1. sosyomat hesabınızla giriş yapın.
  2. üye ol
  3. parolamı unuttum
  4. giriş

yalın olmaktan mütevellit gayet depresif ile ilgiliyim diyenler

toplam 1 kişi bulundu. 1 adedi gösteriliyor.


yalın olmaktan mütevellit gayet depresif hakkında yalın olmaktan mütevellit gayet depresif

~8 ahkam var.

ahkam girebilmek için, üye olmalı veya giriş yapmalısınız.

    Bir rivayete göre tedavisi mevcutmuş.

    cheshirecat   22 Eylül 2006 13:10   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    bu bir kutsal kitap, okudukça anlaşılan...
    harf hataları daha sonra yapılacak olan çalışmalarında kafa karıştırmak için yapılmıştır.

    kimseye güvenmemeyi öğrenmek gerek zira, akşam bakkaldan 4 bira alıp iki poşete koyduğumu gören bakkala açıklama yapmak zorunda kalmıştım; "içmeyeceğim, eve sağlam gidebilmek için silah niyetine alıyorum"

    e hergün elimde sopayla gezemem ki.
    nde birisi eğer elinde kafeteryaya girip insanları tararsa onu en iyi anlayacak benim. sebepsiz batıyor bana orası...

    benim min olmaması tamamen bir tesadüftür, yerinme boşuna. hasbelkader dışkapıdaki bir bakkalım bozuk buzdalabının içindeki meyve suyunda olmak benim tercihim değil kamyonunun azizliğidir.
    n var diye erinme, salak paslı bir 7,65 mermiye herşeyini kaybedebilirsin...

    depresyonun en büyük teşhislerinden birisi de allahım'dır.

    ben onu geçtim 'ya geldim.

    bakın az sonra yemek molası için ayrılırken bu konu ile diğer yalınlara da ufak bir konferans vereceğim. biliyorum sıkıldınız ama, bu benim hikayem, istemeyen okumasın...

    photographer   21 Eylül 2006 11:53   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    hep birşeyler vardır onun için ikaz edecek;

    üstünü giy üşüyeceksin, dolaptan su içme hemen, az iç şu sigarayı, yavaş gitsene biraz daha.

    hep sallamadan yaşadım ben bu uyarıları.
    ya şimdi; biri olsa da bir şekilde üstüme düşse, benim için endişelense.
    yalın kalmanın durumu bu!
    olmayacak şeyleri hayal etmek.
    bir arkadaşım güneydoğuda baya bir gezip geldikten sonra "ankaranın ayakkabı boyacılarını bile özlemişim" demişti.
    eh be yalınlık bu kadar mı iyi anlatılır...

    photographer   19 Eylül 2006 21:40   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    yalın olmayı bıraktım artık yumakla oynuyorum tarzındali liseli kız

    efendii fred   18 Eylül 2006 14:02   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    "yanlız çarmıhını içinde taşır,kimliğini kaybeder,ruhunu kaşır,kendini evde unutur evi kendinde.

    yanlız terliğine darılır,yastığına sarılır,yorganına kızar,kanepede uyur.

    yanlız çok tutumludur,düş'ünden tırnağından artırır hep içine atar.

    yanlızın bindiği taşıtlar kendi içinden geçer.

    yanlızın toplu fotoğrafları bile vesikalıktır."m.ü

    arabeth   18 Eylül 2006 14:01   aferim     (2 puan)  |   Yk 

    N'oluyor sonra;

    biraz aşık olmak istiyorsun; yasak olduğunu bile bile; /ama hayalinde/ olsun,
    - sen yalınsın; sana çoğulu yasak ettik biz; değil mi ki onlar inkar edip helak olanlardır...

    özür dilerim, bilemedim, ben... eee...

    - sus!

    peki, sustum ama var benim aklımda bir sevgilim, böyle keçi gibi bir şey, kıvır kıvır saçları var, bence güzel, zaten bence güzel olanı makül, ama şşşşş, kimse duymasın, bu benim içsel sevgilim...

    yalın ; bir insanın neden ismi yalın olur ki? bir baba oğluna yalın ismi koyarak neyin intikamını almaya çalşır ki?

    haaa bak benim cep telefonum var naber; kalabalığım ben sim kartındaki isim listesi kadar kalabalık, hey ya! nasıl unuttum, gördün mü kalabalığım ben kalabalııııııııııııık. heyyyy yaaaaaaaa!

    - gece sim karta sarılıp yatarsın sende o zaman

    :`(

    elde var hüzün bir de sim kart

    bana yalınlığın matematiksel formülünü versene:

    Ben÷ben=1 (o sonuçtaki 1 ... gene benim, gene tekim, gene yalın,)

    offf; ne zaman hissettim biliyor musun
    24 yaşındayken
    hepsinden çok koyan bu oldu zaten
    bir gece
    ansızın uyanıp ateşler içinde yanarken "anne" dedim "su... yanıyorum" dedim
    gözümü açtım zor bela, dudaklarım çatlak içim kavrulmuş, dilim kupkuru ağzımda acırken
    ayın ışığı perdesiz penceremden girip yerde ayna gibi parlarken,
    hiç biriniz yoktu
    zor bela dönüp yatak içinde
    ağlayarak uyudum
    ve o gece
    bir daha hiç uyanmamak için sabaha kadar dua ettim...

    photographer   12 Eylül 2006 20:20   aferim     (1 puan)  |   Yk 

    yalın olmaktan mütevellit kırgınım

    sürekli yalnız olmak insanı gayet kendisiyle sorgulamak zorunda bırakıyor: "neden ben"

    yalın olmaktan mütevellit unutmak:

    sosyal hayatı konuşmayı düşünceleri ve hayallerini unutmak. bunları kurgulamayı bırakmak, kaderci olmak teslimiyetçi olmak.

    yalın olmaktan dolayı rahat olmak;
    hesap vereceğin kimsenin olmaması insanı rahatlatıyor, ne yediğime ne kadar sigara içtiğime kimse karışmıyor,

    yalın olmaktan mütevellit zengin;
    bu biraz daha mahrumiyetle alakalı, alabaileceğin en pahalı şeyin 7 ytl olması para harcamanı engelliyor ve kazandığın herşey cebinde kalıyor (yazarımız burada internetten alışverişi bilmediğini anlatıyor)**hamiş: belkide kredi kartı yoktur, vardır veya devletin bankaları ile kredi kartı sorunu yaşamaktadır, dedik ya depresif, kimseye güvenmiyor...

    yalın olmaktan mütevellit zırvalıyor:
    onbin defa big lebowski izleyip gereksiz her karesine saatlerce gülebilcek kadar kendinden geçmiş.

    yalın olmaktan mütevellit asabi:
    hayatı filmlerden öğrenmek istiyor ama metroya geldiğinde kapıdan geçmek sarı çizgiye basmamak için uzun atlamacı gibi adım ayarlamaya çalışırken güvenlik kameralarına takılıyor, bir sonraki istasyonda trenden terörist muamelesi görerek indiriliyor veya seğmenler parkında fotoğraf çekmek istediğinde yine terörist muamelesi görerek güvenlik nedeniyle engelleniyor... halbuki bilmiyorlarki bu arkadaş insanlar metroya daha rrahat binsin diye sağ kulağının işitme yetisi kaybetmiştir. (zira hep led zeppelin parçalarında neden bateri yok allah allah diye şaşmıştım... hep sağ kulaklıktan geliyormuş bateri sesi)

    yazarımız hikaye peşindedir... ikinci bir yazı tura senaryosu olmuştur... yazacak binlerce şeyi olmasına rağmen yalnız olmaktan mütevellit duygularını kaybetmiştir. en büyük acısı tuvalete gitmektir, böbrek taşları azmıştır.

    yazar okuyuculara vermiş olduğu rahatsızlıklardan dolayı özür dile

    photographer   12 Eylül 2006 13:21   aferim     (1 puan)  |   Yk 

    aslında hep birimiz bilgisayar başındayız
    atilla atalayın dediği gibi yalnızlık aletleri kullanıyoruz.
    ve burada kurduğumuz arkadaşlıkları yalnızlığımızdan kurduğumuzun savunmasını yapıyoruz...
    asıl açıklaması şudur ki; biz yalnızlığımızı pekiştiriyoruz...
    ve bu yalnızlıktan bizi kurtarmaya gelen anne, baba, eş dosta gayet depresif bir tavırla "uza ders çalışıyoruz" tribi atıyoruz...
    bu nedir?
    işte yukarının açıklması...

    bırakın çevremizdekiler bizi kurtarsın
    (be adam o zaman sen ne çöp yemeye buradasın? diye soran gafillere sesleniyorum; ben depresifim yalın olmaktan mütevellit)

    photographer   11 Eylül 2006 14:41   aferim     (1 puan)  |   Yk 

ahkam girebilmek için, üye olmalı veya giriş yapmalısınız.
 
etiketler; üzerimize yapıştırabildiğimiz, bizi tanımlayan ve/ya ilgili olduğumuz konuları gösteren terimlerdir.

bu etiket ile görülen ilk kişi(?) :photographer

İLGİLİ OLABİLECEK ETİKETLER

Etiket-radyoaktif-ghost bu etiketin kural dışı olduğunu düşünüyorsanız, yandaki ikona tıklayıp rapor edebilirsiniz.