patatesliiii.olsada yesek ..
beğenmek için kendimle savaştım ama olmadı olamadı :S
bi de üçlemeymiş iyi mi !!
buı filme neden sıkıcı dendiğini anlamış değilim. zira az önce bitti ve tadı damağımda kaldı. Kendisi favori filmlerim arasında yerini almıştır. onca laf edilen baştaki yürüme sahnesinin uzun olması da o havanın huzurunu soluyabilenler için önemli, rahatlatıcı ve güzel bir sahnedir. bir durum filmidir. güzeldir, özeldir, aldığı ödülleri de haketmiştir. Bravo Semih Kaplanoğlu...
hakkında yapılan onlarca karalama yorumuna rağmen yinede o kadarda sıkıcı oldğunu düşünmedğim filim,yani ewet sinema popüler ve sanastala bilmemnesela olarak yine bilmemkac kola ayrılabilir,bu anlamda filmi beğenmeyen yada cok beğenen olabilir,zira söle bişi olmuş olaya sanatsal acıdan bakan bazı sinemcılrımız bile yumurta icin bişiye benzemiyo bu film demişler,bilmiyorum ama ben o kadar sıkılmadım.
44. Altın Portakal Film Festivali
En İyi Film / 7 Ödül
13. Nurnberg Türk-Alman Film Festivali
En iyi Film / 2 Ödül
40. Siyad Ödülleri
En İyi Film / 8 Ödül
Estroril Uluslarası Film Festivali
En İyi 2. Film
Bangkok Dünya Filmleri Festivali
En İyi Yönetmen
Valdivia Uluslarası Film Festivali
En İyi Yönetmen / 2 Ödül
Farj Uluslarası Film Festivali
En İyi Yönetmen / 2 Ödül
Sevilla Uluslarası Film Festivali
En İyi Eurimages Filmi
Saraybosna Uluslarası Film Festivali
En İyi Kadın Oyuncu
Birde çift sarılı olanı var galiba. Iyyy....
44. antalya altın portakal film festivali'nde en iyi film ödülünü alan bir semih kaplanoğlu filmi yumurta; süt ve bal ile devam edecek üçlemenin ilk filmi ama aslında hikayenin sonuncusudur. az replikli ve fon müziksiz yapısıyla sembolik film tarzına örnek olan yumurta film boyunca gördüklerimizden anlam çıkarmak için çabaladığımız bir film oldu pek çoklarımız için.bunun iki yönlü bir sakıncası var: ilki hele de bir üçleme parçası olan bu filmi çözümlemek yada yargılamak için fazla acele etmek haksızlık yapmak gibi olur düşüncesindeyim. ama diğer taraftan da yine bu aceleyle filme fazlasıyla derin anlamlar yüklemek, taşımadığı mesajları yedirmeye çalışmak da gereksiz olur. ama filmden yine pek çok kişinin hatta benim gibi ankara il sınırlarında olanların buruklukla tebessüm ettiği bir sahne:
gül: - ankara'dayken hep tire'yi özlerdim...
yusuf: - insan ankara'dayken her yeri özler.
evet ankara'dayken her yeri özlüyoruz,umuyoruz.
ama başka yere gidince de yusuf gibi kocaman bir köpekle burun buruna kalıp,korkularımızla yüzleşmekten,ne geri dönüp ne de ileriye gidebilme iradesini gösterebilmekte dolayı arada sıkışıp kalmaktan korkarız.
yere düşüp kırılan bıldırcın yumurtası ya da bir türlü bulunamayan tavuk yumurtası mıyız?
tavuğun götünden soframıza gelen kahvaltı güzeli.oh evet bebek çiflik hayatı...
Entel dantel ekleme:
2007 Cannes film festivalinde gösterilecek Türk filminin de adı olur kendisi. Semih Kaplanoğlu - Yumurta
ÜSTÜNÜZE BAŞINIZA KUSARIM VE SİDDETLE UZAKLAŞARIM!!!
hic sevmem hatta midem kalkar:(
patatesli yumurta mmm en sevdiğim
ufaktan vucüt geliştirme işlerine giriştiğim için çokça yendiğini (yenmesi gerektiğini) duyduğum şey.
sarısından ziyade beyazı makbuldur, zira sarısı yağ ve kolesterol gibi olumsuz şeyler içerirken, beyazı bomba gibi protein deposudur!
olaya başka bir açıdan bakmak gerekirse:
bir canlının canlanmasına izin vermeyip onu yemek(!) gibi de bir caniliğin içindeyiz.
Ama adama derler ki o yumurtaların hepsi civciv olsa bugün dünyada tavuk/horoz popülasyonu uçmuş olurdu; zira dünyada günde 5 milyar civarı yumurta tüketiliyor olmalı :D
hiç sevmem.
18 yıldır yiyemediğim ve yememek için yapmayacağım şaklabanlık olmayan yiyecek...
yumurtada civcivden çıksın o zaman :D
tavuğun mu ondan çıktığı yoksa onun mu tavuktan çıktığı hala soru işareti olan bekar yiyeceği..