birol ve şenol kardeşler :) erkan da abileri...
siz ne güzel insanlarsınız...
geçen gün yine bir kahve yaptım kendime, masa lambasını yaktım yine ve sizin bab-ı esrar kasetinizi koydum müzikçalara (sizi aslında sadece plaklardan dinlemek istiyorum hatta taş plaklardan ama teknolojiyle bu kadar savaşa biliyorum anca kasetten dinliyorum en nostaljisinden) aldım kitabımı elime başladım bu hayatta en zevkle yaptığım kendime zaman ayırma biçimime..
bu zamanda sizin kadar kaliteli müzik yapabilmek gerçekten takdiri hakkediyor...iyiki varsınız ve varolacaksınız...
bana kendime müthiş keyifi vakitler ayırabilme imkanı verdiğiniz için binlerce kez teşekkürler...
Aziz Şenol Filiz, Birol Yayla, Nezih Yeşilnil, Engin Gürkey:
"Yansımalar düşüncesi 90'lı yılların başında ortaya çıktı. Yollarımızın kesiştiği noktada bir müzik vardı... Yaşayarak, öğrenerek, severek gelişti, bir biçim kazandı. Önce Yansımalar, sonra Bab-ı Esrar, şimdi Serzeniş..."
Topluluk, 1990 senesinde A. Şenol Filiz ve Birol Yayla tarafından oluşturulmuştur. Temelde akustik bir tınıya sahip olan topluluk, geleneksel müziğimizden yola çıkarak günümüzü yansıtan ve geniş bir yelpazeye açılabilen sade ve dingin bir müzik anlayışını yorumluyor.
Ruhun yansımaları
Yansımalar, kitlelere ulaşmaya başladıkları ilk günden itibaren dinleyicileri için vazgeçilmez hale geldi. Nedeni çok basitti: Ortalıkta o kadar çok gereksiz müzik ve şarkı sözü vardı ki insanlar hem bunları dinlemekten hem de çok konuşup hiçbir şey söylemeyenleri çekmekten bıkmışlardı.
Geleceğe Dönüş
Yansımalar, şarkılarına ilginç tepkiler alıyor. Şenol Filiz ve Birol Yayla'nın oluşturduğu grubun "Bab - ı Esrar" isimli şarkısı için Beyoğlu'unda bir kafede altmış sayfalık defter tutulmuş. Üfle oğlum üfle, nefesine sağlık babacığım, sen bize üfledin Allah da sana üflesin." / "Çok sarhoşum, ama ...
Sükûnetin derin sularında
Enstrümantal müziğin Türkiye'deki öncülerinden Yansımalar grubu, yeni albümü "Pervane" ile hayat gailesinden yorulanlara bir demlik sükût sunuyor. "Ey bülbül! Sen aşkı pervaneden öğren. O, âşık olduğu mumun nuru etrafında, döne döne yandı, tutuştu. Canı çıktı. Fakat sesi çıkmadı.
Yitik mirasın etrafında ‘pervane' olduk
Musıki adına kurak seyreden bir mevsimin, çorak bir vadinin, Unkapanı'nın ortasından 1990'ların başında bir gül gibi çıkıvermişti.
Yansımalar'ın nahif sesiydi bu. Bu sesin müzik dünyasındaki 'yansımalar'ını çoğu kimse görememiş, duyamamıştı. Derinlerden gelen bu ney sesi, gitar tınısı...
‘Mızrabın Nefesi’ni Yansımalar üflüyor
Kent yaşamında sıkışan ruhlarımız, devinen zamanın içinde kaybolmayı eskisinden daha çok istiyor sanki. Ancak yine de, kaybolmanın önkoşulu olan yalnız kalabilme cesaretinden mahrumuz birçoğumuz. Yalnız olmak, içimizdeki kabuğu kaldırmak ve yaşamın üzerimizde bıraktığı yaralardan sıyrılmak ...
kalan müzik