toplam 5 kişi bulundu. 5 adedi gösteriliyor.
~8 ahkam var.
zilan önünde eğilmesi gereken bir tanrıçadır. eylemi intihar eylemi değil saldırı eylemidir.
heval zilan...damarlarımda dolaşan kandan daha çok içimdesin daha çok hayat veriyorsun bana.
Ma me soz dabu wan şehîdan
Li ser agir û li ber rojê
Carna mirin pîroze bi qasê jiyan
Wekî rêheval Zîlan.
Bi çi rengi bi çi réki
Gula bidin dest Zilané
Parazvana roja mın tıné jina dilé min
Parazvana roja min mizgina bihara min
Zilan zilan roniya re
Do ew zeri bu iro ji bume peri
Keç u kesa bıhurin herdü biska babidin
Taca azadiye binin deynin seré zilana min
Zilan zilan roniya re zilan zilan
içim acır...
Zilan,
gerçek olan zamanın tek mekansal tanığı.
Çünkü Zilan yaratandı...
Onbin yıllık öç almanın zapt edilmiş
zaferiydi.
Ve Zilan; hücre hücre, petek petek ve damla damla
biriken ve
ilmik ilmik dokunan geleceğimizdi.
Çünkü Zilan umuttu,
Çünkü Zilan
içimizdeki tanrıçaydı.
Ve bir 30 Haziran devrilirken geceye Tunç-el'in eridiği
bir alev girdabında kana bulanmış, al perçemli zülüflerine dokundum,
deniz gözlerine, kınalı avuçlarına...
Minik avuçlarında toprağın nemli kokusu geliyordu.
Hasadı yapılmamış bir tanrıça kıyısı, suskun...
Saçlarından süzülen
kızıllık, durulanıp yüreğime akmıştı. İksiri bozulmamış göz yaşı kadar
duru...
Arkadaş Zekai Özger'in Değerli anısı ile :
alnını
dağ ateşiyle ısıtan
yüzünü
kanla yıkayan dostum
senin
uyurken dudağında gülümseyen bordo gül
benim kalbimi harmanlayan isyan olsun
şimdi dingin gövdende
uğultuyla büyüyen sessizlik
birgün benim elimde
patlamaya sabırsız mavzer olsun
başını omzuma yasla
göğsümde taşıyayım seni
gövdem gövdene can olsun
söyle bana ey
ölümün açıklayıcı pervanesi
hangi yavru tek başına yiğittir
hangi yangın bir başına söndürülür
ah herkes susuyor
hiçkimse bilmiyor içimin yangınını
ah herkes mi susuyor
kalbimi kalbine bağladığım dostum
ah herkes mi susuyor
kalbi kalbimize benzeyen dostlar
bir çarmıh gibi bırakıyorken kendini dünyaya
hayatın ateş renkli kelebekleri
bir bir tutuluyorken korkunç koleksiyonlar için
ah herkes mi susuyor
bağırsam içimdeki dehşeti
hırsım deler mi toprağı
beni
acısıyla onduran
dostumu
aşkla vurduran hayat
sana
yaşananla harlanan bağrımın sevdasını akıttım
dünyanın yeni baharına
çatlarken kadim güneş
bağrım delinirken fidanların kanıyla
anamın doğurgan karnıdır diye
sevgilimin sütlenecek göğsüdür diye
dostumun üretken gülüdür diye
sana bağlandım
sana sarıldım
beni umutsuz koma
tarihle avutma beni
çünki aşkla sınanmışım sana
sana yangınla, suyla, ateşle
ölümle, yaprakla, şiirle sınanmışım
ey yaşarken kanayan acı
şimşekli gök, tufan, kan fırtınası
uçurum kıyısında hızla büyüyen ot
yapraksız bir ölümün anısı için
körpecik kuzuların derisi için
beni tarihle avutma
umutsuz koma beni
akıtsam deliren sevdamı
köpürür mü hayatı besleyen su
ey benim
yedi başlı kartalım
chiapas'ta maskeli bir yerliydin,
belfast'ta bir duvar yazısı
gece yarısı bir bağrıştın cizre sokaklarında: lori !
cudi'de silah sesleriyle uyandın, rüzgardı.
Hani narin parmaklarıyla rüzgarda
Küçücük çocuklar bağlardı saçlarını
Bir tutam gökyüzü ile ayrılmıştın ya,
Rio kaldırımlarında vurmuşlar seni
Sonra bir kenti yakmışlar avuçlarında
İstanbul’da kazınmış bir afişte bulduk öfkeni
Bir bask şarkısında euskadi denmiş sana,
Yahut hüzzam makamında bir mırıldanıştın
Papatya kırımlarından kalan...
Hala şarkı söylüyor hintli bir kadın
Ve hala kaybolmuş kendini çağırıyor biri: zilan !!