yalan oldu di mi bu olay da
.ok yazmaya yasak koyanın .ok kadar aklı yoktur
bazı kelimelere koymaları normal ama kimseyi rencide etmiycek kelimeleri bile yasaklamışlar
ya bir şeyi düzelteyim derken, bu naif hareketin kaldırımı yapan belediyenin trafiği altüst etmesi gibi...
ee tabi belediye seçimlere doğru yapar bunu ve göz boyar kıyas yanlış olabilir ama onca yazdıktan sonra 2 saat nesi yanlış şimdi "haydaaaaa" diyerek sosyomattan tiksinme hareketi yapmaktan bıktım..ee haliyle bir misyonumuz var di mi? ayıp oluyor ama..daha bir icraat lütfen:P
müzik, sikke, kesik, ayna gibi kelimelerin tabii ki filtreye takılmaması gerek. bunun için CTRL F5 ile veya tarayıcınızın kaşesini temizleyerek yeni programı almalısınız.
filtre sadece karantinaya sebebiyet verecek küfürleri engelliyor. penis türevleri vs.. kural dışı olmadığı halde engellenen bir kelimeye rastlarsanız lütfen bize bildirin, hemen düzeltelim.
döşene döşene(<<< bu kelimeyi atlamışlar mı ne?) yazılan ahkamların şakadanak "kabul edemiyoruz canımıniçi" die terslenmesi bünyemi alt üst ediyor.
melis danişmendle ilgili etikete ahkam yazarken karşıma çıktı.önce noluyor diye anlam veremedim.sonra melis danişmend'ten şüphe ettim acaba bilmediğim bir yönü mü var diye.araştırdım hatun temiz çıktı.eee sorun neydi o zaman?yazdıklarımdan ne anlamlar çıkabilir diye sözcük türetme oyunu oynadım.yine de engellenebilecek bir kelime türetemedim.bu kez de kendimden şüphe etmeye başladım;acaba ben farkında değilim ama kötü niyetli birimiyim diye.belki sistem geliştiriciler yazdıklarımda gizli bir anlam bulmuşlar ve beni doğru yola sevk ediyorlar dedim.onu dedim bunu dedim hala daha anlayabilmiş değilim.boşuna yormuşum kendimi durum basitmiş.her zamanki gibi engelleme,kontrol,denetim mekanizması.keşke sistem zihinsel gelişimi ergenlik evresinde takılı kalmış olanların etiket ve ahkamlarına karşı bir kaliteleştirme(kontrol demek istemiyorum)arayışına girmiş olsaydı.
oohhh içim rahatladı.boşuna kendimden şüphe etmişim.
NOT:bakalım bu yazdıklarımı gönderebilecek miyim?yoksa engellenecek mi?
mirror un türkçesinin neden yasaklandığını bana anlatabilecek dilbilimci var mıdır?
kesinlile iyi gelişritilmemiş bir kural ve uyarı ya da her neyse
enigmayı yeniden buldurtycaklar yani olmaz bole iş...
Kı Ok Lı Pf Ah
bas harflerine bakarsanız bu kelime yazılamıor...
'müzık'(ı'yı i yazdım sayın) yazmayı deneyince, ikinci hecesi tenasül uzvumuzu çağrıştırdığından olsa gerek, bu uyarı çıkıyor.. ya ters giden bir şey var, ya da sosyomat beni terbiyesiz bi kişi sanıp her lafımın altında bir şey arıyor..
Haklı olduğu durumlar olsa da bazen çok saçma yerlerde karşıma çıkıyo bu uyarı ilginç bi tarzı var yeniliyorum kabul ediyo bazen mesela ilginç ilginç...
etmiyolar ahkamlarımı 7. maddeye göre kaldırıyorlar...
her ne kadar sansür uygulamasının başladığı gün yazdığım son yazımda bu mevzu ortadan kalkana dek yazmayacağımı söylemiş, dağa küsen fare rolüne soyunmuş olsam da, konuyla bağlantılı olarak üzerime yapıştırılmış bu etikete birkaç cümlelik ahkam kesmeden duramadım.
öncelikle, neden hala buradayım, madem ki rahatsızlık duyuyorum, niye duruyorum, gibi soruları cevaplayayım kendimce.
ki tanıyanlar bilir, bu tarz uygulamaların olduğu ortamlarda bulunmam.
hele ki her tarafı reklamlarla doldurulmuş bir sitede...
hep, en azından bugünlere dek, bu siteyi kuranların samimiyetlerine inandım.
blogger destekli chatkapi'nın ilk günlerinden bugünlere kadarki her aşamasını yakından gözlemledim.
ve hep bir iyi niyet, bir saygı vardı. çoklu kullanıcılı sistemlerinde kullanıcılara verilen değer ortadaydı.
basitçe örneklendirirsem, ekşi sözlük kendi kullanıcılarını(suser mi demek lazım yoksa) ne kadar yerin dibine batırırcasına davranıyorsa, hafif.org tam aksine yüceltiyordu. paylaşıyordu. ciddiye alıyordu. içine katıyordu.
bu ve buna benzer sebepler yüzünden, sosyomat'a da gözüm kapalı girdim, hiç tereddütsüz üyelik açtım ve yazmaya başladım.
bu yüzden de, ne sitenin orasına burasına alınan reklamları, ne de kullanıcıların kendisine bırakılan moderasyonu sorguladım.
kendimizce, hep beraber, elimizden geldiği kadarıyla, yıka boza, bozula bozula, dilimizi ve yolumuzu buluruz beraberce diye düşündüm.
elbette ki kalabalık olmanın getireceği onlarca sorun olacaktı, ve sorunların büyük kısmıyla da yönetici konumundakiler boğuşmak zorunda kalacaktı.
elbette ki kendinden oldukça emin görünseler de boş boş konuşan, salakça davranan, sinir bozan, uzak durulmak istenen, suya sabuna dokunmayan yorumlar yapan, vb. vb. bir sürü kişi olacaktı.
elbette ki beyniyle cinsel organını karıştıran kişiler olacaktı.
elbette ki oraya buraya saldırarak tatmin olmaya çabalayan kişiler olacaktı.
ama bir o kadar da, tartışmayı bilen, güzel şeyler ortaya koyan, önemli konulara el atan, kattıkça çoğalan, çoğaldıkça katan kişilerin de varlığı diğer olumsuzlukları gözardı etmemize sebep olabilirdi.
ve bugüne dek ortaya koyulduğunu düşündüğüm pilli samimiyeti, aynı biçimde herkes tarafından sahiplenilebilirdi.
ama olmadı.
belki de, kullanıcılar olarak, biz beceremedik.
ön safları, alttaki üsttekini götürdücülere bıraktık.
belki de, bu seçenek hiç içime sinmese de, onların varlığıydı, ön plana çıkmasıydı istenen.
önce yavaş yavaş, üzerinde ciddi fikirlerin üretildiği, önemli konulara el atan, tartışılması gereken başlıklar birer ikişer silinmeye başlandı.
kavga dövüş de olsa, zar zor, ite kaka, bir şeyler tartışılıyordu oysa.
onlarca sene tabu olarak kalmış sözler ortaya dökülüyordu.
kolay mı olacaktı sanki, kafalarımızın içine kurulmuş olan hapishanelerden kurtulma çabaları. mutlaka kıracaktık, yıkacaktık birbirimizi, kendimizi.
ama birbirimize hakaret etmediğimiz, kişisel değerlerimize saldırmadığımız sürece, -ki öyle bir şeyi de aklamak değil haddim-, küfür de içerse, bütün sözler dökülmeliydi ortaya.
ama beceremedik.
yine bizi kendi hapishanelerimize mahkum eden kuralları, bize öğretildiği biçimde, bizden beklenen şekilde, kendimizi içeride tutmak üzere uygulamaya koyduk.
içimize sokulan korkuları, aman şuna bulaşma, aman bunu elleme, aman yanarsın cümleli halleriyle sahiplenmenin kolaylığını seçtik.
meydan, cinsel cıvıklıkları özgürlük sananların eline bırakıldı.
bizim payımıza da, sansür kaldı.
artık ahlakımızı küfürlü sözlerden, beyinlerimizi de zararlı düşüncelerden koruyanlarımız var.
başından beri inandığım samimiyetin ise nereye saklandığını bulmakta zorlanıyorum.
bu filtreyi neye göre yapmışlar mrk ediyorum. bazen alakasız şeyler takılıyo nasıl bi filtre bu
valla ben geçen gün hiç artniyetsiz "bir yerleriniz" yazdım.. "o yerlerlerle" alakası yoktu hi. kabul etmedi, siz kötü bir şey yazmaya çalışıyorsunuz diye.. nasıl olacak bu işler sayın moderatör..
-yasaklı terim ve veya harfleri değiştirilmiş türevlerini içeren metinleri listesi yayınlansın da ne dicez ne demicez bilelim bari.
-yok daha neler, sıkıyönetim mi var gene?
-e bi farkı kaldı mı?
(iç seslerim birbirine girdi)
Bu cümle, 'medya burhan öcal gibi hiçbi ozelligi olmayan adamları neden gozumuze sokuo' etiketine kestiğim ahkamı gönderdiğimde not kutusunun altında gördüğüm uyarıdır..
Bu ne hassasiyettir bre Moderasyon!! Peki bu etikete ve bu etikete ne diyeceksiniz?? Bunlar gibi binlerce etikete, ahkama ne diyeceksiniz!?
İşte bu da benim herhangi bir küfür, hakaret içermediği gibi imada bile bulunulmamış ahkamım; takdir sizin:
"Henüz hiçbirimiz dünyada Burhan Öçal diye birinin varlığından haberdar bile değilken o, dünyanın en önemli festivallerinde yer aldı.. Türkiye'de hala birçok insanın adını bile bilmediği dünyanın önemli müzik adamlarıyla çalışmalar yaptı..
Kimlerinin ruhu uyurken o bir Deli Türk olarak hep çalıştı..İlk ritmlerini annesinin tepsi ve leğenlerini ters çevirerek dışa vurdu..
Bu saydıklarım yeterli gelmiyorsa 'medya Burhan Öcal gibi hiçbir özelliği olmayan adamları neden gözümüze sokuyor' yazmanıza bile yeterli gelmeyen beyin - el koordinasyonunuzla saniyede yedi vuruş yaparak bir ritm elde etmeyi deneyin.. Bu deney sayesinde sorunun cevabını kendi kendinize bulabilirsiniz.."
Yine de yazabildim: Kuşların yere düşen pisliklerini kontrol ederken eşikten gol yiyen Moderasyon sağolsun.. Filtreye lafım yok.. Ama bari bunu düzgün yapın yahu!!
Off evet ya yazıyorum yasaklı terim diyo bu böyle ne alam ifade ederki..
Bob Dylan le ilgili yazı girmeye çalışıyorum uyarı veriyor ....!
Yönetim buna bir çare bulun....!