Malasef o karanfil elden ele dolaşınca şiirde vaadedilen hoş his uyanmıyor.Edip abi yeme beni keşke kitabının "masa" olaydı.
"Masa bir iki sallandı durdu
"adam habire koyuyordu..."
ve içinden bir ses susmamacasına haykırıyor 'ASLA!'
pay edilenler, kendinden gönlünden olunca, elden ele gezen bir karanfilin varlığından haberdar olunca, insan nice karanfilleri koyduktan sonra ötekinin yoluna, bekliyor ister istemez, o elden ele dolaşan ne vakit gelip beni de bulacak diye...
karanfil oylum oylum
geliyor servi boylum
servi boylum gelince
şen olur benim göynüm
karanfil oymak oymak
olur mu yâre doymak
yare doydum diyenin
caizdir boynun vurmak
karanfil olacaksın
sararıp solacaksın
ben hakime danıştım
sen benim olacaksın
karanfil
hakkınız var, güzel değildir ihtimal
mübalağa sanatı kadar
varşova'da ölmesi on bin kişinin
ve benzememesi
bir motörlü kıtanın bir karanfile,
"yarin dudağından getirilmiş".
orhan veli
ne desen boş. yıl 1957, adam anlatmış işte bu nkadar güzel.
bir "ah"'tır kendisi.edip canseverdir.bir başka insanın içine hep güzel şeyler koyar.
edip cansever'in şiir kitabı.