toplam 28 kişi bulundu. 20 adedi gösteriliyor.
| tuttum | unromantic |
| tuttum | kamasutra |
| tuttum | morduman |
| tuttum | juicehead |
| tuttum | exzotix |
| tuttum | AkunaY |
| tuttum | cesmiiinaz |
| tuttum | zezecik |
| tuttum | CNTKN |
| tuttum | Laylon Branda |
| tuttum | sacmalamanolur |
| tuttum | SwiFTy |
| tuttum | belaltindannotlar |
| tuttum | UuurR |
| tuttum | dropout |
| tuttum | cakalazzz |
| tuttum | renksiz bulutlu kent |
| tuttum | arktikus |
| tuttum | insular |
| tuttum | ProCeCCuS |
~185 ahkam var. 1 2 3 ... 10 önceki sayfa »
adamın biri markete gitmiş "acaba sizde çamaşır suyu bulunur mu?" diye sormuş..
market sahibi de hemen arkasında ki raftan bir paket kısa camel alıp uzatarak "üstü kalsın yenge hanım mühim değil demiş"
evet bu kadar..
Temel'in babası vefat eder... Cenazeye gelen bir aile dostu Temel'e sorar: Nasıl oldu? Cevap: 30.kat...tan aşağıya düştü... Adam: Vah vah desene çok feci ölmüş... Temel: Yok yok öyle ölmedi... tam yere düşecekken manavın tentesine çarpıp tekrar yükseldi... Adam: Vah Vaah! Daha şiddetli çakıldı o zaman. Temel: Yok! Karşıdaki kasabın tenteden zıpladı bu sefer karşı binanın çatısına... Adam: Demek çatıya çarpıp öldü. Temel: Yok ya! Çatıdan yuvarlanıp elektrik tellerine gitti... Adam: Deme ya! Çarpıldı o zaman... Temel: Yok canım teller yaylandı babamı 200 metre yukarı fırlattı. Adam: 200 metreden yere çakıldı öyle mi? Yazık... Temel: Yok ya yine en baştaki bakkalın tenteye... Adam: Orda mı öldü? Temel: Yooo... Ordanda yine kasaba... En sonunda bunalan adam Temel'e bağırarak sordu: Ulan nasıl öldü bu adam? Temel: "Baktık durmuyo... Vurduk!"
Temelin karisi koyundeki doktorla isi pisirmis.
Bu durum herkesin diline dusmus ama kimse
Temel'e soyleyemiyor.
Herkes nasil anlatacagiz bu isi derken Dursun atlamis;
- Merak etmeyin usaklar ben soylerum.
Aksam olmus Temel kahveye gelmis,
Dursun soyle bi gerinip koseden yuksek sesle temele dogru bagirarak;
-Ha Temel usagum, senin Fadime ne zaman profosor olayi daaa?
-Ula Tursun sasirdin mu, benim kari daha okumayi bile sokemedu, profosor olmak nerden ciktu?
-Ne pileyumm; koyde herkes fadime yuksek
lisansini yapti, Doktora veriyor
diyorlarda ondan sormusumdur. .
iyi ki düğünümüzü belçika'da yapalım demişsin goncagül
- güzel oldu, değil mi muhittin?
- evet canım, herkes dışarda evleniyor, bizim neyimiz eksik?
- beni kırmadığın için teşekkür ederim.
- sen istersin de ben yapmam mı bitanem?
- muhittin, sana geçmişimle ilgili bir şey anlatmak istiyorum.
- önce duvağını çözseydik goncagülüm.
- çözeriz, dur bi... çok önemli bu.
- e, ama sırası mı şimdi? neyse, anlat bari.
- ben küçükken tecavüze uğradım.
- çok üzüldüm bebeğim. ama şu an kendini iyi hissediyorsan önemli değil.
- şimdi iyiyim de bunları bilmen lazım.
- yakınlarından biri tarafından mı?...
- yok, bi bakkal vardı bizim mahallede...
- bakkal mı?
- evet. elma şekeri satıyordu, güzel çikolatalar filan.
- eee?
- işte, bi gün bana, tarık depoya gelsene dedi.
- tarık kim?
- anlatacağım bi tanem, sakin ol bi.
Brejnev, Küba'ya gelecekmiş. Kübalılar toplanmış, bir hoşluk yapacaklar. Ülkenin en iyi ressamına başvurmuşlar. Bir tablo yap. Adı "Brejnev Küba da" olsun diye.
Ressam:
" - Hadi oradan" demiş.
" - Ben adamı görmedim bile. Adam hayatında Küba'ya gelmedi. Şimdi ben nasıl "Brejnev Küba da" diye atmasyondan resim yaparım?"
Tesadüf bu ya. Bizim Temel, puro almaya Havana'ya gelmiş o sırada. Sıkıntıyı duymuş.
" - Ben size istediğiniz tabloyu yaparım. Bana bir sandık puro verirseniz" diye.
Vermişler.
Temel bir hafta sonra, Kübalılar'ı çağırmış.
" - İşte tablonuz" demiş. Tuvalin üzerini örten bezi hızla aşağı çekivermiş. Kübalılar da donuvermişler. Tabloda, yatakta iki kişi, al takke ver külah.
" - Bu ne?" diye gürlemiş Turizm Bakanı.
" - Bu ne?.. Bu kadın kim?.."
" - Brejnev'in karısı!" demiş, Temel.
" - Peki bu üstündeki adam kim?"
" - Brejnev'in uşağı!.."
" - Peki Brejnev nerde ulan!.."
" - Brejnev Küba'da" demiş Temel!
Gerçekten bu insanlar, buralarda, fıkra falan anlatıyorlar. Çok ciddiler. ahaha falan diyorlar böyle.
temel, panam ülkesine gitmiş. dursun'u aramış:
- ula dursun panam çok guzel sen de gel, demiş
-"tamam, nasıl geleceğim?" demiş dursun.
- panam havayollarına git, bilet al demiş.
-ne? demiş dursun.
-panam panam
-ula uşagım kodla anlamıyorum, demiş.
- lan pantolonun pan'ı, ananın da amı demiş.
adamın biri varmış (hep öyle başlar) sfsm cinsi sapıkmış dünyada ne kadar hayvanat varsa hepsini skmiş . bi gün töbe etmiş allahım günahım cok sen afet demiş ondan sonra dağa inzivaya çekilmiş sabah akşam ibadet yapıyomuş yagmurlu bi gece bu adamın kapısı calımış,kapıyı acmış fıstık gbi bi hatun. hatun beni almak zorundasın demiş yagmur cok fena yagıyo .adam almış hatunu içeriye karı aklını çelmiş adamın sevişmişler. sora karı gülmeye başlamış keyfli keyfli. ben demiş şeytanım seni töbenden ettim demiş. adamda daha bi keyifle gülmeye başlamış ulan bi şeytanı sikmediydim allaha şükür oda oldu demiş
anlatıyımda gülün. temel ingiliz fransız bi adaya düşmüşler canları sıkılmış napaım napalım derken temel golf oynayalım demiş herkesn kafasına yatmış ngiliz ben sopa bulurum demiş fransız bende top bulurum demiş temelde ben oynamıyom demiş.
çobanın biri dere kenarında koyunlarını otlatıyormuş.. yanına bir cherokee yanaşmış. cerruti ayakkablar giyen, ray-ban gözlüklü bir sürücü aşağıya inmiş ve çobana sormuş:
- eğer kaç tane koyuna sahip olduğunu bilirsem, bana onlardan bir tanesini verir misin?
çoban bir adama, bir de koyunlarına bakmış..
- pekala anlaştık, diye cevap vermiş..
genç adam arabasını park etmiş, telefonunu bilgisayarına bağlamış google earthe girmiş, gps'ini kullanarak yeri taramış, bir database ve logaritma ile doldurulmuş 60 excel tablosunu açıp ve 150 sayfalık bir rapor basmış ve çobana dönmüş;
- tam olarak 1586 adet koyunun var, demiş..
çoban da;
- doğru, koyunu alabilirsin; diye cevap vermiş..
genç adam bir tane almış ve cherokee'inin arkasına koymuş..
bu sefer çoban genç adama dönmüş;
- eğer ben senin ne iş yaptığını bilirsem, koyunumu bana geri verirmisin? diye sormuş.
adam güvenle;
- evet neden olmasın, diye yanıtlamış..
çoban;
- sen dünya bankası'nda danışmansın demiş..
adam, çobanın bildiğini görünce, şaşırarak sormuş;
- peki nasıl oldu da bildin?
çoban;
- çok basit, diye cevap vermiş..
birincisi; buraya çağrılmadan geldin..
ikincisi; benim bildiğim bir şeyi, bana söylemek için benden bir koyunumu istedin..
üçüncüsü ise; yaptığın işten bir bok anlamıyorsun, çünkü koyun yerine köpeğimi aldın..
bu raya fıkra yazanlar eğer bunlara gülüyorsa vah onların hallerine m.k:)
alttaki arkadaş kazlı hikaye güzelmiş ama helal olsun:)
adamın birinin kalbi çok hızlı atıyormuş,doktora gitmiş
doktor benım kalbım cok hızlı atıyo demıs
doktorda atmaması lazım demıs
adam gıtmiş at maması almıs.at mamasını yemıs yemıs bıtırmıs sonra tekrar doktora gıtmıs.doktor atmaması bıttı napım demıs
doktorda bitmemesi lazım demiş :)) bit memesi :P
Kadının biri, 46 yaşındayken kalp krizi geçiriyor ve hastaneye kaldırılıyor.Hastanede ölüme yakın, birden bire hayal görüyor.
Azraili görüyor ve soruyor:
- Benim saatim geldi mi?
Azrail cevap veriyor:
- Hayır, senin daha 43 sene, 2 ay ve de 8 günün var.
Narkozdan uyandığında, estetik yaptırmaya karar veriyor. Yüzünü gerdirttiriyor, dudaklarını doldurtturuyor ve de göğüslerini düzelttiriyor.
Kısacası: yeniden doğmuş gibi daha uzun bir süre yaşayacağını bildiği için şimdi, o kadar ameliyatın değdiğini düşünüyor. Son ameliyattan sonra, hastaneden tamamen yeni bir insan gibi çıkıyor.
Tam karşıdan karşıya geçiyor ki, ambülans çarpıyor ve ölüyor.
Cennette Azrail'e soruyor:
- 40 seneden daha fazla yaşayacağımı sanıyordum! Neden o zaman bana o ambulansın çarpmasını sağlayıp,beni öldürttün?"
Azrail cevap veriyor:
- Kız, ben seni tanıyamadım ki...
Bir kadınla bir adam ayrı ayrı arabalarında giderlerken çarpışırlar. İkisinin de arabası mahvolur ama şans eseri ikisi de hiç yara almadan kurtulur.
Arabalarından sürünerek çıkarlar ve kadın adama bakıp:
"Çok ilginç! Sen erkeksin ben de kadın. Arabalarımız mahvoldu ama ikimize de hiçbir şey olmadı. Bu belki de tanışıp, dost olup, hayatımızın sonuna kadar
huzur içinde birlikte yaşamamız için bir işarettir" der.
Müthis¸ heyecanlanan adam: "Evet, galiba haklısın" diye cevap verir şaşkınlıkla.
"Bak, arabam hurdaya döndü ama bir şişe şarap sapasağlam. Bu kesin bir işaret. Bu şarabı içip şansımızı kutlamalıyız" diye devam eden kadın, şarap
şişesini adama uzatır. Adam şişeyi alır, açar ve yarısını içip kadına verir. Kadın hemen şişenin mantarını kapatıp adama geri uzatır. Bunun üstüne adam
sorar:
"Sen içmeyecek misin?"
Kadın cevap verir: "Hayır, ben polisi bekleyeceğim
yaşlı bir amca eşşeğinin üzerinde karayolunda seyir etmektedir...Bunu gören trafik polisleri amcaya takılmak isterler we durdururlar...
Polis: be amca necin dakman golanı¿ (golan emniyet kemeri)
Amca:dakmam be işte...
Polis:E bak şimdi gördün mü ceza keseceyikk
Amca:kes bakalım ne keseceysan da gidicem,acele işim war..
Polis:Peki amca,cezayı sana mı yazalım yoksam eşşeğe mi¿
Amca:¿¿¿
Polis: yani cezayı sana yazarsak 5 milyon ödüycen,eşşeğe 3 milyon ödeycen...
Amca: bana kes o zaman...
Polis:Neden sana keseyoz amca...
Amca:onun sicili temiz ossun trafik polisi yapcez onu...¿
Temel bel ağrısı çekiyormuş. Bir gün bu ağrıya dayanamayıp doktora
Gitmeye karar vermiş. Doktor bel ağrıları için temele fitil vermiş ve bunu
her gün anal yoldan al demiş.
Temel tamam diyerek evine dönmüş. Evde karısı Fadime sormuş;
"Doktor ne dedi Temel?"
-"Valla böyle bir şey verdi."
-"Eee ne yapacakmışsın bunu?"
-"Her gün anal yoldan alacakmışım."
-"O ne demek ki? "
-"Bilmiyorum"
-"Ben de bilmiyorum, doktoru arayıp öğrensene."
Temel doktoru aramış.
-"Doktor bey kusura bakmayın ben bunu ne yapacağımı anlayamadım"
Doktor: -"Anüsten alacaksınız beyefendi."
Temel tamam diyerekten telefonu kapatmış ve karısına dönüp;
-"Anüsten alacakmışım"
Fadime: -"O ne demek?"
-"Bilmiyorum"
-"E ben de bilmiyorum şunu adam gibi yarın doktora gidip öğrenelim."
Ertesi gün Temel doktorun odasına girer.
-"Doktor bey ben bunu ne yapacağımı gene anlamadım."
Doktor: -"Makattan alacaksınız."
Temel dışarı çıkıp tekrar anlamadığını Fadime'ye söyler.
Fadime sinirli bir şekilde:
-"Niye şunu adam gibi öğrenmiyorsun" der.
Temel cesaretini toplar doktorun odasına tekrar girer ve sorar:
-"Doktor bey cehaletime verin ben bunu gene anlayamadım."
Doktor:
-"Beyefendi kıçınıza sokun"
Temel dışarı çıkar, Fadime sorar:
-"Ne oldu Temel?"
-"Valla bilmiyorum ama doktor çok kızdı."
Neden Fenerliyiz ? Günün geçici modasına uymakta olan bir anaokulu öğretmeni sınıfa kendisinin Galatasaray’lı olduğunu öğünerek açıklamış ve büyük bir heyecanla çoğunluğu 4 yaşındaki çocuklara, aralarındaki Galatasaray taraftarlarının ellerini kaldırmalarını söylemiş. Taraftar kelimesinin ne olduğunu bilemeyen, fakat çok sevdikleri öğretmenleri gibi olmak isteyen ufaklıklar zıpkın gibi kollarını kaldırmışlar hemen, küçük bir kız hariç.
Öğretmen Gülşah’a neden diğerlerinden farklı olmak istediğini sormuş. ‘’Ben Galatasaray’lı değilim de ondan’’, diye cevap vermiş Gülşah.
Öğretmen, biraz sinirli, ‘’Peki sen nesin o zaman?’’ diye sormuş.
‘’Fenerbahçeliyim ben’’, demiş küçük kız gururla. Öğretmen, biraz daha sinirlenerek, Gülşah’a neden Fenerbahçe’yi tuttuğunu sormuş. ‘’Benim annem de Fenerbahçeli, babam da Fenerbahçeli’’, diye cevap vermiş Gülşah yine gururla.
Öğretmen artık epey kızmış, yanakları al al olmuş ve dayanamayarak, ‘’Böyle saçma bir sebep olmaz, bir düşün bakalım, annenle baban birer geri zekalı olsalardı, sen ne olurdun?’’
Küçük kız önce duraklar , sonra gülümseyerek cevap verir, ‘’Tabii ki Cimbom’lu ‘’...
adamin biri cok lüks bir restorana girmiş....yemegini ismarlamiş gelmesini
> >>beklerken bi bakmiş yan masada sarişin, iri goguslu uzun bacakli bi
> >>fistik......
> >>bir sure agzi 5 kariş acik vaziyette baktiktan sonra dayanamamiş garsonu
> >>cagirmiş:
> >>'yan masadaki şu nefis yaratigi goruyo musun..... ona en pahali
> >>şarabinizdan ismarlamak istiyorum'
> >>boylece garson restorandaki en pahali şaraptan 1 şişeyi bizim fistiga
> >>goturmuş.... kadin bi şişeye bakmiş bi adama bakmiş ve cantasindan bi
> >>kagit cikarip bişiler yazmiş, adama goturmesi icin garsona vermiş....
> >>garson kagidi adama vermiş adam bi bakmiş ki şoyle yaziyor:
> >>'bayim, eger garajinizda son model bir bmw, banka hesabinizda 10 milyon ve
> >>bacaklarinizin arasinda da 20 cm.lik bişeyiniz varsa gonderdiginiz şişeyi
> >>zevkle kabul ederim.....'
> >>adam bunlari okuduktan sonra bi an durmuş, o da bi kagit cikarip bişiler
> >>karalamiş ve garsona vermiş 'bayana gotur bunu' demiş...... garson
> >>notugoturmuş sarişin afet kagidi acmiş ve aynen şoyle yaziyor:
> >>'sadece bilmeni istedim benim garajimda bir ferrari testarosa, bir bmw
> >>850il ve bir de mercedes 560sel var, banka hesabimda ise tam 30 milyon
> >>dolar......... ama senin gibi muhteşem bi kadin icin bile 3 cm.
> >>kestirmeyehic niyetim yok onun icin şişeyi geri gönder.... :-):))))))
> >>