1. sosyomat hesabınızla giriş yapın.
  2. üye ol
  3. parolamı unuttum
  4. giriş

yeni nesil ilişkilerinin genelde çabuk bitme nedenleri ile ilgiliyim diyenler

toplam 21 kişi bulundu. 0 adedi gösteriliyor.



yeni nesil ilişkilerinin genelde çabuk bitme nedenleri hakkında yeni nesil ilişkilerinin genelde çabuk bitme nedenleri

~968 ahkam var. « sonraki sayfa 1 ... 44 45 46 47 48 49 önceki sayfa »

ahkam girebilmek için, üye olmalı veya giriş yapmalısınız.

    televizyon,internet,cep telefonu,mtv,radyo,dergi,küreselleşme,bıdı bıdı..

    hepsinin ortak paydası: tüketmeye dayalı toplum.
    bir şarkıyı iki ayda bitiren bir toplumdan başka ne beklenebilir ki?

    ajitatif angajetor   26 Ekim 2006 00:23   aferim     (1 puan)  |   Yk 

    bazı şeylerin "gerçek"liğini kaybetmesi olabilir belki

    NightChild   25 Ekim 2006 21:37   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    düşüncelerin bacak arası olmasından kaynaklanıyor.

    Jamaican Ska   25 Ekim 2006 21:35   aferim     (1 puan)  |   Yk 

    baydım püfff...

    donmongol   25 Ekim 2006 21:35   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    çabuk tüketiyorlar insanlar birbirlerini .degerini bilmeden ,hatta degerinin farkına bile varamadan hiçbir şeyin kusur bulup ayrılıyorlar.olmaz olsun öyle ilişki.

    333   25 Ekim 2006 21:33   aferim     (1 puan)  |   Yk 

    efendim hayat günden güne hızlanıyor, insanların ilişkilerini çabuk bitirmeleri de bu gelişmenin sonucu. bir ilişkiyi bitirmek demek bir ilişkiye başlama fırsatını da beraberinde getirir. nerdeyse modern yaşam tarzının beraberinde getirdiği bir özdeyiş haline gelmişse, insanların elbise değiştirir gibi sevgili değiştirmelerinde de yadırganacak bir şey yok...

    ...da, bu ilişkilerin bu kadar çabuk bitmesi, yani tüketilmesi, kavramının şu yaşadığımız toplum içersinde içinin boşaltılmasıyla da alakalı. modern insan kendine yabancıdır, modern insan tüketicidir. ve şu an için tüketilebilen bir nesneye indirgenmiş, ise sahip olunabilen bir dönüşmüştür. aktif yaşanması, paylaşılması gereken bir duygunun sahip olunabilecek pasif bir bir duyguya dünüşmesi sonucu aşk ve sevgi kavramı yerini 'a bırakmıştır. tıpkı vitrinde görüp sahip olmayı arzuladığınız bir çift ayakkabı gibi, aşk ve sevgili de toplum hayatı içersindeki kişilik pazarlarında seçilip beğenilebilecek bir nesne haline gelmiştir. oysa alınan şeyler geçicidir, satın alınan ayakkabının verdiği da geçicidir, bir süre sonra ayakkabılığınızdaki alelade bir ayakkabıya dünüşür ve dışarı çıkıp yenisini ararsınız bu duygusunu tekrar yaşayabilmek için. sevilebilecek pasif bir objeye indirgenmiş sevgili de kendi fonksiyonunu tamamladığında yerine yenisinin koyulmasını gerektirir. o zaman da ilişkiyi bitirir yerine yenisini ararsınız. ilişkiyi bitirecek sebepler ise (eğer partneriniz gerçekten denyonun, malın teki değilse) zaten önceden hazırlanmış bize verilmiş bahanelerdir, "ben değiştim", "sen değiştin", "kendime ait zamana ihtiyacım var", "artık aramız eskisi gibi değil" gibi, sadece ortaya çıkacak uygun ortamı beklerler bunlar.

    ne zaman hazır olur bu uygun ortam peki, yani yeni nesil ilişkilerin bitme süresi nedir?

    efendim bunca yıllık deneyim, gözlem, arkadaş çevresi ve kendimi kobay durumuna soktuğum ilişkilerden edindiğim bilgiyle rahatça söyleyebilirim ki bir ilişkinin yaşanıp bitme süresi 4-5 yıllık bir dönem gerektirmektedir. genelde bu , ve süresi kişisel, sosyal ve kültürel etkenlere bağlı olarak değişiklik gösterse de ortalama olarak neredeyse toplum içersinde yazılmamış ama bilinen bir standart haline gelmiştir bu 4-5 yıllık süre.

    iki kişinin birbirinden hoşlanması ile başlayan evresi -ki bu etkenler barizdir, cinsel çekicilik, toplumda kabul görme, yalnızlık duygusunu yenme, paylaşım, güven vs.. neyse, boş verin bunları, işte asıl sebep. bunu kökenini de açıkça türün devamı için genlerimizden gelen baskı olarak özetliyeyim de lafı uzatmayayım- kısa bir süre sonra yerini ilişkiye devreder. bu dönemi sujelerin içinde bulunduğu sosyal statüye bağlı olarak birbirini tanıyıp ilişkiyi büyük bir hazla yaşadıkları bir süredir ki 6 aydan 1,5 maximum 2 yıla kadar yayılan bir devreyi kapsar. bu dönemin ardından gelen safhası partnerlerin birbirini tamamıyle keşfettikleri ya da birbirlerini tükettiği bir evreyi içerir ki 2 ile 3 yıl arasına yayılır. bu safhayı da doğal olarak evresi izler ki bu noktada partnerlerin yaptıkları ilişkiyi bitirecek geçerli sebebi arayıp, suyu kaynamış olan beraberliği bitirmeyi yasal bir zemine oturtma çabasıdır.

    tabii bu 4-5 yıllık süre, ilişkinin ve partnerlerin içinde bulunduğu sosyal, kültürel veya kişisel (yaş, cinsel-sosyal tatmin vb.) etkenlere bağlı olarak değişiklik gösterebilir (haftada sadece 1-2 gün beraber olan partnerler doğaldır ki bu süreyi daha uzun zamana yayabilir. ya da sadece cinsel tatmin amaçlı bir beraberlik, ikame edilecek daha iyi bir partnerin ortaya çıkması durumunda daha kısa sürede de sona erebilir).

    benim kendi kendime uydurup her ilişkinin ardında dertlenmek için salya sümük yanıma gelen arkadaşlarımı teselli amaçlı anlattığım bu teorinin geçerli bir yanı yok diye düşünebilirsiniz. bende öyle düşünüyordum, ta ki amerikalı antropolog 'in why we love? the nature and chemistry of romantic love adlı kitabında bahsettiği fikirlere rastlayana kadar. bu zat benim kendi kendime yaptığım gibi sosyolojik fikirler yumurtlamamış, binlerce çift üzerinde sosyalbilimsel deney ve araştırmalar yaparak sevgi ve aşk duygusunun açlık, susuzluk gibi doğal bir güdü olduğunu, genetik düzeyden gelen bu içgüdüye bağlı olarak ve duygusunun genelde 4 yıllık bir süre içerisinde son bulan, doğal bir izlediği fikrini öne sürmüştür ( yani).

    tabii her geçen gün hızlanan yaşam akışı içersinde, hayatta kalma içgüdüsüyle bulunduğu ortama ayak uydurup adapte olan insanoğlu da, ilişkileri yaşayıp bitirme açısından gittikçe hızlanan bir tempo tutturmakta sanırım. uzun lafın kısası tuttuğunuzu kaçırmayın!

    mistaken identity   10 Ekim 2006 01:49   aferim     (6 puan)  |   Yk 

    millet kafasına göre takılıyo işte ne saygı var, ne özveri, ne duygu, ah şuna bayıldım diyo takılıyo bir hafta sonra next butonuna basıyor. hani değil ki abi 70'ler 80'ler saygılı olasın muhallebiciye falan gidesin hani sanki o zamanlar duygular biraz daha safmış, temizmiş ama şimdi türlü imkan var adam akıllı takılan takılıo ama daha çok pis ve kötü ilişkiler önde ne yapıcaz işte çağa ayak uydurmak hakikat.

    vandalism   07 Ekim 2006 18:39   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    maddeye bağlı vucütlar...
    bir de,
    karşılık beklenen sevgiler...
    eskiden karşılıksız seven kör aşıklar olurmuş..

    şimdi...
    aşk iki kişilik diye bir kural attılar ortaya, sorgusuz kabul ettiğimiz için, tüketme, tükenme...

    buzgibisoguksu   07 Ekim 2006 18:36   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    son kullanma tarihlerinin geçmesi

    XelNaga   07 Ekim 2006 18:35   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    "yanlış zaman yanlış insan" olayı

    Kahun   06 Ekim 2006 12:12   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    ne yaşadıklarını bilmiyorlar. Özenti bir yaşam ile gerçek ilişki arasında bocalıyorlar

    sbaskentli   30 Eylül 2006 19:08   aferim     (1 puan)  |   Yk 

    saygı ve değer yargıları olmadan yaşandıkları için..

    suphierdem   30 Eylül 2006 18:58   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    Açgözlülük.

    biOss   30 Eylül 2006 18:55   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    meraklılık ve sex

    SEN KAC BEN ONLARI OYALARIM   30 Eylül 2006 18:53   aferim     (1 puan)  |   Yk 

    hızlı yaşanıo hızlı bitio bu kadar basit..

    nurjan   30 Eylül 2006 18:49   aferim     (1 puan)  |   Yk 

    günümüz toplumunda artık bütün ilişkilerin rutine bağlanmış olması en önemli etkendir.eskiden insanlar hayatlarını geçirecekleri eşlerini bulmak için bir ilişkiye başlarken,şimdi
    sadece sevgili sahibi olmak için birliktelikler yaşamaktadırlar.bu da her ilişkiyi bir öncekinden daha ciddiyetsiz veya en azından önemsiz yapmaktadır.el ele tutuşmanın,sarılmanın,öpüşmenin bir anlamı kalmadığı gibi artık sevişmelerin bile bir anlamı kalmamıştır.kısaca çiftlerin çift olarak kalmasını sağlayacak özel paylaşımlar hep bir öncekilerle tüketildiği için,her geçen gün bir ilişkiye bağlanmak daha anlamsız kalmaktadır.

    bilgic   30 Eylül 2006 18:47   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    acele işe şeytan karışır !

    günümüz tüketim toplumu ve bireylerin özgürlüklerine düşkünlükleri göz önüne alınırsa ilişkilerinde evliliklerin bile bu kadar hızlı ve kolay bitirilebildiği bir ortamda hızlı tükenmesi olaı bişeydir

    hypnotic   30 Eylül 2006 16:06   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    sanaldan atıp tutma mesela.
    msne girince şımarma. vs vs..

    romanistabukowski   27 Eylül 2006 13:24   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    ilişkilerin genelde telefonda veya internet üzerinden yaşanması.. sanal ortam herşeyi bitirir.

    imagination   25 Eylül 2006 05:31   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    aptal kıskançlıkar, paranoyalar, pireyi deve yapmalar, güvensizlikler,yalanlar

    awakening   25 Eylül 2006 05:23   aferim     (0 puan)  |   Yk 

ahkam girebilmek için, üye olmalı veya giriş yapmalısınız.
 
etiketler; üzerimize yapıştırabildiğimiz, bizi tanımlayan ve/ya ilgili olduğumuz konuları gösteren terimlerdir.

bu etiket ile görülen ilk kişi(?) :brainuser

Etiket-radyoaktif-ghost bu etiketin kural dışı olduğunu düşünüyorsanız, yandaki ikona tıklayıp rapor edebilirsiniz.