kurt -elma ilişkisi bu olsa gerek
yerim lan beni sevmeyen elmayı
7. sınıfta türkce ögretmeninin ezberlettigi siir.o zamanlar bi b.k anlamıyosun tabi,zamanla ancak..
elma bile karşımda armut gibi tepkisiz kalırken sana ne laf düşer eyy 3. şahsiyet , hem ben elmayı yemek için severim sadece güzellikle olsun istedim azımın tadını bozmasın yeter :)
hain pis elma, hıh
elmayı değil elmaları sevmek marifet.
yani Tahir'i Zühre sevmeseydi artık yahut HİÇ sevmeseydi,Tahir ne kaybederdi Tahirliğinden?
Tahir olmak da ayıp değil ,Zühre olmak da.
hatta sevda yüzünden ölmek de ayıp değil.
Ey Nazım; değil elbet ..
onu ilk gördüğümde kıpkırmızı kesilmişti, belli ki utanıyordu ve bir şeyleri belli etmemeye çalışıyordu. bana karşı bir şeyler hissettiğinden emindim. tüm gece izledim onu, onun öyle sakince duruşunu, lafa karışmayışını. gecenin sonuna doğru tüm cesaretimi toplayıp ona dokundum. o güzel sapından incitmek istemez bir edayla havaya kaldırdım ki elimden kayıp -ben öyle zannettim- yere düştü, yuvarlandı yuvarlandı ve masanın altından en yakın arkadaşım Firuze'nin bacaklarının arasına giriverdi. Firuze ile aralarında yıllar sürecek bir ilişkinin başladığı ve aynı zamanda benim de tüm hayallerimin bir anda denize battığı an tam o andı.
elmaninda duygulari oldugu gun bu konuyu tartisalim ;)
Dilim'i ısırıyım!
elmaylan olan pilatonik aşkımı bu gün itibariylen bitiriyorum. gördümkü herkeslere yüz vermiş kimseye elletmemiş maşalla. artık gözümde fındık kadar değerin yok elma. allah belanı versin taam mıığ.
elmaya bağımlıyım ben sevsin oda beni:P
bütün iş yürekte. miss
değil tabi ama sevse fena mı olur ki ben elmayı çok severim
üstüne bu kadar geyik yapılsa da şiir muhteşem
değil tabii ama sevdikçe sevilirsin...
ahh nazım :))
sevmesin de zaten..yicem ben onu..ne gerek var öle bi duygusal bağa
Nazım Hikmet'den Tahir ile Zühre meselesine getirilen bakış açıları...