bir bn var bnden icerüüüüüüü
Yaradılana yaradandan ötürü sonsuz bir değer veriyorsan eğer kendine değer vermeyi hiç unutmayacaksın.
İncitmemeye çalışırken karşındakini, incinmemeyi de öğreneceksin.
Aldatacaklar belki seni. Hatta belki de paramparça edecekler ruhunu.
Her bir parçanın bir tarafa savrulduğunu hisseder gibi olacaksın belki ama, kendini küllerinden yeniden yaratma gücünün sana doğduğun anda verilen bir hediye olduğunu da hatırlayacaksın hep.
Görünenin altından simyanı bozacak gariplikler dahi çıksa, en derindeki mutlak gerçeğe ulaşmaya çalışacaksın. Gerçekle yüzleşmekten asla korkmayacaksın.
Asla kaybetmeyeceksin dengeni. Kendi merkezinde kalacaksın hep... O yıllar boyu, hayatın ve acıların imbiğinden çekerek oluşturduğun merkezinde.
Saklayacak bazıları kendini sahte gülüşlerin, sahte sevgi ve dostluk sözcüklerinin ardına.
Bunun farkına vardığın an, kapanacaksın içindeki o kutsal mabede. Kutsayacaksın orada hayatı. Yeniden ve kendi kendine. Yaraların şifa bulduğu zaman, eskisinden de güçlü olarak çıkacaksın meydana...
Bazıları da oyunlar kuracaklar sana.
Dervişçe güleceksin oyuncuna.
Yaramaz bir çocuksa eğer o, başını okşayacak ve abartmamasını söyleyeceksin. Hayatın ve gerçeğin kendisinin yeterince heyecanlı olduğunu, dozu kaçmış oyunların, hayatın büyüleyici ritmini bozmaktan başka bir işe yaramadığını anlatacaksın.
Anlarsa ne âlâ. Anlamazsa zaten senden değildir o.
Yok eğer kötücül bir yaratıksa oyuncu, ''Sonsuza kadar güle güle.'' diyeceksin ona. ''Güle, güle ve bir daha asla çıkma karşıma.''
Hiç üzülmeyeceksin. Bir kayba uğramış gibi hissetmeyeceksin kendini
Bu aralar bazı yaradılanların yaradan tarafından yaratılmadığını kendiliğinden kenar mahallelerde türeyen otlar gibi türediğini düşünüyorum..
geçiniz efendim bu işleri...
sapığı hırsızı yalancıyı çocuklara tecavüz edenlerimi sevecez..
insanların sağlığıyla oynayanları, gıdasıyla oynayanlarımı sevecez..
çimentodan demirden çalıp insanları enkazlar altında bırakanlarımı sevecez....
oğluna gemicik alanlarımı, likit yumurtacılarımı sevecez..
geçiniiizz...
amen
bazı yaradılanlar sevilmeye layık değil.
sofu olmaya hiç gerek yok...
O kadar hümanistliğe gerek yok...
ikisindende nefret ediorum.
yaradılanı katlederim yaradan katlet dedi diye
peki ama bazı yaradılanlar beni neden sevmez..
Yani hiçbir kimseyi kendisinden ötürü sevmezsiniz.
Sizin ruhularınız kanseridir bu dünya üzerinde ne varsa hepsinin. Yalakasınız, sahtesiniz, yaşıyor sanıyorsunuz, hep mış gibisiniz, hep korkak, hep sapık, hep düşman hep "aynı" sınız. Zavallısınız.
Doğdunuz yaşadınız öldünüz: Sizin eksiğiniz "yaşamak" tır. Siz ölümü kolaylaştırmaya meşrulaştırmaya yararsınız yaradandan ötürü: Yine sorayım:
"Madem öldün daha ne konuşuyon?" Anla ama bu anla.
sınıf bilinci olmayan insanı sevmem.yaradan filan da yok.
yaradılanı yaradandan ötürü sevmek denirken "körü körüne" sevmekten bahsedilmemiştir. Senden merhamet dileyene, senden af dileyene karşı hoşgörülü olmanı istemiştir sadece. Onun da tanrının bir kulu olduğunu düşünerek sevmeni istemiştir.
mesnev-i şerif okusaydın eğer, böyle boş boş da konuşmana gerek kalmayacaktı.
bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmak buna deniliyor sanırım.
hoşgörüyü unuttuğumuz anda aklımıza gelmesi gereken söz.Belki dünyada varoluş sebebimizi hatırlatırda aklımız başımıza gelir. ...
tamam. senaryo;
evlendin. çocuğun var 2 tane. birisi 3 diğeri 5 yaşında. biri kız diğeri oğlan.
eşinide çok seviyosun.
sonra bi gün eve 4 tane misafir geliyo.seviyosun ya insanları, reaksiyonsuz alıyosun içeri.
sana , eşine, çocuklarına tecavüz ediyorlar.
şimdi burda senin bu lanet olası, boktan görün yüzünden, küçücük yavrucaklar, senin bu sevgi pıtırcıklığın yüzünden eşin bunu yaşamak zorunda mıydı?
ha? zorunda mıydı.
git, mantaliteni düzelt, ne mevlevi dergahında ne de orta asyada yaşıyosun. hadi canım. hadi güzzelim.
bir anlasak güzel olacakda işte zor geliyor güzel olan kötü ise en kolayımıza giden.
amaç bu değildi oysa..
...kendini sevdirmeyi becerseydi
yaradılan biraz olsun benzeseydi (benzemeye çalışssaydı) yaradana ..
dünya şu hale gelmezdi .