Antalya Belek'de Troy Aqua'da eğitimlileri ile gerçekleştirebilirsiniz belki. Çevre düzenlemesi de Truva filminden sahne gibi olan yerde aquapark, yapay sörf vb. imkanları da vardı, konaklama imkanı yok, günlüğü 30 dolar civarındaydı.
ilk duyduğunuzda kulağa çok naif gelen bir cümle.. Hepimiz yunusları seviyoruz, yaşasın yunuslar, yaşasın özgürlük oleey!
hemen konuyu edebiyat yapmadan yunuslarla yüzme isteğini gerçekleştirebileceğiniz gösteri havuzlarına ve orada yaşamak(!) durumunda bırakılan yunuslara getirelim.. nereden başlayalım.. denizlerde çok sıkı akraba ilişkilerine ve sosyal yapıya sahip bu memeli hayvanların aile bağlarından canice kopartılmalarından, mesela.. yakalanan yunusların perişan hallerinden bahsedelim.. sayılar verelim,inandırıcı olalım, 100 hayvandan kaç tanesi daha havuzlara getirilemeden öldürülüyor söyleyelim.. 50 güzel bir sayı.. abartmadık ve abartmadan devam edelim.. bu kalan 50 yunustan kaç tanesi kapalı ortama ayak uydurabiliyor.. kaç tanesi daha stresten, ya da yakalanma sırasındaki darbeler ve yakalanma sırasında kaptıkları hastalıklardan yitiriliyor.. yüzde 50 yine uygun olabilir mi acaba.. o halde, elimizde kaldı 25 yunusumuz.. ama bu sayı pek önemli sayılmaz canım.. ne de olsa biz insanız ve insanların ihtiyaçları(!) söz konusu.. Hem doğal seçilim bu, değil mi(!)?
hayvanları havuzumuza getirdik.. yunusların sonar sisteme sahip olduklarını ve eco-location denilen bir sistemle yön bulduklarını ve avlandıklarını biliyoruz.. düşünelim hep beraber, bu yunuslar sonar sistemleri ile sürekli dalgalar yolluyorlar.. bu dalgalar o geniş(!) havuzların duvarlarına çarpıp çarpıp geri geliyor.. bir arkadaşımın makalesinde bu sistem şöyle örneklenmişti.. bir yunusun gösteri havuzuna kapatılması, bir insanın bir metrekarelik her tarafı aynalarla çevrili yoğun ışıklı bir odaya kapatılmasına denk.. yani psikolojik işkence yöntemi uygulanıyor bu hayvan(cık)lara..
daha bitmedi elbet, bu, bizim yanağımıza öpücük konduran, bizi eğlendirmek için binbir maskaralık yapan bu gülümseyen hayvanlar, tüm bu işkencelerden sonra, bize sevimli gelen bu hareketleri uygulamaları için sıkı(!) bir eğitim görüyorlar.. ölü balık yemeye alıştırıldıkları eziyetli dönemden sonra sayıları 25ten 15e inmiyor mu dersiniz.. sıkı eğitim, e ne demeli? bir uçan taklaya kaç ölü balık veriyorlar acaba.. bu yabani hayvanlar birlikte yüzme eğitimlerinde doğal(!) olarak hırçınlaşıp kaç kişiye zarar veriyor acaba.. verdikleri zararın cezası ne oluyor..
birlikte düşünelim mi demiştim.. birlikte düşünmeyelim.. sorular artıyor, cevaplar bize gülümseyen ve “gülümseye gülümseye de ölen” bu hayvanların bize verdiği görsel eğlenceyi azaltıyor..
ve hepimiz “yunuslarla birlikte yüzmeyi isterdik”, değil mi?