Yüz Havlusu
Çarmıha gerildiği yaşta İsa'nın
avuçlarımdan tutan
iki çocukla çiviliyim yaşama
aşk bardağını çalkaladığım su olmak
kırılacak eşya taşıyan
bir kamyon gibi gidiyor Ağrıma
Kendi kendime konuştuğum sanılıyor
hep yanımdadır oysa
giderken bıraktığın yüz havlun
bozdun saklambaç oyununu ama
bana gizlendiğim yerden
çık demeyi unuttun
Her gece yatmadan okuduğum
bir kitap olmanı isterdim
kırardım ışıkları söndürmeden
yarım kalan sayfanın ucunu
ki sen buna tenim kırışıyor
yaşlanıyorum derdin
Yokluğundan geri kalan çölde
attığım her adımda
gözlerimden dökülür
hörgücümde taşıdığım sular
sevgilisinin gölgesinden uzak
çölde ağlayan deve ölür
Hava kararırken usulca
bir zenci olup
kalıyorum Salacak kıyısında
ve Kız Kulesi
Ku Klux Klan
gibi duruyor karşımda
Sunay Akın
Kime Sordumsa Seni
Kime sordumsa seni doğru cevap vermediler;
Kimi alçak, kimi hırsız, kimi deyyus! dediler...
Künyeni almak için, partiye ettim telefon:
Bizdeki kayda göre, şimdi o mebus dediler!..
Sokaklar Tekin Değil
yüzüme sevgi dolu
bakarken canımı acıtıyorsun, sokaklar tekin değil
kuytu bir köşe bile bırakmadılar bize
rasgele işlenen cinayette tek ipucu sözlerin
onlar da konuştukça kusmuk gibi dilinde
sokaklar tekin değil, hava soğuk, üşürsün
yün eldiven tak, parmak izin bulaşmasın kente
haydi son kez sevişelim o yanlış evlerde
o trenin vagonuna asalım derimizi
nazlanma; yanlış bir adres daha ver bana
bak bir elmanın tombul kurdu gibiyiz
kırık bir şemsiyenin sapı gibiyiz senle
yüzüme sevgi dolu
bakma; içimden silah sesleri geliyor
bir adam bir sancıyı kudurtuyor içimde
sokaklar tekin değil, zar tutarken hırpalanan biri var
büyük bir ihtimalle
bir güle ceza veren yeniyetme çocukları
olur olmaz yerlerde öldürmekten yoruldum
olduğun gibi gel, olduğun yerde soyun!
yani terli ve kırışık, yani solgun ve kirli
yani tuzlu bir gölde biriken cesetler gibi
benim dilim yetmez diye delileri topladım
yalamaya hazırız çürüyen yerlerini
yüzüme sevgi dolu
bakarken canımı acıtıyorsun, sokaklar tekin değil
iyisi mi kendine çevir dur
tüm serseri mermileri
altay öktem