptaki isimleri eleştirmek yerine, bizler yeni ve daha büyük şeyler yapmak için harcasak o genç ve diri enerjimizi!
ince memed .... inceden bir haykiriştir.... ustamin haksizliğa eşitsizliğe karşi...
Türkiye Barışını Arıyor konferasının -açılış ardından- ilk konuşmacısıdır. Konuşmasında; "Gerillanın adına terörist dedik, köyleri boşalttık, insanları öldürdük ama o halk (Kürtler) hala "barış" diyor... 'Türk'ün Türk'ten başka dostu yok.' diyenler yanılıyor; Türkün Türk'ten başka dostu var, Kürtler'dir." demiştir. Kendisi Türklerden çok şamar yemesine rağmen hala kardeşçe halkların barışını savunan, Türk dostu -tipik- bir Kürt'tür. "Kendisi, Türkçe'yi nasıl kullanır?" sorusunu size bırakırım; tanık sizindir hakim bey :)
kürtmus ne oldu yani simdi sen ona kürt dedin diye artık ondan nefret mi etmem gerekiyor ya da sırf kürt oldugu icin daha severek mi okumalıyım kitaplarını?ne oldugu umrumda bile degil tek bildigim tartısmasız en iyi yazarlarımızdan biri oldugudur.
babam ablamın sevgilisi icin soyle demisti zamanında ince memedi okumamıssa ona kız mız vermem haberi olsun
ince memed bir yana cakırcalı efe adlı romanı kesinlikle okunmalırdır bence.
"Gören Homeros" tanımı ona en yakışan tanım olmuş.
Yaşar Kemal'in okuduğum romanlarında ortak nokta kötülerin bir şekilde cezalandırılmasıdır.
Hayal gücü,tasvirleri,olayı yaşanır kılan faktörleri okuyucunun kalbine yer eden bir yazardır.
Eşi ve benzeri olamaz onun.Belki çok büyük bir iddia olabilir ama benim okuduğum ve yaşayan en büyük romancı Yaşar Kemal'dir.
**
En sevdiğim serisi-daha sonuncu cildi 20 yıldır yazmamış olsa bile-Akçasazın Ağaları 1 ve 2.
**
Hayatını Alain Bosquiet'in kaleminden okuyanlar ona daha fazla hayranlık duyacaktır.
**
Bir karıncayı bir ressamdan daha iyi kim anlatabilir sorusunun cevabı yine "Gören Homeros"tur.
bir zamanlar bir söyleşisini dinlediğimde, ince memed romanlarına ilişkin bir okurunun, çukurovanın anlatılandan çok farklı olduğu dolaylamasına çok sinirlenen, huysuz ihtiyardır... romanları ,tasvirlerden hoşlanan ben gibi okurların keyifle başlayıp kitapları bitene kadar elinin yapışkanlığı geçmeyecek akıcılıkta ve ustalıktadır. diğer yandan, tasvirlerden hoşlanmayan ancak okumak isterim ben de diyen okurların bu bölümlere peygamber sabrı getirerek kendilerine,kitabın sayfalarında gözlerini soldan sağa gezdirmeleri şahane olacaktır.. ilk bölümler bitti mi,anlatılanlar sizi sarıp sarmalar... uykusuz ama sizi kavrayıp avucuna alan bir anlatımla yiter gidresiniz bu boyuttan bir süreliğine...
cemil meriç kendisi için " türk edebiyatı namına okuması yazması olmayan bir panayır soytarısı demiştir. !"
böyle güzel entellektüel biri olamaz
hem kitaplarındaki tasfirleri
hem de gercek tasfirleri gayet yerinde olan bir yazarımız
vandal mimar, üşenmemiş, uzun uzun anlatmışsın, ben benzer birşeyi pkk militanlarına gerilla ogün samasta terörist diyen güzel yurdumun şaşkın güruhu etiketinde, kısa keserek anlatmıştım.
Zaten sorun şudur, bir romancının adıyla açılmış etikette romanından çok (romanından çok da cılız kalıyor aslında, burada edebiyatıyla ilgili hemen hemen hiç ahkam yok, daisy neeuq hariç, o da sallapati), şurada şöyle demeç verdi diye ahkam kesiliyorsa bir oturup düşüneceksin. Hemingway etiketine tıkladığında, paso "Nixon yönetimine karşıydı" benzeri ahkamlar okumak gibi bir his. Gündemi, gündemin ötesini zerre kadar iplemeyen insanlar, formasyonu buna yetmeyecek insanlar tartışıyor.
- Yüce Türk Milletine çok büyük hata yapmış, şamar vurmuş kişi. Bu yaştan sonra Nobel alsa ne olacakmış ki?
bu ülkede dağa çıkan adama anar$ik sıfatı uygun görülüyorken; kropotkin, bakunin, stirner ve daha nice bu konu hakkında kafa yormu$ insan evladı hiçe sayılmı$ olmuyor da yaşar kemal'in gerilla prensibi ile çalı$an bir örgüte "gerilla" demesiyle ikinci orhan pamuk olma hevesine kapıldığı iddia etmek, ne oluyor da (saksı mı dü$üyor kafamıza bilmiyorum artık) çok mantıklı, yurtsever bir bakı$ açısına dönü$üyor?
ilginçtir, google'a "guerilla" yazıp kar$ınıza çıkanlara bakarsanız "h..iktir bunlar da mı?" deme ihtimaliniz, "terrorist" yazınca çıkanlara oranla daha fazladır. demek istediğim; "gerilla kavramı mücadele içerir, haklılık payı vardır" vs. değil fakat; teröristin anar$istle bir tutulduğu bir bilinç seviyesinde yaşar kemal'in bu beyanatını pkk yanlısı bir söylem olarak görmek bu bilinç seviyesine hizmet etmekle e$değer bir bakı$ açısı. buna da sebep olan $ey kalıpla$mı$ dü$ünce sistemlerine tamah etme zorunluluğudur. bir tarafta bebek katili abdullah öcalan'a duyulan nefret dururken; diğer tarafa "pkk'yı terörist olarak görmeyen yaşar kemal" koyulur ve halk da bu iki uç arasında, neredeyse elli yıldır yaptığı basit harmonik harekete devam eder zira böylesi çok ki$inin i$ine gelir. "vay demek öyle" diyerek kli$e linç mantığında çığır açmak ve gündemi harlamak için kullanılan basit bir stratejiden ibarettir bu ve ne yazık ki üzücü.
takdir edilir ki fikir beyan etmenin adı sadece "laf soku$turmak", "ele$tirmek" değildir ve bu minvalde yaşar kemal'in verdiği siyasal demeçler (ki olay siyasi demeç de değil; 1000 kelime arasından tek cümle çıkarılıp servise sunulmu$ resmen) adamın yazar kimliğinden bağımsız biçimde ele$tiriye tâbi tutulmamalıdır. bu adam ay$egül los angeles'ta kitabının yazarı değil ki biz ele$tiri yaparken kar$ımızda seçim otobüsünün tepesinde elinde mikrofonla dikilmi$ bir yaşar kemal hayal edelim.
durmu$ saatin dahi günde iki kez doğruyu gösterdiği bir evrende ya$ar kemal'i pkk sempatizanı olmakla suçlamak, "bize çok yanlı$ yaptı" demek yüzlerce yıllık gerilla tabirinin daha evrensel bir tabir olu$unu es geçmekle mümkün elbette. çıkıp "türkçe'de gerilla diye bir kelime yoktur, ya$ar kemal bunu pkk'yı savunmak için bilmemneresinin ta derinliklerinden çıkartmı$tır" da diyebiliriz, her$eyi deriz; fakat mübalağa ile varılan noktanın "bütün dünya bize kar$ı" cı tavrın daha lokal alanlarda maraza sebebiyet verdiği açık. ülkenin doğu sorununu halledebilmesi için ihtiyacı olan $ey; üç günde bir birilerini vatan haini ilan edip yaratılmı$ suni gündemlerle ülke tarihinde önem arz eden/edecek ki$ilikleri sırf evrensel dü$ünüyorlar diye yargılamak değil, objektivizm ve sağduyudur. yoksa hepimiz müthi$ yurtda$larız, dü$ünme yetimiz ülke gerçekleri sözkonusu olunca trajikomik bir hal alabiliyor. galeyana gelmekte ise üzerimize yok.
tasvirleri çok uzun olduğu için baysa da, diğer anlatımlar su gibi akıp gider. bütün bir gün uyumayıp bitirdiğim kitapların yazarıdır.bir ada hikayesi dizisinin son kitabını çıkarsa ölmeden. yoksa biz de meraktan öleceğiz.yok ya aslında hiç ölmesin, hep yazsın.
Türk edebiyatı'nın yaşayan son çınarı. Başından geçen onca badireden sonra bile hala güleryüzünü ve esprilerine insanlardan eksik etmeyen, sohbeti hoş kibri olmayan kişilik...
eserlerinin önünde hepimizin eğildiği, baba dediği bir yazarımızdır.
bir barış konferansında yaptığı Türk ile Kürt'ün kardeş olduğu açıklamalarına katıldığım ama yine aynı konferanstaki 'dağdaki gerillayı terörist yaptık' açıklamasıyla, ülkemi kana boğanları haklı gösterme çabasıyla (şahsen) büyük hayal kırıklığı yaratmıştır.
türk edebiyatının tasvir ustasıdır.sadece mekan tasviri verirken hangi arada olayı anlatır da anlarsınız belli değildir.ustalığı buradan gelir ki halk hikayelerini de ondan iyi anlatan olamaz sanırım.zavallı bir hocamız orhan pamuk nobeli aldığında yaşar kemal için çukurovanın tozlu yollarıyla nobel alınmaz gibi bi yorum yapmıştı, anlattım ama anlatmaya değmez aslında..zavallı...