latinceyi de napcam...kafan mı güzel senin?...
Tevfik : Ömeeeer öyle aşık oldum ki; kendi mi teskin edemiyorum...
der, sarhoş ve ağlayarak, ve sakinleştirilmeye çalışılarak...
o bayram sabahı havva ananın evindeki kahvaltı ve sabri ustanın yaptığı sofra duası: ' artsın eksilmesin, taşsın dökülmesin,pişirip kotaranın, sofrayı kurup kaldıranın elleri dert görmesin.'
mahallenin kalbi....
ömer'in odaya girip anne diye seslenmesi..buna karşılık hem annesinin hem anneannesinin -efedim? diye cevap vermesi..
duru duru yapma bana bunu
umutla bekliyorum hala yusuf'un kitabının yayınlanmasını.
başucu kitabım olurdu...
Duru, Ömer'e göğsüne isminin baş harfini kazıdığı için kızar ve gider bu sırada Tevfik uzaktan dinler. Duru gidince Tevfik Ömer'in yanına gelir;
Tevfik: Bakıyorum da işi ilerletmişsin, ne dedi kız sana?
Ömer: "Ömer" dedi, hayatta ismimi hiç kimse bu kadar güzel söyleyemez
"ben bakınca kanayan bir şehir oluyor yüzü"
"öyle bir gül ki bana, seninle gelmem için başka sebep gerekmesin."(emre kınay'ın sözleri)
Seni iskâmbil destesinde bulmadım ki kaybedince kaderime küseyim
en favorilerim arasındaydı ama her iyi gibi oda çabuk bitti..
T.R.T dizilerini başka kanallarda izlemek tat vermiyor
ilk bölüm, lale olcay'a diyor:
"şimdi olsa kimseyi beni sevmeye zorlamazdım...bırak gitsin; o, nerede mutlu olacağını herkesten daha iyi bilir... "
hayatımda yer eden tek dizi.... hayatın içinden bi diziydi yaw... ruhi yani öme'in manyağıyımm :)
ama yusuf'un şu lafı aklımdan hiç çıkmaz: aşkta kar-zarar defteri yoktur... alacağın warsa yüreğine yazacaksın...
"eger cekecegimiz acilari secebilseydik, hepsini secerdik de ask acisini soyle beride tutardik"
oktay kaynarca (berberin adını hatırlayamadım berber rolündeydi kendisi) ömere söylediydi...
Ali'ye...
Havva : A benim aptal oğlum, gitmesen olmaz mıydı ? Katılmasan olmaz mıydı ? İnsanlar annelere neler yaşatıyor ya ben ? Benim salak oğlum... Oğlum.. Oğlum... Güzel oğlum... AYDINLIK oğlum... Gitme bir daha.. Dayanamam...
hınaa.. duru
Ben şahin görünümlü serçe gibiyim,
Yani pejo motorlu vosvos gibi,
İçim dışıma uymuyor ama heryere beraber gidiyoruz,
Hatta seni bile aynı anda seviyoruz...
hoca: hadi çek bi fırt
ali: hayır ben epeydir ayık değilim zaten
hoca: evet ama ben içeceğim,özellikle hava kararmaya yüz tutunca ayıklığa dayanamıyorum
ali: size gelmek sizi bulmak benim için önemliydi hocam çünkü size sormak istediğim bişey vardı,çok önemli bişey...
hoca: bak şimdi merak ettim
ali: neredeydiniz hocam,arkadaşlar neredeydi,bütün o koşuşturmalar,o eylem planları,paylaştığımız herşey neredeydi?? bişeyler söyleyin hocam o kalabalıklara ne oldu? o meydanlara sığmayan kalabalıklara... üç beş kişiden bahsetmiyorum ben,mümkünmü yüzbinlerin aynı anda unutması herşeyi
hoca: kimi adını değiştirdi,kimi yüzünü hatta kalbini bile değiştirenler oldu ali,kimi kayboldu,senin gibi derinlere düşmeselerde.... içmeyeceğine emin misin?
(ve fonda Yeni Türkü'den KALBİM KIRMIZI çalar...)
Ali...