En iyisi herşeyi sineye çekmek
Ağır bir kitle gibi davranmak
Kendini rüzgarın önüne kattığı değersiz bir nesne gibi hissetmek
Başka bir ayartıya uyup gereksiz adım atayım dememek
başkasına hayvansı gözlerle bakmak
Sözün kısası yaşam denilen heyelandan arta kalmış ne kadar cılız nesne varsa
Hepsini çökertip ezmek
yani en son gömüt sessizliğini büyütmek
başka bir şeyin varlığına izin vermemek
kafka demiş doğru demiş...
içinde bulunduğu toplumun kurallarını,ahlakını,söylemlerini kendine uygun görmeyen kişinin yalnızlaşmasıyla hissettiği durum.
tehlike sendromu..tehlikeli,tanımadık psikolojilere bürünmek kişinin hata yapma payını arttırır..kendini bul!heryerde kendin ol diyorum
sevgilerle.:D
bir ben var benden içerü henüz tanışmadık bundan mütevellit yabancıyım ruhuma
Bay cingılbört(Y)
insana yabancı birini aramak zorunda kalmak.
Bunun dışında demode bir "sosyalleşme" metodur.
Toplumlar sınıflandırılır ve "öc ile kin" yüceltilir.
Bunların hepsi de "iyi şeyler" adınadır bu arada.
Devletleşmiş otokratik bir klancılığın "aydınlık çağı" olarak
"seçme hakkı" Üni. mezunun oyu 5 oy sayılsın demeye varıncaya dek, sonuna dek o özel ve tüzel, kamulaşmış ve özelleşmiş demokratik uykunun "seçtiklerine" batar da batar, bir kabustan diğerine koşarlar, her defasında bir kuşak daha aptallaşmış, bir kez daha moronlardan bilim adamları yaratmanın yolları bulunmuş ve bir kez daha ruhsuzlardan sanatçılar sağılmış, halka mal olmuş, gazete olmuş, ceviz kabuğu, big brother olmuş, işi gücü, anası babası konu komşusu çoluk çocuğu olmuş olarak, hep daha "yitmiş" daha "hayvan" daha "düşman" olarak...
yabancılaşmış insan yalnızca küçülmüş, zavallılaşmış, kısırlaşmış, ama henüz özü bozulmamış insan değildir. yabancılaşmış insan bundan daha da ötede, kendi aleyhine dönmüş, kendi varlığının düşmanı haline gelmiş insandır. yabancılaşmada insan varlığının dıslaşmış, nesneleşmiş güçleri, her an kendisine karşıt olarak değişmekte ve ölümüne dek ona refakat etmektedir.
kendine yabancılasınca acı veren bişe galiba..
kokulara yabancılaşmayı deneyin
koku fikrini ve kokuyla ilintili bütün hatırları beyninizden silip
bir çiçegi koklayın
tavsiye ederim
kendisiyle drama inceleme bazında fazlaca muhatap olduumdan son dönem tiksintimi kazanmş bişi ne o ya yabancılaşmaymş peeeh
Kendime aynada bakıp içimi gördüğümde
bir başkasına öteki gözüyle baktığın an!
yabancılaşma, sibel can'ı s.çarken hayal edememektir, yabancılaşmanın ne olduğunu bilememek ve yabancılaşma olmadığı takdirde insanın nerede ve nasıl olacağını hayal edememektir.
en yalniz oldugun an...
çoğunlukla kendime
alienation. beraberinde grostekliği getirir.
bu yabancılaşma kavramını duyunca aklıma ilk gelen kişi kafka. hayatı boyunca kendisine bu kadar yabancılaşmış biri daha yoktur herhalde. yaşamı yaptıkları oz benliği tam bir roman karakteri.
sistematik aralıklarla yaşarım
ilginç yorumlar olmuş :) giyinmek, tuvalet denen bir odaya gidip işemek, evlenmek, böcekten korkmak, iyi olmak, saygı duymak vb. kendimize sonradan eklediğimiz her şeydir yabancılaşma.