bir apartmanda, sizin daireniz hariç, diğer dairelerdeki şahısların hepsi zombidir. çıkardıkları seslere inanamazsınız.
ayrıca buzdolabı da her gece 12'den sonra zombi olur.
reha muhtar, hülya avşar, gülben ergen, yılmaz erdoğan vs... de televizyondan dışarı fırlamaya, hayatınızı ısırmaya can atan zombilerdir, diğerlerini zaten saymaya gerek duymuyorum.
uyumıyıp ayakta kalma saatlerinin çift haneli sayıları aştığında ademoğlunun büründüğü şekil. ööö ööö diye ortalıkta gezmek, yeni insanlar tanımak, arkadaşlarını eğlendirmek, felan fistan.
Zombi, yanlış uydurmuyorsam eğer böle voodoo moodoo ayinlerinden sonra etrafta şuursuzca dolaşmaya başlayan bedenlerdir.
Canlı yenilmek korkusu ile bir araya getirilen bu vahim durumdaki şuursuz cesetler zombi filmlerinin aslı olmuştur. Ben nerde görsem korkarım zombiden. En vasat zombi filmi bile çarptırır gönnümün derinliklerindeki kocaman kalbimi. Gece 1 buçuksa hemen kapatırım filmi, "nerde ulan bu kapama dümesi" tedirginliğini yaşayarak, oh yaşayarak