allahın sopası gibi bişeydir. ne olduğunu anlatmak o kadar da kolay değildir. aslında anlatılmaz yaşanır ama ben yine de deniycem.
yumruk yapılan elin orta parmağı mükemmel ve kelimelere sığmayan bir açıyla yukarı doğru kıvrılır ve yumrukta bir çıkıntı oluşturulur. yumruk yapılan elin baş parmağının ne şekilde tutulacağı ise burada anlatılamaz. yaşanması gerekir. çünkü sanılanın tersine zopçiğe gücünü veren orta parmağın çıkıntısı değil baş parmağın duruşudur.
işte bu şekilde tutulan yumrukla, zopçik atılacak kişinin arkasından yaklaşılır ve çaktırmadan o korkunç ama bir o kadar da muhteşem orta parmak çıkıntısı kişinin kafasına büyük bir hızla vurulur ve aynı hızla geri çekilir. işte o kısacık anda, zopçik yiyen kişi nirvana'ya erişmiş gibi olur.
zopçik yiyen bazı kişilerin anlattıklarının aksine (misal sirkan), zopçik gelmeden önce bir çalar saat sesinin gelmesi tamamen bir hurafedir. cahiller tarafından uydurulmuş bir efsanedir belki de. bu sesi sadece zopçik yiyen kişi duyar çünkü o ses, gelecek olan zopçiğin insanın içinde oluşturacağı sakinlik, huzur ve aidiyet duygusunun habercisi şeklinde, insanın içinden gelen bir vahiydir.
bu işin üstadı, yaratıcısı ve tek patent sahibi sayın ako beye (aynı zamanda üstadımızdır da) ne kadar tapınsak azdır.
bu arada dünya üzerinde benden başka zopçik atabilir sertifikasına sahip bir insanoğlu bulunmamaktadır. bunu da eklemeden geçemiyeceğim.