günlük hayatımızda da artık ayar vere vere meleyenleri görür olduk. nasıl mı? etiket şu olay sonrasında yukarıda tipi görünen kişiye yapıştırıldı: ayarın en çok verildiği yer olarak bilinen sosyomat'tan tanışık 4 kişi, gerçek dünyada "nerde olursanız olun ortamınız hep yuvarlak olsun" demek isterler ama aslında birbirine bitiştirilmiş 2 kare masada karşılıklı otururken bulurlar kendilerini. görüntü itibari ile ayarı veren ile ayarı alan yanyanadırlar. [ayar yakın mesafede daha çabuk alınır çünkü ayar verilmez alınır ve ayrıca görüntünüzün ayarı ile de oynamayınız lütfen.] dinleyicilerden biriayar alanın, bir diğeri deayar verenin karşısına oturur. ayar verenin karşısına oturan notör olarak seçilmiştir; konuşma esnasında geçen "etiket" kıvamlı söz öbeklerini yazmak onun görevidir. [hala bana ulaşmamış notlar var bu arada belirtmeden geçemeyeceğim.] ayar alanın karşısına oturan da konuşulanları idrak etmek üzere susar ve dinler. dinler ki daha sonra bunları yazabilsin. muhabbet başlar. ayar alan ve veren devamlı konuşurlar. karşılarındakiler de onların hiç susmayacaklarını sanırlar ve dört gözle kulak kesilerek [nasıl oluyor bilmiyorum] ayar anını beklerler. ve aniden "o an" gelir. "yanlış anlama ayar değil" der ayarı veren. masadakiler önce gülmeye başlarlar zira ayar bütün masaya verilmiştir. sonra susarlar ve dinlerler. gerekli bütün ayarlar yapılmıştır dinlemenin sonunda. ayar verilen konu bir kitap ve açılması planlanan bir şarapevi üzerinedir. kitabın yoğunluğunun ve şarabın mayhoş tadının verdiği şok ile "yanlış anlama ayar değil" lafı da birdenbire kendi kendini imha eder.
[üzerimde her daim bulunan sosyosalaklık ile bu ahkamı yazmam sanırım 1 saatten fazla zamanımı aldı. ahkamı yeni veriyorum fırına, çok soğumadan gelin yiyin gari, kendi ellerimle yaptım. afiyet olsun.]