Sevimlidir fakat sadisttir istihza, öperken ısırır.
Besim için denilesi.
bir kitap okusaydım ve hayatım değişseydi...bu yalnızız olmazdı...
yalnız değilsin, yalnız değilsin yüzüme baksan farkedersin..
yalnız değilsin, yalnız değilsin sesimi duysan hissedersin
yalnızlar yalanlar mı söyler? canım hiç acımaz mı derler?
yüreğim yüreğini deler..
sendeki yaralara merhem yoksa yalvarırım beni bir duyumsa!
yalnız değilsin, yalnız değilsin yüzüme baksan farkedersin..
yalnız değilsin, yalnız değilsin elimi tutsan hissedersin
yalnızlar yalanlar mı söyler? canım hiç acımaz mı derler?
yüreğim yüreğini deler..
sendeki yaralara merhem yoksa yalvarırım beni bir duyumsa!
çözemediğim bir şekilde seviyorum ben bu aydilge'yi..neden tanrım nedeen :(
peyami safa, samim, simeranya...
ah.. ne güzel şey güvensizlik.. ve ne kadar lanetli duygu kardeşlik.. öğrettikleri.. öğrenebildiğim.. suyun başı.. evet.. her biri silinecek zihnimden.. hele bir varsam menzile.. ilk sizn kanınızla kirletreceğim besbelli vardığımız cennet bahçelerini.. yol arkadaşlarım.. ilk kurbanlarm.. olması gerektiği gibi.. bana öğretildiği gibi.. birsin birey ve bir sen içmelisin.. oysa tüm dünyaya yeter yalnızlığın.. merakın.. sırf.. sen istedin diye bu anlamsız yol almaların.. biz.. ve ben.. ayrı kalsamda.. bir avuç insan.. sırf birbirimizi daha rahat öldürelim diye yol almışız suyun başına.. kimsenin daha önce değmediği dudaklardan öpebilelim diye..
suyun başını göresimiz gelmiş besbelli.. sayısız bir saatte ve koyu gri ile tuhaf bir mavinin ince ince içimize işlediği bir gökyüzünde.. biz.. suyun başını görmeye.. ayaklarımız.. yüz yıllık çatlaklar.. nasırlarımız sızlamakta.. ama kimsenin el sürmediği o dudaksız ve nefessiz suyun başı hayallerimizi süslmekte..
not : benim kutsal kitabımdan alıntıdır.. tanrım güzel yazar..
bir türlü bitirmeye hatta araya başka kitaplar bitirmeme rağmen hakkını veremediğim ve kardeşimin okumamı en çok istediği kitap.
o sayfaya kadar güzeldi.
evet, simeranya, ilk defa bir ütopyayla karşılaştığım kitapdır, yalnızız. lise yıllarında okul kütüphanesinden afili bir ismi olduğu için alıp okumuştum ve şimdi bile, yalnız kelimesinin, bilinmesinden utanacağım bir ağırlığı vardır gözümde.
lise de okudum,meral,samim v.s.ilk kez bi Türk yazarın kitabınından çok etkilenmiş ve bi şeyler almıştım
“‘Başının belasını arıyor’ der halk.
Her insan arar bunu. Farkında değildir.
Sanatkarlar hissederler. Fuzuli’yi hatırlayın:
‘yani ki kıl çok belalara mübtela beni’.”
der peyami safa yalnızız'ın bir başka yerinde
“En küçük parçamızı bile istihzaya emanet edemeyiz.
Haindir. Oynar ve elinden düşürür.
Merhamete hiç bir zaman vekalet edememiştir.
Dibe inemez. Fenomende kalır.
Zıtlıkların kavuştuğu noktadan uzakta,
görünüşler planında eğlenir ve oyalanır.
Sevimli fakat sadisttir istihza. Öperken ısırır.
Bazen de koparacak kadar.”
der peyami safa yalnızız'da.
"yanlız" değil
peyami safa
peyami safa..
unutamadiğim romanlardan biri.
"intihar ediyorum. Kendi kendimden nefretimin çerçevelediği ve çirkinleştirdiği bir dünyada yalnızım." işte bu kelamla beni bitirmiş romandır, eyvallah diyorum...
"intihar ediyorum. Kendi kendimden nefretimin çerçevelediği ve çirkinleştirdiği bir dünyada yalnızım." işte bu kelamla beni bitirmiş romandır, eyvallah diyorum...
en çok düşündüğümüz kelimeyi en az kullanmaya bizi mecbur eden gururumuzu aldatmak için sevmek fiiline sözden başka ifade şekilleri ararız.. demiştir peyami safa..her romanıyla yaptığı bir şeyi yapmıştır ayrıca yalnızız romanıyla:nasıl roman yazılır göstermiştir...