kan çiçekleri...biterim o şarkıya..
değeri bilinmeli . .
sevdalım hayat
Şarkılarıyla sınırları aşan, farklı coğrafyaları aynı gökyüzü altında buluşturan büyük usta Zülfü Livaneli, dünyanın yaşayan en büyük jazz- blues şarkıcılarından biri olarak kabul edilen Jocelyn Smith ile aynı sahneyi paylaşıyor.
Zülfü Livaneli & Jocelyn Smith
Yer: Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Sahnesi
Tarihler: 25.09.2008~25.09.2008
21:30
Adres: Harbiye
Bilet Ücreti: Tam:40,00 YTL, Öğr: 20,00 YTL Tam:20,00 YTL, Öğr: 10,00 YTL
Nereden Alırım: Biletix Çağrı Merkezi: 0216 556 98 00, Biletix Satış Noktaları, www.biletix.com
Halk ne ister?
Siyasette halk adına konuşmak kuraldır. “Kendisi için bir şey isteyen namerttir!” Herkes halk için bir şeyler ister.
Halkın özgürlüğü, halkın bağımsızlığı, halkın refahı, halkın güvenliği...
İyi ama halk gerçekten bunları istiyor mu?
Mesela ülkenin çıkarlarını en iyi kimin koruduğu gibi hayati bir konuyla ilgileniyor mu?
Bence hayır, bu konu halkın ilgi alanına girmiyor.
Halk özgürlük istiyor mu. Telebi bu mu?
Hiç sanmıyorum, halkın özgürlükle falan da uğraştığı yok.
Özgürlük ona soyut bir kavram gibi geliyor.
Peki halk, ülkenin dışarıdaki itibarıyla ilgileniyor mu?
Hayır, hiç ilgilenmiyor. Bunların hepsi laf-ı güzaf.
Demokratikleşme halkın umurunda mı?
Bence hiç umurunda değil. Ülke nasıl idare edilirse edilsin, ona ne!
Ya reformlar?
Reformlar da halka çok uzak konulardan birisi.
AB ne diyormuş, reformlar yapılmış mı yapılmamış mı halkı ilgilendirmiyor ki!
301. madde, eğitim reformu, adalet reformu vs. ha olmuş ha olmamış.
Basın özgürlüğü de aynı biçimde algılanıyor.
Basının özgür olması olmaması kimin umurunda.
***
Peki halk ne istiyor?
Cevap gayet basit:
Halk avanta istiyor!
Kömür istiyor, burs istiyor, gıda yardımı istiyor, iftar çadırı istiyor, iş istiyor.
Ağababaları ihale istiyor, rüşvet istiyor.
Ve avantadan başka bir konularla da pek ilgilenmiyor.
***
Şimdi bazı okurlarımın “Peki biz halk değil miyiz? Bizim ideallerimiz var. Avanta peşinde değiliz” dediklerini duyar gibi oluyorum.
Elbette öyle.
Siz saygıdeğer okurlarımın başka hayalleri, başka talepleri olduğunu daha iyi bir ülke ve daha iyi bir yönetim talep ettiklerini biliyorum.
Çünkü bizlerin dünyasında tam demokrasi, özgürlük, adalet gibi kavramlar var.
Ama ne yazık ki azınlıktayız.
Ben halk dediğim zaman oylarıyla düzeni belirleyen, yerel yönetimleri ve hükümetleri oluşturan çoğunluktan söz ediyorum.
Onlar da sadece ve sadece avanta peşinde.
Ne yazık ki böyle!
ağır sesli ve vakur duruşlu kapı gibi bir adam kendisi, sevilmelidir bence.
çırçıplak yalnızlığa yazarım adını ..
EYY ÖZGÜRLÜKK...
Gün Olur...
nefesin nefesime
Kırılsa da kanadımız
Asiye çıksa adımız
Duyan duysun,bilen bilsin
Böyledir bizim sevdamız...
Bir insan ömrünü neye vermeli
Tükenip gidiyor ömür dediğin
Yolda kalan da bir,yürüyen de bir
Savrulup gidiyor ömür dediğin..
efkarlıyım,efkarlıyım.Elini ver,nerde elin?
oradaydım.....
meşhur ankara hipodromu konserinde...
i.melih gökçeğin 2 kez elektrikleri kestiği ama yüzbinlerin tek bir beden gibi şarkılar söylediği
hatırladıkça tüylerim diken diken olan konserde :)))
yatar gül harmanı gibi
canımın dermanı gibi
her yanına çiçek açmış
binboğa ormanı gibi
nesine yar nesine ölürüm ben sesine
bir daha vurulsaydı nefesin nefesime...
Adını her duyduğumda içimden "Güneş topla benim için" dediğim zat-ı muhterem.
Zülfü Livaneli, Türk özgün müzik sanatçısı, politikacı, yazar ve yönetmendir. Tam adı Ömer Zülfü Livanelioğlu’dur. 20 Haziran 1946’da Konya-Ilgın’da doğmuştur.Aslen Artvin Yusufelilidir.Ankara Maarif Koleji(ted) mezunudur.Zülfü Livanelioğlu bağlama çalmayı teyzesi Nazmiye (Türeli) Yücel’in eşi olan eniştesi Turhan Yücel’den Ilgında yaşadığı yıllarda ve yaz tatillerinde öğrendiğinde, eniştesi Turhan bey’in hayatını değiştirecek bir sermayeyi kendisine hediye ettiğinden haberi yok idi.
Zülfü Livaneli, müziği ile birçok ulusal ve uluslararası ödül aldı ve eserleri Joan Baez, Maria Farandouri, Maria del Mar Bonet gibi onlarca yerli ve yabancı sanatçı tarafından yorumlandı. Kültür, sanat ve politika alanında Türkiye’nin önemli isimlerinden birisi olan sanatçı, sanat yaşamı boyunca 300’e yakın besteye ve 30 film müziğine imzasını attı.
Türkiyeden ansızın ayrılarak İsveç’e sürgün yıllarında bulaşıkçıklık dahil muhtelif işlerde çalışan Livanelioğlu’nun en büyük arzusu bir gün Türkan Şoray ile tanışabilmek ve o zaman Türkiye’de suçlanan kişilerin uğrak yeri haline gelen İsveç te bulunan Ünlü yazar, gazeteci veya şairlerle karşılaşabilmekti. Bugüne kadar üç uzun metrajlı film yönetti: «Yer Demir Gök Bakır», «Sis» ve «Şahmaran». Valencia Film Festivali’nde «Altın Palmiye» ve 1989’da Montpelier Film Festivali’nde «Altın Antigone» ödülüne layık görüldü. «Sis», «En iyi Avrupa Film Ödülü»ne aday gösterildi. Sanatçının filmleri Türkiye, ABD, Fransa, Almanya, İsviçre, ve Japonya’da gösterime girdi ve BBC, WDR, İspanya, Kanada ve Japon televizyonları gibi birçok televizyon şirketine satıldı.
Ekim 1986’da Cengiz Aytmatov’un daveti üzerine Federico Major, Yaşar Kemal, Arthur Miller ve diğer ünlü sanatçı ve düşünürlerin katıldığı Kırgızistan ve daha sonra Wengen, Granada ve Mexico City’de toplanan Issyk - Kul Forumu’nda yer aldı.
Livaneli, Elia Kazan, Jack Lang, Vanessa Redgrave, Arthur Miller, Mikhail Gorbaçov gibi ünlü kişilerle birlikte dünya kültürünün ilerlemesi ve dünya sanatlarının gelişmesine katkıda bulunmak üzere çalışmalarda bulundu.
1996 yılında Paris’te merkezi bulunan UNESCO (Birleşmiş Milletlerin Eğitim Kültür Bilim Kurulu) tarafından büyükelçilik verilen sanatçı Livaneli, 1978 yılında yaptığı «Nazım Türküsü» adlı albümde Nazım Hikmet’in şiirlerinden bestelediği şarkıları bir araya getirdi.
«Arafatta bir çocuk», «Geçmişten Geleceğe Türküler», «Sis», «Orta Zekalılar Cenneti», «Diktatör ile Palyaço», «Sosyalizm öldü mü», «Engereğin Gözündeki Kamaşma» ve «Bir Kedi, Bir Adam, Bir Ölüm» ve «Mutluluk» ve Leyla’nın Evi kitaplarının yazarı olan Livaneli, hâlen Vatan Gazetesi’nde köşe yazarlığına devam etmektedir. Sanatçı uluslararası kültür çevrelerinde tanınmakta ve saygı görmektedir.
Ömer Zülfü Livaneli Ülker Hanım’la evlidir ve bir kızı vardır. Kızı Aylin Livaneli eğitimi ve yaptığı pek çok işten sonra müzik ile ilgilenmiş. 5 albüme imza atmıştır. Şimdilerde müzikle uğraşmaktadır. Yayınlanmış 3 kitabı bulunmaktadır. Livaneli vejeteryandir.
Albümleri
- Chants Revolutionnaires Turcs – 1973
- Eşkiya Dünyaya Hükümdar Olmaz – 1975
- Merhaba – 1977
- Nazım Türküsü – 1978
- Otobüs (Film Müziği) – 1978
- Alamanya Beyleri – 1979
- Atlının Türküsü - 1979
- Günlerimiz – 1980
- İnce Memet Türküsü – 1980
- Maria Farandouri Livaneli Söylüyor – 1982
- Yol (Film Müziği) – 1983
- Eine Auswahl – 1983
- Ada – 1983
- İstanbul Konseri – 1984
- Güneş Topla Benim İçin – 1985
- Livaneli / 10 Yılın Ezgisi – 1986
- Zor Yıllar – 1986
- Hoşgeldin Bebek – 1986
- Gökyüzü Herkesindir – 1987
- Film Müzikleri – 1988
- Crossroads (New Age) – 1990
- Saat 4 Yoksun – 1993
- Neylersin – 1995
- Yangın Yeri – 1996
- Janus (Senfonik Şiirler) – 1996
- Livaneli & Theodorakis : Together – 1997
- Nefesim Nefesine – 1998
- New Age Rhapsody , London Symphony Orchestra Plays Livaneli - 1999
- Unutulmayanlar – 1999
- İlk Türküler – 2001
- Hayata Dair - 2005
- EFSANE KONSERLER -2006
Edebi Eserleri
- Sevdalım Hayat - 2007
- Leyla’nın Evi - 2006
- Gorbaçov’la Devrim Üstüne Konuşmalar - 2003
- Mutluluk - 2002
- Bir Kedi, Bir Adam, Bir Ölüm - 2001
- Livaneli Besteleri - 1998
- Engereğin Gözündeki Kamaşma - 1996
- Sosyalizm Öldü Mü? - 1994
- Diktatör ve Palyaço - 1992
- Orta Zekalılar Cenneti - 1991
- Sis - 1990
- Dünle Yarın Arasında - Geçmişten Günümüze Türküler - 1981
- Arafat’ta Bir Çocuk - 1978
Ödülleri
- 1978: Sinema Yazarları Derneği, En İyi Film Müziği, Sürü
- 1982:
- Ankara Sanat Evi, En İyi Film Müziği, Yılanı Öldürselerde Ben Ona Dokunmam
- Yunanistan Yılın Plağı Ödülü, Maria Faranduri Livaneli Söylüyor
- Cannes Film Festivali Altın Palmiye Ödülü, Yol (Film müziği)
- Alman Plak Eleştirmenleri Derneği, Yılın Plağı Ödülü, Maria Faranduri Livaneli Söylüyor
- Edison Ödülü, Hollanda, Maria Faranduri Livaneli Söylüyor
- 1984: Nokta Dergisi, Yılın Müzisyeni
- 1986: Altın Plak Ödülü, Güneş Topla Benim İçin (Livaneli-Theodorakis düeti)
- 1987:
- Cannes Film Festivali, Özgün Bir Bakış, Yer Demir Gök Bakır
- San Sebastian Film Festivali, En İyi Yabancı Film Ödülü, Yer Demir Gök Bakır
- Köln Foto Kino Fuarı, Altın Kamera (Jurgen Jurges) Yer Demir Gök Bakır
- Nokta Dergisi, En İyi Film Yönetmeni
- Montpellier Festivali, Altın Antigone Birincilik Ödülü, Sis
- Valencia Altın Palmiye Birincilik Ödülü, En İyi Yönetmen Ödülü, Sis
- Avrupa Film Akademisi, En İyi Film Adaylığı, Sis
- Antalya Film Festivali, En İyi İkinci Film Ödülü, Sis
- 1996: Abdi İpekçi Ödülü
- 1997:
- Abdi İpekçi Ödülü
- Balkan Edebiyat Ödülü, Engereğin Gözündeki Kamaşma
- Premio Luigi Tenco Uluslararası Besteci Ödülü
- 37. Antalya Altın Portakal Film Festivali, Yaşam Boyu Onur Ödülü
- 2001: Yunus Nadi Roman Ödülü, Bir Kedi Bir Adam Bir Ölüm
- 2005: Soranos Dostluk Ödülü
- 2006:
- Barnes & Noble 2006 Yeni Büyük Yazarları Keşif Ödülü, Mutluluk
- Theodorakis Ödülü
- 2007: Antalya Altın Portakal Film Festivali, En İyi Müzik, Mutluluk
www.livaneli.gen.tr
Zülfündeki her beyaz, ülkemin aydınlığı.
yıllar önce biri vardı sırf o seviyor diye gerçekten zülfü livaneli dinlemiştim. dayanılacak gibi değil.
ikindi vakti.. bir hamak, hafif bir esinti..fonda gözlerin şarkısı.. elde Leyla'nın evi okunası..kitap bitince, Leyla'ya hayran olunası..
''yalnız insan''.. süper bi parçadır herkes dinlesin...